Boğaziçi'ndeki Almanya

Osmanlı, Almanya ile diğer Avrupa ülkelerine göre daha geç diplomatik ilişki kurdu ama askeri alanda ittifak yaptığı tek batı ülkesi de Almanya idi. Osmanlı’nın sanayi devrimiyle birlikte yükselişe geçen Almanya ile ilişkisi diğer batılı ülkelere göre çok farklıdır. İkinci büyük savaş sonrası Türk insanına bu ülkeden açılan ekmek kapısı, ilişkileri çok farklı bir noktaya taşıdı.

Almanya sayısı anımsanmayacak ölçüde insanlarımıza ikinci vatan oldu.

Bizim içimizde de bir Almanya var. Alman diplomasisi buna “Boğaziçi’ndeki Almanya” diyor. 

İstanbul Boğazı’na tepeden bakan Gümüşsuyu'ndaki Alman İmparatorluğu Sefaret Köşkü 146 yıl önce 1877 yılında açıldı. Cumhuriyet’in ilanıyla büyükelçi Ankara’ya gitti, başkonsolosluk binası oldu.

Burayı iyi bildiğim için yazıyorum; ATV Avrupa kanalına 2009 yılında bu bina ve Tarabya’daki yazlık köşkle ile ilgili bir TV haber dosyası hazırlamıştım. Dönemin Başkonsolosu Matthias von Kummer “Boğaziçi’ndeki Almanya- Alman İmparatorluğu Sefaret Köşkü'nün 130 Yılı- Almanya Sefareti Tarabya Yazlık Rezidansı'nın 120 Yılı" adlı araştırma kitabını hazırlatmıştı.

Türk ve Alman 16 yazarın makalelerinden oluşan kitap rehberimiz oldu ve her iki binanın hemen her yerini gezdik.

OSMAN HAMDİ BEY’İN “AB -I HAYAT ÇEŞMESİ” 

Binada çekimlere başladığımız sırada Osman Hamdi Bey’in dev bir tablosu gözüme çarpmıştı. Türk resim sanatının öncülerinden, ilk müzemizin kurucusu, ilk arkeolojik kazıları yaptıran bu ressamımızın 1904 tarihli "Ab-ı Hayat Çeşmesi" adlı dev tablolarından biriydi bu ve çok değerliydi. Sadece 130. yıl anısına tarihi binaya getirilmişti. Asıl yeri Berlin Ulusal Müzesi olan bu tablo yapıldıktan sonra bir Alman diplomat tarafından satın alınmış, sonra bir köşede unutulmuş. Eserin öneminin farkına varan bir diplomat tarafından da Berlin’e götürülmüş.

Alman başkonsolosluğu sadece bir diplomatik alan değil; aynı zamanda Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün 1929 yılından beri İstanbul Şubesi’ne ev sahipliği yapıyor. 

Alman arkeologların 1880’den beri Truva ve Bergama ‘da başladıkları kazılarla Anadolu uygarlıklarına ilgisi malum (Truva hazinesi çalındı, Bergama Sunağını  kâh izinle kâh kaçırarak Berlin’e taşıdılar) Hâlâ pek çok alanda kazılara destek veriyorlar, tabii artık çarpma çırpma işleri olmuyor. 

ALMANYA ÖNLEM ALIYOR!

Şimdi Almanya bu tarihi yapıyı boşaltıyor, gerekçesi depreme karşı güçlendirme çalışmaları. Bu konuda bir açıklama yapılmadı ama Alman diplomatlarının İstanbul’da geçici yer aradıkları sır değil.

Bizim avlulu Osmanlı hanları ve pek çok tarihi yapı depremde ilk yıkılacaklar arasında. Ancak onarımları konusunda en ufak bir çalışma bile yok.

Bizi kıskanan Almanlardan ders alır mıyız bilinmez ama Boğaziçi’ndeki Alman yapılarıyla ilgili biraz bilgi vereyim. Gümüşsuyu’ndaki arazisi eskiden yeniçeri mezarlığıydı. İkinci Mahmut zamanında kaldırılan ocağın son yeniçerileri idam edilmiş ve buraya gömülmüşlerdi. Binanın güçlendirilecek zemininde de tarih var anlayacağınız.

Tarabya’daki yazlık köşk ve bahçesi ise Sultan Abdühamit’in Almanya’ya hediyesi 14 hektarlık bir araziyi kaplıyor. Çevresi betona dönen geniş alana yöre halkı yıllar önce ‘Alman Bahçesi’ adını vermiş. Burada da Alman askerlerinin mezarlığı var. Başta Çanakkale Muharebesi'nde olmak üzere Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında ölen 697 Alman askeri yatıyor. 

Bir tarafta Viyana önlerine kadar giden ama unutulan yeniçeriler, bir yanda güzelim bahçede sonsuzluğa yatan Alman askerleri…Tarihin böyle acımasız yanı da çoktur hani… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Erdil Arşivi