Dikişler Patlar mı?

Akşener’in Masa’dan kalkıp geri dönmesinin ve Kılıçdaroğlu’nun adaylığının ilanının ardından seçimlerin iki büyük ittifak, iki esas aday arasında geçeceği aşağı yukarı kesinleşti. Belli ki, ilk ya da ikinci turda ya Erdoğan ya da Kılıçdaroğlu 50+1’i bulup başkan olacak, yine belli ki 14 Mayıs’ta Cumhur İttifakı ya da HDP’yle beraber Millet İttifakı meclis çoğunluğunu alacak. Kaba resim bu. Önümüzde, ikisi başkanlıkla, ikisi de meclisle ilgili dört ihtimal var.
Kaba resim ve önümüzdeki dört ana ihtimal bunlar olmakla beraber, bu ihtimallerden hangilerinin gerçekleşeceği şimdilik meçhul. Hangi ihtimallerin gerçekleşeceğini herhalde az biraz kampanya ama daha çok da ittifakların dikişlerinin patlayıp patlamayacağı ya da hangi ittifakın hangi dikişlerinin patlayacağı belirleyecek. Millet İttifakı’na nazaran daha yekpare ve daha az dikişli olmakla beraber mevcut haliyle seçimleri kazanmasına yetecek büyüklüğe ulaşamadığı için olsa gerek, Cumhur İttifakı yeni partileri bünyesine katarak gövdesindeki AK Parti-MHP dikişinin yanına yenilerini ekledi. Daha az yekpare olmakla beraber, Kılıçdaroğlu’nun adaylığının kesinleşmesi, yol haritası ve hükümet programında mutabakat sağlanması ve Akşener’in hamlesiyle İmamoğlu ve Yavaş’ın da ittifak resmine girmesiyle Millet İttifakı da epey dikişli ve fakat büyük bir cüsseye ulaştı. Böyle olmakla beraber, son iki haftada yaşananlar ve oluşan işaretler, adayların ve ittifakların belli olmasıyla birlikte ortaya çıkan manzaranın değişebileceğini, her iki ittifakın da dikişlerinin atabileceğini gösteriyor.
Hangi dikişler, ne olursa atar ve olur da ittifakların dikişleri atarsa, seçim sonuçları nasıl tecelli eder? Günün önemli sorularından biri bu olmuş görünüyor.


Millet İttifakı’nın Dikişleri
Millet İttifakı’nın ikisi daha sağlam görünen üç dikişi var. Daha sağlam görünen dikişler HDP’yle ve AK Parti’den uzaklaşmış muhafazakârlarla ilgili. HDP dikişi meclis seçimlerinden çok cumhurbaşkanlığı seçimlerini ilgilendiriyor.
Şu ana kadar yapılan açıklamalar HDP’nin Kılıçdaroğlu’nun adaylığını destekleyeceği ve kendi adayını çıkarmayacağı yolunda olmakla beraber, bu konu henüz kapanmış değil. Cumhur İttifakı’nın İYİ Parti ve CHP’deki milliyetçi eğilimle HDP arasındaki gerilimi kışkırtması şimdilik bir sonuç verecek görünmemekle beraber, Kılıçdaroğlu HDP’yi ziyaret edip HDP resmi kararını alana kadar bu partinin kendi adayıyla yarışması ihtimali masada olmaya devam edecek. Özetle, zayıf olmakla beraber, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP merkezli bir üçüncü ittifakın ve dolayısıyla da HDP’nin destekleyeceği bir adayın yarışma ihtimali, diğer bir deyişle muhalefetin HDP dikişinin atma ihtimali halen var.
İkinci dikişin atma ihtimali de az görünüyor. Hem bu dikiş vasıtasıyla Millet İttifakı’na eklenenlerin hacminin küçük oluşu ama hem de bu kesimleri temsil eden üç partinin ittifakta oluşu ve bir de bu dikişin atmasına yol açabilecek muhtemel aktör olarak CHP’nin muhafazakârlarla ilişki meselesinde Kılıçdaroğlu liderliğinde epey mesafe almış olması, burada da dikişlerin atma ihtimalini zayıf kılıyor. Kampanya esnasında büyük bir gaf yapılmazsa, Yeniden Refah (YRP) ve Hüda-Par’ın Cumhur İttifakı’na dahil olması AK Parti’den kopup Millet İttifakı’na dahil olan muhafazakârların Millet İttifakı’nda kalmasını teşvik edip, yenilerinin gelmesinin önünü bile açabilir.
