Mutlu Hesapçı

Mutlu Hesapçı

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ BAŞLIYOR!

29. İstanbul Caz Festivali, caz ve güncel müzik dünyasının en sevilen isimleriyle dolu bir programla müzikseverlerle buluşuyor. Festival bugün başlıyor ve heyecan verecek konserler bizleri bekliyor. Festivalin direktörü Harun İzer ile caz müziğini ve festivale dair detayları konuştuk. Caz müziğine bırakın kendinizi, tadını çıkarın bu özel müziğin! Herkese iyi festivaller dileriz.

29. İstanbul Caz Festivali başlıyor. Nasıl bir heyecan içindesiniz, 29 yıldır böyle bir festivalin varlığı çok önemli ve sizce neden önemli?

Festivaller bir araya geldiğimiz, buluştuğumuz, farklı sesleri duyup, farklılıklarımızla bir arada bulunabildiğimiz yerler. İstanbul Caz Festivali de 29 yıldır bir şehir festivali olarak bu görevi en güzel şekilde yerine getiriyor diye düşünüyorum. 30. yılımızın arifesinde artık oldukça yetişkin, başka genç festivallere yol gösteren, güncel müzik alanında herkesin kendine bir şeyler bulabildiği az sayıda kalıcı etkinlikten biri. Aynı zamanda bu yıl festival sponsorumuz Garanti BBVA ile de birlikteliğimizin 25. yılı, bunca yıldır başarıyla bu ilişkinin sürebilmesi de bizi gururlandırıyor. Bu vesile ile destekleri için bir de Kültür ve Turizm Bakanlığımıza teşekkür etmek isterim.

FESTİVALDE ÖNE ÇIKAN İSİMLER

Bu yıl kaç programda kaç sanatçı yer alacak ve programda öne çıkan konserler ve isimler kimler?

Bu yıl programda 40’ın üzerinde yakın yerli ve yabancı sanatı var. Festivalin programında eşsiz ve çekici sesi ile Melody Gardot, caz standartlarına getirdiği yorumlarla yıldızlaşan Dianne Reeves, elektro gitarda 80 yaşında bir efsane olan John McLaughlin, İtalyan cazının “maestro”su Enrico Pieranunzi ve klarnette dünyanın farklı seslerini bir araya getiren büyük bir yetenek, Yom, bu yılın öne çıkan isimleri olacak.

FESTİVALDE YER ALACAK TÜRK MÜZİSYENLER

Festival aynı zamanda Türk müzisyenleri de ağırlayacak. Bu isimleri nasıl belirlediniz ve kimler sahne alacak?

Her zaman olduğu gibi festivalde Türkiye’den birçok isim de var. Mesela 2 Temmuz’da Moda’da beş farklı mekanda gerçekleşecek +1’li Gece Gezmesi’nde 10 farklı grubun konserlerini izleyeceğiz. Tam bir müzik maratonu olacak, Hey! Douglas, Ayyuka, Ahmet Ali Arslan, Simge Pınar, Cümbüş Cemaat gibi isimler var programda. Aynı gece Süreyya Operası’nda ilk kez birer caz ve güncel müzik konseri olacak. Çok sevdiğimiz genç ozan-şarkıcılarımızdan Deniz Tekin ve onun öncesinde de genç caz davulcusu ve besteci Mehmet Ali Şimaylı ve arkadaşları Portrait And A Dream projesi ile sahnede olacaklar.

Bu yılki programda yine popüler bazı sanatçılarımızın festivale özel projeleri de yer almakta. Türkçe rock’ın yıldız isimlerinden Teoman ile festival öncesinde birkaç kez buluştuk, kendisinin aslında çok özel bir projesi olan ve daha önce hiç sahneye taşımadığı “Koyu Antoloji”nin bir konserini yapmaya karar verdik. Klasik Teoman konserlerinden farklı bir tecrübe olacak. Kalben ise bu yılın başlarında yayımladığı “Eski Dünyanın Yangını” albümü ile bizi tekrar kendisine hayran bıraktı, İstanbul’da albüm sonrası ilk konserinde çeşitli konukları ve çok özel bir konser ile Harbiye Cemil Topuzlu’da olacak.

“KEŞFETME İMKANI SAĞLAYAN MÜZİK”

Festival sayesinde caz müziğini herkese sevdirdiniz. Son yıllarda caz müziğine olan ilgi de artmış durumda. Bu müzik türünü siz nasıl anlatırsınız ve caz müziğinin sizde yarattığı duygular nedir?

Çok geniş kapsamlı dolayısıyla cevap vermesi de zor bir soru. Caz bir halk müziğidir, kökenleri itibariyle yaratıcı, harekete geçiren ve her zaman da değişime açık bir müzik olmuştur. Benim için ise hep bir şaşırma, bir şeyler keşfetme imkanı sağlayan bir müzik, bu en sevdiğim özelliği.

YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ CAZ SANATÇISI HAYATİ KAFE’NİN

29. İstanbul Caz Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü caz sanatçısı Hayati Kafe’ye veriliyor. Tanımayanlar için Hayati Kafe kimdir ve caz müziğindeki yeri nedir?

Hayati Kafe’nin hayatı ile ilgili çok güzel bir derleme, festivalimizin e-katalogunda yer almakta. Biz genelde yaşam boyu başarı ödülünü Türkiye’de cazın gelişmesine büyük katkıda bulunmuş isimlere veriyoruz. Ancak bu sefer ilginç bir ayrıntı var, Hayati Kafe genç yaşta İsveç’e yerleşmiş ve müzik yaşamını orada sürdürmüş bir isim. Bir anlamda Türkiye’nin Avrupa’daki caz elçisi olmuş isimlerden biri. Dolayısıyla bu sefer bizleri dünyaya tanıtmış bir isme ödül vermenin mutluluğu içindeyiz.

