24 OCAK

24 Ocak 1993’de alçakça bir suikastla Uğur Mumcu öldürüldü. Suikastın arkasındaki azmettirici güç bulunamadı veya bulundu açıklanmadı.
24 Ocak 2001, Uğur Mumcu suikastından sekiz yıl sonra Gaffar Okkan da alçakça bir suikast sonucu aramızdan ayrıldı. Sekiz yıl önceki Mumcu suikasti aydınlatılmış olabilseydi Gaffar Okkan hala yaşıyor olacaktı ve dinle siyaset, bu derece iç içe olmayacaktı.
Bu vatansever iki cesur insan, bağımsız bir ülke, birlik ve beraberlik içinde yaşayacak hür ve çağdaş bir toplum yaratmak uğruna öldüler… Onları anlamak yerine anmayı tercih ettik. Ve maalesef, ne hayal ettikleri ülke, ne de hayal ettikleri toplum olabildik.
Uğur Mumcu’nun fikirleri, sözleri, çok değerli kitapları, özellikle de anma günlerinde dile getiriliyor. Ben bunlardan tekrar bahsetmek istemiyorum.
Özel bir anımı paylaşarak, size başka bir yönünü tanıtmak istiyorum.
60’lı yılların başı.
Uğur Mumcu, Ankara Hukuk Fakültesi öğrencisi.
Atilla Kıyat, yeni mezun teğmen.
Uğur’un talebi üzerine, onu Ankara’daki evinde ziyaret ettim.
Ayrılmış olduğumuz kız arkadaşımla arkadaşlık ettiğini ve ona aşık olduğunu, ama kızın bazen ona Uğur yerine Atilla dediğini, bana aşık olduğunu, kızın ve benim mutluluğumuz için aşkından vazgeçmek kararı aldığını söyledi.
Sarılıp öpüşerek ayrıldık.
Bir daha yüz yüze konuşmadık. Hain suikastten birkaç gün önce benim Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanı olduğumu öğrenmiş, Cumhuriyet Gazetesinde yazı yazan emekli bir amiral büyüğümle bir araya gelelim diye bana haber yolladı. Çok mutlu oldum. Hain saldırı sonucu, mutluluğumun yerini derin bir acı aldı.
Bildiğimiz her değerini tekrarlamak yerine, ölüm yıldönümünde, bir de bu yönünden haberdar olmanızı istedim.
Uğurlar olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Atilla Kıyat Arşivi