Dijital uçurum uzaktan eğitimi nasıl etkiliyor?

Dijital teknolojiler, bireyler, topluluklar ve ülkeler arasında “dijital uçurum” oluşturabiliyor. “Dijital uçurum”, farklı sosyoekonomik düzeylerdeki bireylerin ve toplulukların bilgi iletişim teknolojilerine (BİT) erişimde ve bunların kullanımında yaşadığı eşitsizlik olarak tanımlanıyor. Dijital uçurumu mevcut eşitsizliklerden ayıran, eşitsizlikleri derinleştirebilme potansiyeli.

Dijital teknolojiler, bireyler, topluluklar ve ülkeler arasında “dijital uçurum” oluşturabiliyor. “Dijital uçurum”, farklı sosyoekonomik düzeylerdeki bireylerin ve toplulukların bilgi iletişim teknolojilerine (BİT) erişimde ve bunların kullanımında yaşadığı eşitsizlik olarak tanımlanıyor. Dijital uçurumu mevcut eşitsizliklerden ayıran, eşitsizlikleri derinleştirebilme potansiyeli. 

Dijital uçurumu ortadan kaldırmak için ölçebilmek gerekiyor. Kişisel bilgisayar varlığı, özelliği ve sayısı, internete erişim olanağı, internete erişim hızı ve internette kalma süresi, telefon varlığı, özelliği ve sayısı, televizyon hizmetleri, bireylerin dijital okuryazarlığı ölçmek için kullanılan göstergeler arasında yer alıyor. Bu göstergeler değerlendirilirken bölgeler arasındaki farklılıklara eğilmek, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini benimsemek önemli.

Teknolojik gelişmeler gençler ve yaşlılar, kadınlar ve erkekler, kentte ve kırsalda yaşayanlar arasında dijital uçurum oluşturmamalı. Çocukların, özel gereksinimi olan birey ve toplulukların, anadili hakim dilden farklı olanların dijitalleşme süreçlerinden olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmeli. Siber ortamların kapsayıcı ve herkes için erişilebilir olması önemli. Dijital teknolojiler çokdilli ve çokkültürlü ortamlara erişimi sağlamalı ve kolaylaştırmalı; kapsayıcı BİT yaklaşımı ile toplumun tüm üyelerinin tam katılımı hedeflenmeli.

Hanelerde İnternete erişim ve bilişim teknolojileri bulunma oranları

Uzaktan eğitim sürecinde hanedeki durumun önemi arttı. TÜİK’in Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırmasına göre, Türkiye genelinde İnternete erişim imkânı olan hane oranı, 2019 yılında %88,3’e ulaştı. 16-74 yaş arasında düzenli İnternet kullanan bireylerin Türkiye genelinde oranı %72,7. Bu oranın en yüksek olduğu bölge İstanbul (%85,2). En düşük olduğu bölgeler ise Güneydoğu Anadolu (%53,1), Kuzeydoğu Anadolu (%58,5) ve Ortadoğu Anadolu (%59,3). Bölgeler arasındaki uçurum oldukça büyük. Cinsiyetler arasında da farklılıklar var. Düzenli İnternet kullanan bireylerde erkeklerin oranı %79,1 iken kadınlarda %66,4.

Yüksek hız sağlayan genişbant ile İnternete erişim sağlayan hanelerin oranı ise Türkiye genelinde %87,9. Hanelerin %49,1’i ADSL, kablolu İnternet, fiber vb. sabit genişbant bağlantıyla, %86,9’u ise mobil genişbant bağlantıyla İnternete erişim sağlıyor. Sabit genişbanta sahip hanelerin oranının en düşük olduğu bölgeler Ortadoğu Anadolu (%25,6), Kuzeydoğu Anadolu (%25,8) ve Güneydoğu Anadolu (%27,2). Türkiye’de masaüstü bilgisayar bulunan hane oranı %17,6; taşınabilir bilgisayar bulunan hane oranı %37,9; tablet bulunan hane oranı %26,7; cep telefonu bulunan hanelerin oranı ise %98,7.

