/

KÖRLEŞME

İktidarın, kendilerini eleştiren muhalifleri arkaik bir şekilde darbe çağrısı yapmakla ve FETÖ-PKK uzantısı olmakla suçlamaktan başka argümanı yok. Ne zaman dara düşseler hemen bu iki iddiaya sarılıyorlar.

İktidarın, kendilerini eleştiren muhalifleri arkaik bir şekilde darbe çağrısı yapmakla ve FETÖ-PKK uzantısı olmakla suçlamaktan başka argümanı yok. Ne zaman dara düşseler hemen bu iki iddiaya sarılıyorlar. Arkasından sistematik linç başlıyor, tehditler, hakaretler alıp başını gidiyor. Varlıklarını tümüyle kutuplaşmaya bağlamış durumdalar. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in “Siyaseten eceliniz gelmiştir… Tükenmektesiniz, geldiğiniz sandık sizi gönderecek” şeklindeki açıklamasına gelen tepkiler bunun son örneği. Tabii iktidar, sandık kelimesini görmezden gelmeyi tercih etti. Maksat, her zamanki maksat, oylar konsolide olsun. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin tepkisi ise ilginçti: “Şapkasını alıp gidecek bir Cumhurbaşkanı ve yol arkadaşları yok. Eski Türkiye yok, bunu bilesiniz” Ne demek istiyor Özhaseki? Yeni Türkiye’de seçim kaybetmek, iktidardan düşmek yok mu? İktidarın seçimlerle gittiğini unutmuşlar belli ki. Mutlak iktidara inanmışlar anlaşılan. E kolay değil, 18 yıldır iktidardalar. Üstelik tek başına…
Parlamenter sistemde iktidara gelmiş bir koalisyon hükümeti olsa, eleştiri geldiğinde, at suçu koalisyon ortağı partiye, meclise, bağımsız yargıya, bağımsız Merkez Bankası’na, statükoya, orduya kurtul. Oysa kurdukları tuhaf tek adam rejiminde suç atacak yer bırakmadılar, herşey, heryer kontrolleri altında. Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir parti, hiçbir lider böyle bir gücü ele geçirmedi. Artık herşeyin sorumlusu kendileri, hiçbir şeyden kurtulamazlar.
Ama artık ne yapsalar olmuyor. Çünkü halka yabancılaştılar. Kutuplaşma siyasetinin de modası geçti, haberleri yok. 25 yıl yönettikleri Ankara ve İstanbul seçimlerini niye kaybettikleri ve CHP’lilerin seçimleri nasıl kazandığı gözlerinin önünde ama görmüyorlar. Körleştiler. Ekrem İmamoğlu, AKP’nin yaptığının tam tersini yaptı, 16 milyon insanı kucaklayarak İstanbullunun gönlünü fethetti. İmamoğlu’nu yok sayarak, gerçeklerin üzerinin örtüleceğini zannetmek büyük yanılgı.
Parti ayrımı yapmaksızın kendini büyük bir tevazu ile kente ve kentliye hizmete adamış Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın beğenilme oranının 6 ayda yüzde 25,5’ten yüzde 41.4’e yükselmesi iktidara bir şey anlatmıyor mu? Galiba öfke, hazımsızlık ve özgüven kaybı görmenin önündeki en büyük engel. Oysa siyaset aynı zamanda sağduyu ve aklı öne almayı gerektirir.
Konsensus’un son araştırmasında performansı beğenilen liderler sıralamasında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, Recep Tayyip Erdoğan’ı geçerek birinci olması da mı birşey anlatmıyor? Koca’nın üslubu, yumuşak tavrı, gazetecilerle diyalogu ve bilim konuşması, her ne kadar COVİD-19 rakamlarında soru işaretleri olsa da, onu iktidar mensuplarının çoğundan farklılaştırıyor.
Demem o ki; sanal düşmanlarla, klişeleşmiş darbe çağrısı iddialarıyla, beka tehditleriyle, vatan haini suçlamalarıyla, nefret diliyle, baskıyla varılacak yollar tükendi. Kutuplaşma siyasetinin yerini kucaklaşma, algı operasyonunun yerini sahicilik ve hizmet, kibirin yerini tevazu, hamasetin yerini de bilgi alıyor. Esas Yeni Türkiye bu değerler üzerinden kurulacak.

0  0,00