Kerem Kırçuval

Kerem Kırçuval

İŞTE ŞAPKADAKİ TAVŞAN

Siyaset baş döndürüyor. Bir tarafta 20 yıllık iktidarı bırakmak istemeyen, saltanattan vazgeçmeyen, vazgeçemeyen ittifak var diğer tarafta hemen her şeye itirazı olan muhalefet.

Ne kadar baş döndürse de büyülü fener iki ismin yarışacağını ortaya koyuyor. Erdoğan mı Kılıçdaroğlu mu kazanacak? 14 Mayıs’ın sorusu bu. Hangisi kazanacak?
Bu soruya peşin yanıtı olanlar şıklardan birini net söylüyor. Kafası karışanlar, karıştırılanlar yanıt vermek yerine hemen soruyu yapıştırıyor “Kazanacak diyorsun da nasıl kazanacak?” Bu haklı soruya ‘Erdoğan kazanacak’ diyenlerin başı belada. Çünkü peşi sıra Erdoğan’ın kazanamayacağı savlarını barındıran yeni sorular geliyordu.

“Bay Kemal kazanır, rahat kazanır hem de” diyenler emin idi tercihlerinden. “He ya…” yanıtını alıyor “Adam daha ne yapsın? Sabır taşı gibi herkesi bir araya getirdi…” sözlerini işitiyor yeni sorulara muhatap olmuyorlardı.

Ve fakat 12 mutabakat metninin imzalanmasından ve aday olarak sayın Bay Kemal’in ilan edilmesinden sonra muhalifler pek rahatladı. Haksız da sayılmazlardı. Uzun ince bir yolun sonuna gelinmişti en nihayetinde.

Türkiye’nin 100 senesinin 20 yılından fazlasında olan Tayyip Erdoğan’ı yabana atılacak siyasetçi sananlar yanılırlar. En zor döneminde bile buradan başarıyla çıkan, dün söylediğini ertesi gün inkar etse de mağduru oynamayı başaran, iktidarda bile sürekli muhalefeti oynayan, siyaset biliminin izahta zorlandığı gerçek Erdoğan.

Başından beri Reis’e inanan, tüm savrulmalarına rağmen ondan vazgeçmeyenlerin sihirli sözcüğü vardır; “Reis nasıl olsa kazanır, heybesinde kesin bir şey vardır.”

Ankara’dan uzaklaşalı epey olmuş, Meclis koridorlarında kulis koklamayı özlemiş, koalisyonların kurulmasına yahut bozulmasına şahitlik etmiş, pazarlıkların göründüğü gibi değil görünmediği gibi olduğunu yaşamış bir gazeteci olarak şapkadaki tavşanı açıklamam borç gibi bindi omuzlarıma.

Yapmayın, beni bu işlere karıştırmayın dedim, dinletemedim.

Peki madem, İstanbul’dan da olsa Ankaralı meslektaşlarımı atlatayım da görsünler. Şimdi bu satırları okurken nasıl kızıyorlar hepsi gözümün önünde.
Sayın 13. Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın şapkasındaki tavşan, yancılar!

Her gün emekliye zam manşeti ile resmi ilan almayı sürdüren gazete manşeti gibi değil bu. Büyük harflerle yazayım;

YANCILAR…
Memurlar, asgari ücretliler, işçiler, emeklilikte yaşa takılanlar, en düşük emekli maaşı alanlar, ek gösterge bekleyenler, atanamayan öğretmenler, ziraatçiler, vergi affı ve yeni yapılandırma bekleyenler, ehliyeti polise kaptıranlar, topu komşusu tarafından kesilenler için atılan adımlar yetmedi. Yetmiyor.

Pek sayın medyayı yukarıdaki paragraf ile oyalayanlar, sayın anketçilerin rakamlarını toplamaya üşenenler zannettiler ki “Patron çıldırdı, kesenin de ağzını açtı. Bu iş tamam.” derken yerlerini koruma kaygılarını da duydular. Olsun. Duysunlar.

İttifak kararlarının ve yazılı mutabakatların Yüksek Seçim Kurulu’na takdiminin bitmesine saatler kala Yeniden Refah Partisi ve Hüda-Par’ın Cumhur İttifakı’na katılmasını ve çileli YSK ilçe kurullarının bir anda ama bir anda imza bombardımanı ile karşılaşmasını tavşan olarak görmemesi de necip Türk basınının durumudur.

İsimlerini zikretmeyeyim, geçici listeyi Resmi Gazete yayımladı. Oradan bakarsınız. www.resmigazete.gov.tr

Batan gemiye son anda binmeye çalışanlardan, geçmiş biletleriyle “Beni de al” diyen çırpınanlardan, artık kendi tezlerinden medet ummayı bırakıp, başkalarının iddialarını, hırslarını, intikam duygularını silah zannedenler ile seçim kazanılacağını ummak sihirbaza yakışmaz.

Unutmayın sakın, sihirbazlar olmayanı gösterir, gerçeği ise hayat. O yüzden bazı numaraları için “Bunu sakın evde denemeyin.” diye hem halis hem salih uyarı yapılır.

Şapkadan elbette güvercin bir kere, tavşan çok kere çıkar. 20 yılın yorgunluğunun, hatalarının ve üstüne ahalinin halini görmeyip tavşandan medet umanlar, sonunda “Adam sihirbaz ya, bunlar da oyun.” der ve kendine gelir.

Kendine gelmez ise sihirli dünyanın yalan olduğunu da yaşayarak öğrenir. Ne tavşan ne güvercin yaşar şapkada. Herkesi doğal yaşamına bırakmakta yarar var.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Kerem Kırçuval Arşivi