Göstergelere bakılarak EBA TV dışındaki uzaktan eğitim platformlarına erişimin özellikle belirli bölgeler ve risk altındaki bazı gruplar için daha zor olduğu görülebilir. Televizyon sahipliği olsa dahi içinde bulunulan koşullar nedeniyle EBA TV etkili izlenmiyor olabilir. Örneğin bazı Suriyeli aileler Türksat yerine Arapça kanalları izleyebilecekleri başka bir uydu kullanıyorlar. Bu nedenle EBA TV’ye erişimleri kısıtlı. Evde bilgisayar gibi araçların az olmasına rağmen internete bağlanma oranının yüksek olması, cep telefonu gibi mobil araçların daha çok kullanıldığını gösteriyor olabilir. Ancak çocukların cep telefonu ve televizyon kullanım durumlarına ve sürelerine yönelik herhangi bir bilgi bulunmuyor.

Dijital teknolojiler

Dijital teknolojilerdeki değişimler eğitim ve öğretim tasarımını, öğrenci ve öğretmen arasındaki etkileşimi farklılaştırıyor. Öğretmen Ağı uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin ihtiyaçlarını tespit etmek için bir anket düzenledi. Buna göre öğretmenler meslektaş dayanışmasına, dijital okuryazarlık ve dijital araçlara hakimiyet becerilerinin güçlenmesine, meslektaşlarının internet bağlantısı olmayan öğrencilerle iletişim kurmak için geliştirdiği stratejilerin yaygınlaşmasına ihtiyaç duyuyorlar.

TALIS 2018[1] araştırması da BİT alanında önemli bulgulara işaret ediyor. OECD ülkeleri arasında “özel gereksinimi olan öğrencilere yönelik öğretim” alanında profesyonel gelişim ihtiyacı %22 ile ilk sırada. Bu ihtiyacı, yaklaşık %18 ile BİT becerilerine yönelik eğitim ihtiyacı takip ediyor. Türkiye’den araştırmaya katılan öğretmenler arasında BİT ihtiyacını önceliklendirenlerin oranı (%7,5) ise şaşırtıcı ölçüde az.

Yeni mezun öğretmenler, mesleğin ileri yıllarında olanlara göre yeni teknolojilere daha aşina olabiliyor. OECD genelinde öğretmenlerin yaklaşık %56’sı, Türkiye’de de yaklaşık %74’ü hizmet öncesi eğitimleri sırasında BİT kullanımı alanında eğitim aldıklarını belirtiyorlar. Mezun olduğunda BİT alanında kendini “iyi ya da çok iyi hazırlıklı” hissedenlerin oranı OECD genelinde yaklaşık %43 iken, Türkiye’de bu oran yaklaşık %71. Bu oranın yüksek olması dikkat çekici ve değerlendirme ihtiyacı bulunuyor. 

Türkiye genelinde okul yöneticilerinin yaklaşık %22’si okullarında “öğretimde dijital teknoloji kullanımına yönelik” eksiklik ya da yetersizlik olduğunu belirtiyor. Öğretmenlerin %35’i BİT’e yapılacak yatırımların “yüksek önemde” olması gerektiğini belirtiyor. Öğretmenler ayrıca “ileri düzey” BİT becerileri alanında daha fazla eğitime ihtiyaçları olduğunu ifade ediyorlar.

Araştırmalara göre, BİT’in etkili kullanımı ve sınıf içindeki uygulamalara entegrasyonunda önemli rol oynayan etkenler arasında öğretmenlerin BİT alanında aldıkları eğitim, meslektaşlarla işbirliği, öğretmenlerin özyeterlik kanaatleri, BİT’in öğretimde kullanılma amaçları ve destek altyapısının ulaşılabilirliği yer alıyor. Bu doğrultuda, TALIS 2018’de önerilen politika öncelikleri arasında, öğretmenlerin gerekli becerileri edinmelerine yardımcı olmanın ötesine geçerek, işbirliğine dayalı öğrenme ve öğretim biçimlerine odaklanılması, meslektaşların kollektif bir biçimde çalışılabilmelerine alan sunulması yer alıyor. Böylece, hem teknolojik ve dijital yetkinlikler güçlenebilir hem de öğrenciye/sınıfa/okula/bölgeye özgü ve ihtiyaç odaklı, meslektaş işbirliğine dayalı çözümler geliştirilmesine olanak sağlanabilir.

Neler yapılmalı? 

