Kerem Kırçuval

Kerem Kırçuval

HELALLEŞME

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimsenin de talebi olmadığı halde ortaya çıkarak gür sesle helallik istemesi üzerine kıyamet kopmuştu. Bay Kemal’in de partisinin işlemediği suçlar liste haline getirilmiş, günlerce tartışılmıştı. Kılıçdaroğlu’na ilgili, ilgisiz “Bundan da helallik isteyecek misiniz?” diye üst perdeden sorular sıralanmıştı.

Dün AK Parti grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı dinlerken, helallikle ilgili sözlerini özenle not aldım. Ne dedi Cumhurbaşkanı?

“Eksiklerimizi söylemek, helallik istemek bizim zafiyetimiz değil, milletimizle aramızdaki samimi muhabbetin ifadesidir. Milletimizle böyle bir gönül bağı olmayanlar, adeta deprem turisti edasıyla bölgeden gelip geçenler bu hasbi muhabbetin manasını kavrayamaz.”

Adıyaman’da ilk birkaç gün için başlamıştı, yaşananlar adına helallik meselesi.

Türkiye deprem fırtınasına tutuldu. İtiraz yok. Çok geniş alan felaketten etkilendi, karşı duran yok. Felaketin şiddeti yüksekti, kim hayır der?

Ve fakat bunları kenara koyduktan sonra;

Depreme hazırlıksız yakalandık. Felakete çabuk mukavemet gösteremedik. Ordumuzu tez seferber edemedik. AFAD’ın gücünün bu olduğunu bilmiyorduk. Kızılay’ın Hilal-i Ahmer’den dar kadronun şirketi, oyuncağı haline geldiğini göremedik. Övündüğümüz yolların, havalimanlarının, hatta tren yollarının felaketlere hazır olmadığını geç anladık. Hava gücümüzü yeterince kullanamadık.

Yardım kuruluşlarıyla, belediyelerle, gönüllülerle, muhalefetle kavganın yersiz olduğunu hala anlayamadık.

Kibirlenerek, üstten görerek, küçümseyerek, hain, devlet düşmanı etiketlerini bol keseden dağıtarak, algı operasyonları yaparak, dikkatleri başka yöne çekerek durumu değiştireceğimizi sanmanın saflık olduğu gördük mü? Ondan haberin henüz yok!

Bunları konuşmayacak, sormayacak mıyız? Hainlik, devlet düşmanlığı suçlamaları mı korkutacak? Tersine, bunları sordukça, bunların yanıtını buldukça kimin hain kimin devlet ve millet düşmanı olduğu görülmeyecek mi?

Yunanistan’da tren kazası oldu. Geçmiş olsun. Can kaybı 40’ın üstünde. Makinist, kondüktör değil, aynı gün Ulaştırma Bakanı istifasını Yunan ahalisine takdim etti.

Bizde tek istifa MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Beşiktaş üyeliğinden ayrılması. Ders niteliğinde.

Depremde çok şükür TOKİ binalarının ayakta kalmasını büyük başarı olarak her fırsatta öne çıkaranlar, evleri başına yıkılanların karşısına dikilip “kader” diyorlar. Kendi yaptıkları kaderden azade, ama milletin başına yıkılan Allah’ın günahı, ders almamız için musibeti…

Kim olursa olsun, helallik isteyene yüz dönülmez, el çekilmez. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da helallik istemesi samimidir. Ancak başta hatırlattığımı sayın trollere hatırlatayım. Helallik istemek saygın, içten hakiki bir durumdur. Belki şimdi anlarsınız.

Ancak asıl helallik istemesi gerekenler? Cumhurbaşkanı, elbette sıraladığım eksikliklerin farkında ve devletin başı olarak helallik istiyor.

Kızılay, çadırdaki seccadeyle kaza namazında mı yapıyor bunu? Depremzedeyi kucaklayacağına ceberrutluğunu gösterenler ne olacak?

Çadırı, kurtarma görevlisini zamanında gönderemeyen, yardıma koşanları ayıran, engelleyenler, çığlıklar içinde hayata veda edenlerin hakkını kim ödeyecek?

Bir fırtına tuttu bizi, beşik gibi sallanıyor memleket. Oturduğumuz binaların tabutumuz olup olmayacağını bilemeden bekliyoruz. Söylevler dinliyoruz sabah akşam.

Bilim adamları çırpınıyor, bağırıyor. İsmet Özel’in dizelerini hatırlatayım;
“Kardeşler! deseydim Kardeşlerim!
Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
Bakın yaklaşıyor…”

Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak adlı nefis şiirden bunlar.

Yeni helalleşmeler istemiyorsak, helalleşmenin de adına yakışması konusunda samimiysek, sorular da sorumlular da meydanda, ortada.

Gereğini yapamıyorsak, bu kutsal kavramın içini boşaltmayalım, tüketmeyelim. Yazık olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Kerem Kırçuval Arşivi