“EĞİTİMLİ EMEKÇİLER GÖÇ EDEREK KENDİNİ KURTARAMAZ”

Beyaz yakalı kimdir? Sistemin proleterleştirdiği bir emekçi midir yoksa lüks plazalarda çalışan, her şeyin son modelini almak isteyen ancak boğazına kadar borca batmış yalnızlaştırılmış birey midir? Eğer emeğini satıyorsa bir duvar boyacısından farkı nedir? Kafka’nın ‘Dönüşüm’ isimli eserinde anlattığı Gregor Samsa’yla ne tür benzerlikler gösterir? Pek çoğunun maaşı asgari ücrete yaklaşırken, ülkeyi terk etmeyi düşünen doktorlar, mühendisler ve daha pek çok genç için çözüm kaçmak mı? Her gün yeni bir karanlığa uyanırken, ülke adeta bir tımarhaneye dönmüşken buradan bir çıkış yolu var mı? Nevzat Evrim Önal ‘Bilmiyorlar Ama Yapıyorlar’ kitabında dünden bugüne, dünyadan Türkiye’ye her gün ofisleri, plazaları dolduran düşünce emekçilerinin öyküsünü anlatıyor. Beyaz yakalıların hikayesini Nevzat Evrim Önal’la konuştuk.

/
Merhaba Sayın Gazete Pencere okuyucusu.
Bu içeriğin devamını görebilmeniz için sitemize abone olup yapmanız gerekmektedir.
Eğer abone değilseniz
BİZE KATILIN !