Getir-3

Dijital bakkal sektörünün parlayan yıldızı Getir hakkındaki bu üçüncü yazımda Getir’in çok önemli olduğunu düşündüğüm bir özelliğinden bahsedeceğim.
Bir perakende şirketi?
E-bakkal Getir bakkaliye ve ev ihtiyaçları satıyor olmakla birlikte, bence teknoloji destekli bir perakende şirketinden çok, perakende işinde olan bir teknoloji şirketi. Bu işi iyi yapabilmek için her şeyden önce elinizde çok güvenilir bir şehir haritası olması gerekiyor. İstanbul hızla büyüdüğünden ve hem yollar hem de adresler sürekli değiştiğinden herkesin kullanımına açık Google Maps gibi bir sistem Getir’in hedefleri için yetersiz. Bu nedenle Getir ise kendi coğrafi bilgi sistemini kurarak başlamış ve bu sistem sürekli yenileniyor.
Dükkân Optimizasyonu
Bu sisteme demografik verileri ve geçmiş satın almalara dayalı müşteri davranışı verilerini eklemişler. Böylece ellerinde depo yer seçimi için gereken veri yapısı oluşmuş. Bu veriler ile tüm evlere 10 dakikada hizmet verebilmek için kaç depoya ihtiyacınız olduğu ve bu depoları nerelere yerleştirmeniz gerektiği, endüstri mühendisliği öğrencilerinin yakından tanıdığı karmaşık bir optimizasyon problemidir. Problem bununla bitmiyor tabii. Her depoda kaç araç ve kaç görevli olması gerektiğinin de hesaplanması gerek ve esnek bir operasyon için bu hesabın gün ve saat boyutlarında yapılması gerek.
Stok Optimizasyonu
Dükkân yerleşimi ve araç/çalışan sayısının dinamik optimizasyonundan sonra işin envanter tarafına odaklanmak gerek. İstanbul’un semtleri ciddi sosyo-ekonomik farklılıklar gösterir. Örneğin Getir’in 2017 verilerine göre en fazla kitap ve dergi siparişi Beşiktaş ve Ortaköy’de verilir iken Moda ev hayvanı maması, Beylikdüzü bebek ürünleri, Bomonti ise cinsel sağlık ürünlerinde öne çıkmış. Talebin zaman boyutu da önemli. Gece yarısı ile sabah 06:00 arasında en çok siparişi verilen ürünlerden birisi çiğ köfte olmuş. Maç günlerinde çerez ve içecek siparişleri çok artmış. Bu verileri kullanarak yapılan stok planlaması sayesinde doğru ürünlerin doğru zamanlarda doğru noktalarda hizmete sunulması sağlanmış. Özellikle bozulabilecek ürünlere girildiğinde stok planlamasının önemi daha da artmış.
Büyük veri ve yapay zekâ
Özetle Getir’in esas gücü elindeki veriler ve bu verilerin kullanıldığı dinamik optimizasyon modelleri. Tabii her gün veri tabanına on binlerce veri ekleniyor olması büyük veri uygulamalarını zorunlu kılmış. Zaman içerisinde değişen taleplerin trendini takip edebilmek için de yapay zekâ uygulamalarına geçilmiş. Getir aslında son derece sofistike bir tedarik zinciri şirketi. Uzun vadede bakkaliye ve ev ürünleri ile yetinmeyip ellerindeki veri ve modelleri kullanarak en azından Türkiye’de Amazon’a rakip olmaya çalışmaları veya tüm lojistik hizmetlerine girmeleri bana şaşırtıcı gelmez.
Getir’in bu yenilikçi ve rekabetçi özelliklerini fark eden dünyanın önde gelen yatırım kurumlarında Crankstart, Sequoia Capital ve Tiger Global’ın yanında ülkemizin de önde gelen girişim sermayesi kurumlarından Revo, Fiba ve Esas’ın Getir’in arkasında olması Getir’in yurt dışında başarı şansını artırıyor. İlk Türk “decacorn”u (10 milyar dolar değerlemeye ulaşan teknoloji girişimi) olma yolundaki Getir’e başarılar diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Erhan Erkut Arşivi