Keyfiliğin kurumsallaşması

Emekli askerlerin “Montrö Sözleşmesi ve cüppeli takkeli komutan”la ilgili yaptıkları açıklama sonrasında ortaya çıkan “bir gelişme”, Türkiye’de keyfiliğin nasıl kurumsal hale geldiğini göstermesi açısından önemli bir örnek.
Bildirinin nasıl ve kimler tarafından yazıldığı, yazılma sürecinde kimlerle paylaşıldığı, siyasi iktidarın bütün bu süreçten haberdar olup olmadığı, metnin son haline yapılan eklemeler, açıklama tarihinin öne çekilip çekilmediği gibi pek çok noktanın üzerinde bir sır perdesi var.

Ve bu sır perdesinin aralanıp aralanmayacağını da bilmiyoruz.
Ama bu açıklama sonrası yaratılmak istenen algı, bize bu açıklamaya yapılan etkileri ve açıklamanın hangi amaçla yapıldığı konusunda çok şey söylüyor.

AÇIKLAMADAKİ AYRINTI
Ancak bu açıklama sonrasında bir gelişmeyi özel olarak ele almak bize farklı bağlamda çok şey söyleyecektir.
Emekli askerlerin yaptığı açıklamaya en yoğun ve sert tepki siyasi iktidar, ortağı ve onların medyasından geldi.
Bu açıklamayı, bildiri olarak tanımlamaktan bile geri durmadılar.
Açıklamanın yapıldığı 3 Nisan 2021 Cumartesi gecesini takip eden günden sonra 5 Nisan 2021 Pazartesi günü Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) ve Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri Millî Savunma Bakanlığı’nı ziyaret ediyorlar.
Bu ziyaret sonrasında Millî Savunma Bakanlığı’nın @tcsavunma adlı Twitter hesabından aynı gün bir paylaşım yayınlanıyor.

Paylaşım; “Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) ve Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri Millî Savunma Bakanlığına destek ziyareti gerçekleştirerek bazı amirallerin yayımladığı bildiriyi kınadıklarını belirtti.” şeklinde.
MSB’nın yayınladığı bu paylaşım üzerine TESUD internet sitesinde aynı gün (5 Nisan 2021) “Kamuoyu Duyurusu” yayınladı.
TESUD’un açıklamasında önemli bir ayrıntı da şu; aynı gün MSB’ye yapılan ziyaretin de planlı bir ziyaret olmadığı ki, bu da önemli.
TESUD’un duyurusu aynen şöyle;
“5 Nisan 2021 günü saat 13.30’da TESUD Genel Başkanı ve TEMAD Genel Başkanı, beraberlerinde yönetim kurullarından ikişer üye ile birlikte MSB’lığına davet edilmiştir.
Sayın Milli Savunma Bakanı’nın ülkemiz ve TSK’nın halen yürütmekte olduğu faaliyetler konusundaki paylaşımlarını müteakip TESUD Genel Başkanı tarafından; Silahlı Kuvvetlerimizin yurt içinde ve dışında yürüttüğü faaliyetlerdeki başarılarından gurur duyulduğu ifade edildikten sonra, emekli subaylarla ilgili çeşitli konular gündeme getirilmiş, görüş ve öneriler paylaşılmıştır. Emekli amirallerin bildirisine yönelik herhangi bir kınama ifadesi kullanılmamıştır.”
Bu açıklamadan çıkacak sonuç; MSB’nin bu kurumları davetinin amacı, büyük ölçüde emekli generallerin bildirisinin kınanması yönünde.
Ancak bunun gerçekleşmediğini anlıyoruz.
Peki sonra?
Sonrası ise yukarıda bahsettiğim; “keyfiliğin kurumsallaşması” örneği.

DENETİM SİLAHI DEVREDE

TESUD’dan beklenen bu desteğin gelmemesi üzerine ne oluyor dersiniz?
Olan şu; Ankara Valiliği, TESUD’un faaliyet ve hesaplarını denetlemek için iki denetçi görevlendirip, gönderiyor.
İstisnai durumları bir kenara bıraktığımızda bu denetimin keyfi olduğunu ve amacın da bu kurum üzerinde baskı kurmak olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Bu bir anlamda zorla rıza üretmektir.
Ama hemen ifade edelim ki, bu uygulama sadece TESUD’a ve 2021’e özgür değil.
Biliyoruz ki, özellikle Gezi sürecinden bu yana siyasi iktidara eleştirel pozisyonda duran pek çok STK ve özel şirkete karşı da bu “denetim” aracı kullanıldı.
Ama bu son olay bize ülkede kral sorunu olduğu kadar; “kraldan çok kralcılar” sorununun da var olduğunu gösteriyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Murat Aksoy Arşivi