Millet İttifakı’nın üçüncü dikişi en önemlisi. Patlama ihtimali de en fazla olanı. En azından bugün itibarıyla. Bu üçüncü dikişe İnce dikişi demek mümkün olmakla beraber, dikişe temel teşkil eden yarık bir başına İnce’yle ilgili değil. Bu son dikiş aslında üç yarığı kapatıyor. Akşener’in gidip gelmesiyle kendisini gösteren İYİ Parti yarığı, İmamoğlu ve Yavaş’ın resme girmesiyle kapatılmaya çalışılan İYİ Parti ve CHP seçmenindeki seçilemez aday olarak Kılıçdaroğlu duygusundan kaynaklanan yarık ve son olarak 2002 seçimlerinden beri bazen kaybolup bazen yüzeye çıkan Genç Parti yarığı. Ortada birbirine biraz benzeyen, biraz da benzemeyen üç yarık var ve fakat bugün itibarıyla bu yarıkları kapatmaya ya da açmaya aday görünen İnce dikişi.
Güncel kamuoyu yoklamaları, İnce’nin aday olması ve 14 Mayıs’a bugünkü atmosferde girilmesi durumunda, HDP aday çıkarmasa bile cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalabileceğini ve kimin kazanacağını da ilk turda İnce’ye oy vereceklerin tayin edebileceğini gösteriyor. Ancak İnce ‘olayında’ iki önemli husus var. İlkin, bu yükselişin tepkisel ve dolayısıyla geçici olma ihtimali yüksek. İnce’ye verilen desteğin son bir haftada aniden yükselişi, verilen desteğin İnce’yle değil son bir haftada olanlarla, seçimlerin Cumhur İttifakı’yla Millet İttifakı ve Erdoğan’la Kılıçdaroğlu arasında geçecek olmasının kesinleşmesiyle ilgili olduğunu gösteriyor. Diğer bir deyişle gelişmeler, seçimlerin bu adaylar ve ittifaklar arasında geçecek olmasından memnun olmayan bir miktar seçmenin olduğunu ve bu seçmenlerin bugün itibarıyla kendisine en yakın aday olarak İnce’yi gördüğüne işaret ediyor. Bu durum, bugün İnce’ye verilen desteğin seçim atmosferine girildikçe azalıp, ‘normal’ seviyelere çekilmesini muhtemel kılıyor.
İkinci husus ise tersi bir duruma işaret ediyor. Araştırmalar, İnce’nin sadece Trakya ve Batı Anadolu’nun seküler ve milliyetçi CHP ve İYİ Partili seçmenlerinden değil, bunlarla birlikte ilk kez oy kullanacaklardan, gençlerden ve daha az olmakla beraber Cumhur İttifakı’nın iki partisinden de destek gördüğünü gösteriyor. Bu durum, 2002 seçimlerinde ortaya çıkan Cem Uzan ya da Genç Parti etkisinin bir biçimde hortladığını, bu etkinin Türkiye siyasetinin yapısal bir unsuru haline geldiğini gösteriyor. Diğer bir deyişle, belli ki, sekülerlik, milliyetçilik ve dindarlık gibi ana pozisyonlar tarafından kuşatılamayan, bunlarla bir biçimde kesişen ama daha lümpen ve uçucu bir siyasi pozisyon Türkiye siyasetinde kalıcılaşmış ve bugün itibarıyla Erdoğan ve Kılıçdaroğlu tarafından temsil olunamıyor. Bu tespit doğruysa, İnce, Kılıçdaroğlu lehine adaylıktan vazgeçse ya da vazgeçmeye ikna edilse bile bugün İnce’ye destek vereceğini bildirenlerin önemli bir kısmı, Millet İttifakı’na yakın görünmekle beraber, sandığa gitmeyebilir ya da Kılıçdaroğlu’nu desteklemeyebilir. Bu da bizi şimdilik ortada görünmese de potansiyel bir dördüncü dikişe getiriyor: Oğan & Özdağ dikişi.
İnce’ye verilen destek son haftada aniden yükselmeseydi Sinan Oğan’ın muhtemel adaylığı dikkate alınmayabilirdi. Ancak, İnce’ye verilen desteğin bahsettiğim yapısal karakteri, diğer bir deyişle, seçimlerin Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasında geçecek olmasından memnun olmayanlarla ilgili oluşu, İnce’nin adaylıktan vazgeçmesi durumunda bugün İnce’ye destek vereceğini bildirenlerin bir kısmının Oğan’ı desteklemeye başlayabileceğine işaret ediyor. Bir dönem Özdağ’a verilen desteğin de aniden yükselmesi bu son ihtimalin önemsenmesi gerektiğini gösteriyor. Özetle, kesin olmamakla ve seçim atmosferine girildiğinde çok muhtemelen değişecek olmakla beraber, HDP aday çıkarmasa ve İnce adaylıktan vazgeçse bile cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Oğan’ın adaylığı üzerinden ikinci tura kalma ihtimali de var.