“CAZ İLE LİSE ZAMANLARINDA TANIŞTIM İLK”

Sizin caz müziğiyle tanışmanız nasıl oldu?

Yine yıllar önce İstanbul Festivali ve İstanbul Caz Festivali’nin ilk yıllarında izlediğim konserler ile oldu. Aslında kendim için çekirdekten yetişme desem doğru olur. Küçükken çok müzik dinlerdim ama tabii o yaşlarda daha çok dönemin güncel popüler müzikleri ile başlıyor insan. Daha sonra giderek farklı seslere kulağımı açmaya başladım, dünyanın farklı sesleri ve caz ile de lise zamanlarında tanıştım ilk. Hemen sonrası, üniversiteye başladığım yıllarda festivallerde ve tabii İstanbul Caz Festivali’nde sanatçı rehberliği yapmaya başladım, bu vesile ile bütün konserleri izlerdim. Bu bir ders gibi oldu bana, bir anlamda o dönemlerde üst üste caz konserleri dinleye dinleye anladım diyebilirim bu müziği. Ama hala da yeni seslere, tarzlara çok meraklıyım, kulağım hep açıktır bu konuda.

“TİKTOK İLE BİR İŞBİRLİĞİ YAPIYORUZ”

Bu yılki festivalde sizi heyecanlandıran neler var?

Doğrusu festival programımızdaki her sanatçı ayrı güzel ve başarılı, o yüzden bir seçim yapmam zor. Ama belki bu yıla özel ve ilk kez gerçekleştirdiğimiz bir projeden bahsedebilirim. Tiktok ile bir işbirliği yapıyoruz, ilk kez dijital dünya ile konser sahnelerini bir araya getirecek özel bir konser olacak. 1 Temmuz’da Karaköy Sahil Parkı’nda, Haliç’in eşsiz manzarasında yapacağımız bu etkinlikte sahnede Ceren Gündoğru ve ekibi, Tiktok’taki yetenekli müzisyenlerle buluşacaklar. Aynı zamanda popüler bazı hit’lerin caza yakınlaşan yorumlarını çalacakları bir repertuar hazırlıyorlar. Bence kaçırılmaması gereken çok keyifli bir etkinlik olacak.

“HANGİ CAZ?” KARMAŞASI

Türkiye’de caz müziğine ilgiyi siz nasıl buluyorsunuz ve caz müzisyeni olarak yetişen başarılı genç bir nesil var mı? Bu noktada Gençcaz+ konserlerinin katkısı nedir?

Caz müziği aslında ne klasik müzik kadar oturmuş, statüsünü belirginleştirmiş bir müzik henüz, ne de pop müzik kadar uçucu. Bu da aslında bir avantaj bence, hem yetişkin dinleyiciye hem de gençlere erişebiliyor. Tabii bu bazen biraz da “hangi caz” karmaşasına yol açıyor ama onu geçelim şimdilik. Türkiye’de genel anlamda caza ilgi ile cazı anlamaktan dolayı bir tedirginlik kol kola gidiyor bence. Ama genel anlamda çok olumlu bir ilgi var. Bu yıl yeni adı ile Genç Caz+ olarak düzenlediğimiz seçmeler bu yıl 20.kez düzenleniyor ve bugüne kadar caz sahnesinde yer alan birçok değerli müzisyen de bu platformdan geçti. Biz doğrusu onların gelişiminin bir aşamasında bu desteği verebildiğimiz için çok mutluyuz. Geçen yıldan bu yana da Mehmet Uluğ Fonu desteği ile bu genç müzisyenlerin özgün eserlerini bir dijital albüm ile kalıcılaştırıyoruz, bu da çok değerli gerçekten.

“BENİ EN ÇOK ETKİLEYEN İSİMLERDEN BİRİ KAMASİ WASHİNGTON”

Hani derler ya yaşarken mutlaka bu sanatçının konserine gitmeniz gerekir diye. Caz müziğindeki bu isim kimdir, siz kimi dinlemek isterdiniz? Ve tabii festivalde kesinlikle kaçırmamalısınız dediğiniz bu isim kim?

Keith Jarrett’ın triosu tabii ki – maalesef artık konser veremiyor, geçirdiği bir rahatsızlık piyano çalmasına engel oluyormuş. Neyse ki bir sürü canlı kaydı var. Tam da bunu demişken, bu yılki konuklarımızdan John McLaughlin de aynı mertebede bir insan bence, hazır geliyorken kesinlikle kaçırılmamalı. Genç nesilden ise, son yılları düşünürsem beni en çok etkileyen isimlerden biri Kamasi Washington olmuştur.

CAZ ALBÜMLERİ ÖNERİLERİ

Önereceğiniz ve mutlaka arşivimizde olması gereken caz albümleri neler?  

Bu konuda çok güzel seçkiler var, ben doğrusu büyük bir iddia ile şunu bunu dinleyin demek istemem. Ama Miles Davis’in erken dönem kayıtlarını, özellikle de Kind Of Blue’yu tavsiye edebileceğim bir albüm. Ve tabii Nina Simone, onun da I Put A Spell On You albümünü önerebilirim. Bill Evans’ın Live At Montreux albümleri de ayrıca çok sevdiğim kayıtlardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mutlu Hesapçı Arşivi