Koronavirüs nedeniyle eğitimin bireysel çabaya daha çok bağlı olması, ev ortamına taşınması halihazırda var olan dijital uçurumun derinleşmesi riskini artırıyor. Dijital uçurum, okulların ve öğrencilerin bilgisayar, telefon, televizyon gibi araçları temin etmesi ile çözülebilecek bir sorun olmaktan oldukça uzak. Bu sorunun çözümü, hem okulda hem evde gerçekleşen öğrenmenin niteliği ile yakından ilişkili. Öğrencinin kendi kendine öğrenme becerisi, özellikle de bağımsız öğrenme becerisi oldukça önemli bir etken. Dijital uçurumun kapanmasına yönelik politikalar öğretmek yerine öğrencilerin öğrenmeyi öğrenmelerine odaklanmalı.

Dijital ortamlarda sözel ve sayısal beceriler ile problem çözme becerileri kritik öneme sahip. Temel becerilerin güçlü olmadığı durumda etkili kullanım olmayabilir; öğrenenler, bilgi alma ve iletişim kurmanın ötesine geçemeyip bilgiyi bulma, anlama, analiz etme, üretme ve paylaşabilme aşamalarına gelmeyebilir. Bu nedenle temel becerilerin, erken çocukluk döneminden başlayarak geliştirilmesi ve ilerleyen kademelerde birbirinin üstüne inşa edilerek güçlendirilmesi, bununla eşzamanlı olarak da sosyal duygusal becerilerin desteklenmesi gerekiyor.

Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin her birinin ayrı ayrı önemi daha görünür hale geldi. Bu grupların psikososyal ve teknik destek alabilmesi önemli. Destekler ilgili gruba uygun, etkili, sürekli olmalı. Böylece, hem öğrenmenin devamlılığı sağlanabilir hem de uzaktan eğitim süreci sona erdiğinde yürütülecek telafi süreci daha hızlı ve etkili biçimde hayata geçirilebilir. Destekler, sadece merkezi ve yerel kamu kurumları tarafından değil, okullar, öğretmenler, veliler arasında işbirliği ve kolektif çalışma yoluyla da hayata geçirilebilir.

Eğitimin en önemli paydaşlarından biri öğretmendir. Öğretmenlerin desteklenmesi ve motivasyonlarının güçlenmesi bu süreçte daha fazla önem kazandı. Ancak bunu yaparken öğretmenin “özne olma hali” odağa alınmalı, yürütülen tüm süreçlere etkin katılımları sağlanmalı.

İnternete erişim artsa da bölgesel farklılıklar olduğu gözetilmeli ve toplumsal cinsiyet eşitliği ana odaklardan biri olmalı. Erişim, nitelikli erişim anlamına da gelmeyebilir. Okullar, öğretmenler ve öğrenciler güncel ekipmanlara ve yazılımlara sahip olmayabilir. Sahip olsalar dahi dijital teknoloji becerileri arasında önemli farklılıklar olabilir. Bu bağlamda, dijital uçurumun kapatılmasına yönelik tüm hedefler kapsayıcılığı temel almalı.

Bir araştırmaya göre küresel pandeminin ekonomik sonucu olarak yarım milyar insan küresel yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bu da 2030 yılına kadar yoksulluğun ve açlığın ortadan kaldırılması amaçlarına ulaşılamaması; var olan dijital uçurumun artması anlamına gelebilir. Uzaktan eğitim sürecinde eğitimden kopma durumundan kaçabilme kapasitesi riske girebilir. Dolayısıyla, uzaktan eğitim süreci öğrencilerin ve öğretmenlerin yapabilirliğini artıracak biçimde tasarlanmalı ve sürdürülmeli.

Risk altındaki öğrencileri en yakından tanıyanlar öğrencinin sınıfına giren öğretmenler ve öğrenci profilini bilen okul yöneticileri. Okullar kendi öğrencileri için bireysel eylem planları hazırlamalı; kamu kurumları bu eylem planlarının hayata geçmesini garanti altına almalı ve bu doğrultuda okullarla ve risk altındaki gruplara yönelik çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşları ile etkin işbirliğine girilmeli.

Özetle, uzaktan eğitim sürecinin var olan dijital uçurumun açılmasına değil kapanmasına etken olması için eşitlik ve kapsayıcılık temelinde, ihtiyaca dönük ve işbirliğine dayalı çözümler geliştirmek gerekiyor.

Yazının tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.egitimreformugirisimi.org/koronavirusun-egitime-etkileri-iv-dijital-ucurum-uzaktan-egitimi-nasil-etkiliyor/#more-12781

0  0,00
Whatsapp Destek
1
Merhaba ;
Sizlere nasıl yardımcı olabilirim ?