Cumhur İttifakı
Daha yekpare görünmesine ve daha küçük olmasına rağmen Cumhur İttifakı’nın da yarık ve dikişleri var. İlk yarık tabii ki MHP’yle ilgili. Malum, MHP’yle yapılan koalisyon AK Parti seçmeninin bir kısmını epey bir zamandır partiden ve Erdoğan’dan uzaklaştırmış durumda. Ama daha mühimi, epey küçülmesine rağmen halen MHP’de kafası Erdoğan’ın adaylığına yatmayan seçmenler var. İkinci yarıksa Kürtlerle ilgili. Burada da AK Parti epey bir Kürt seçmenini uzaklaştırmış olmakla beraber Hüda-Par’la yapılan ittifakın uzaklaştırabileceği başka Kürtler de olabilir. Son ve daha önemli yarık AK Parti’yle bu partinin şehirli, profesyonel ve kadın seçmenleri arasında. Her ne kadar 2018’den beri canlı olan bu üç yarık Cumhur İttifakı’nın toplam oylarını zaten 10 puan kadar azaltmış olsa da bu yarıkları kapatan dikişler, özellikle de sonuncusu patlayabilir ve Cumhur İttifakı’nın biraz daha seçmen kaybetmesine yol açabilir.
Malum, Millet İttifakı’nın dağılmayacağının kesinleşmesiyle beraber Cumhur İttifakı da yeni ortaklar bularak büyüme yoluna gitti ve toplam oyu 2 puan civarında olan Hüda-Par ve YRP’yi ittifaka kattı. Bu son hamle ittifakın seçmen tabanını genişletebilecek görünse de, bu iki partinin bir ‘uzaklaştırma’ etkisi yaratabilme ihtimali de yok değil. Yeni katılan her iki partinin de kuvvetli bagajları olması, özellikle AK Parti’nin kadın, eğitimli ve Kürt seçmenlerinin bir kısmında kararsızlara geçme ya da başka partilere yönelme etkisi yaratabilir. Ayrılacakların gitmesi muhtemel partilerse Millet İttifakı’nın CHP harici partileri olabilir.
Muhalefet ve Kampanya
Son iki haftada ortaya çıkan ittifaklarda dikiş atma ihtimali ne cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ne de parlamento seçimlerinin muhalefet için cepte olduğunu gösteriyor. Son tahlilde bir Erdoğan referandumuna dönme ihtimali yüksek olduğundan, muhalefetin bilhassa cumhurbaşkanlığı seçimlerini, neredeyse kendiliğinden kazanması yüksek ihtimal. Ne var ki, aksi ihtimal de mevcut. Özellikle de sözünü ettiğim üç ya da dört yarığı kapatan dikişlerin patlama ihtimalinden ötürü.
Dediğim üzere, HDP dikişinin patlaması zor görünüyor. HDP’nin ‘halden anlayan’,
olgun tavrı burada bir sorun yaşanma ihtimalinin az olduğunu gösteriyor. Keza, CHP kadrolarının Kılıçdaroğlu’yla geçirdiği sosyalizasyon ve Millet İttifakı’nda muhafazakâr partilerin olması ikinci dikişin de patlama ihtimalinin zayıflığına işaret ediyor. Ancak, üçüncü ve dördüncü dikişlerin patlama ihtimali kuvvetli ve ciddiye alınması gerekiyor.
Seçim atmosferinin galebe çalmasıyla beraber İnce etkisinin azalmasının yüksek ihtimal oluşu Millet İttifakı’nın İnce’yi ve Memleket Partisi’ni kapsamasını muhtemel kılıyor. Ancak, bunun becerilmesi durumunda bile söz konusu dikiş yeri tam olarak kapanmayabilir ve yukarıda vurguladığım üzere bu seçmenlerin bir kısmı Oğan seçeneğine ya da kararsız kalmaya yönelebilir. Bu durumda, bu kesimlerin sadece İnce’nin kapsanması yoluyla değil siyaset ve kampanya yoluyla da kazanılmaya çalışılması gerekiyor. Hülasa, aritmetik muhalefetten yana, buna şüphe yok. Ancak seçimlerin kazanılması için halen hem siyasete hem de iyi bir kampanyaya ihtiyaç var.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mesut Yeğen Arşivi