Dr. Aytuna Tosunoğlu - Page 14

ALEVLERİN ORTASINDA 1

/

Merhaba Sayın Gazete Pencere okuyucusu. Bu içeriğin devamını görebilmeniz için sitemize abone olup GİRİŞ yapmanız gerekmektedir. Eğer abone değilseniz BİZE KATILIN !

Gündem yaratma önerileri

/

Merhaba Sayın Gazete Pencere okuyucusu. Bu içeriğin devamını görebilmeniz için sitemize abone olup GİRİŞ yapmanız gerekmektedir. Eğer abone değilseniz BİZE KATILIN !

BURJUVA

/

Merhaba Sayın Gazete Pencere okuyucusu. Bu içeriğin devamını görebilmeniz için sitemize abone olup GİRİŞ yapmanız gerekmektedir. Eğer abone değilseniz BİZE KATILIN !

KAFANIZA SİYAH TORBA

/

Unutuyorum.Ama bir şeyi hiç unutmuyorum; sekiz yıl önce Cumhurbaşkanı, Beşiktaş’ta denize sıfır ofisinin camından vapurdan inen/binen kızların kıyafetlerinin uygunsuzluğu karşısında mutsuzluk duyduğunu bir konuşması sırasında dillendirmişti. Genç bir kadın olan kızımın yolu hafta içi her gün o noktadaki vapurlardan geçiyordu. Unutmadığım, bu. İktidar sahibi bir erkek aralarında kuvvetle muhtemel benim kızımın da bulunduğu gençlerin giyim/kuşamını

+ 18

/

Yıllar önce batı ülkelerinden birindeyken ve televizyon kanalları bu kadar küreselleşmemişken, Dünya Sağlık Örgütü’nün Afrika’da, Müslüman bir ülkede organize ettiği sağlık çalışmasının belgeselini izlemiştim. Konu, 12-13 yaşında kız çocuklarının evlendirilmesi değil, doğum sırasında ve sonrasında meydana gelen sağlık sorunlarıydı.Gözümün önünden gitmeyen bir resim karesi var. Derme çatma evinin önünde, peştamal gibi bir giysiyle ve kucağında

GERÇEK, EN ÇOK GERÇEK

/

Aslına bakarsanız niyet iyiydi. İnternetin merak eden ve soru soran insanların karmaşık meseleler hakkında daha iyi bilgi sahibi olmalarını sağlayarak bilgiyi demokratikleşmesi gerekiyordu. Bu gerçekleşti mi, emin değilim. Ancak görünen, hepimizin kapalı bilgi döngülerinde gizlenmemizi mümkün kıldığıdır. İnternetin tüm inanç ve davranış şekillerini eşit derecede geçerli göstermesi filtre yetersizliğinden… Demokratikleşmeyle uzaktan yakından ilgisi yok.Her zaman

HEP AYNI, HEP AYNI

/

İnsanın kolektif tarihi onca plan, programa rağmen birbirinin benzeri sonuçları önümüze koyuyor. Buradan, her türlü ilerleme teorisi karşısında şüpheci olmamız gerekmez mi sorusu ciğerimize saplanmış bir ok gibi dursun.Yer, Avrupa. Hastalık belasının adı, veba.Dini merciler bu belanın nedenini halkın işlediği günahların bir cezası olarak açıkladıklarında yıl, bin üç yüz kırk sekiz. Kilise hemen, hastalığı kovsun

EVDE

/

Toplam kırk iki metre kare bir ev.İçinde bir açık mutfak, bir tuvalet, ikioda (odalardan biri iki metre genişliğindeve beş metre uzunluğunda) ve oturmaodası vardı.Sekiz kişi, bu evde iki yıl yani yedi yüzaltmış bir gün yaşadı. Hem de hiç dışarıyaçıkmadan. İstisnanız, hiç çıkmadan.İki aile birlikte saklandılar. Akıl almazgibi görünmekle birlikte tarihin içindebir gerçek olarak yerini aldı,

Whatsapp Destek
1
Merhaba ;
Sizlere nasıl yardımcı olabilirim ?