“Kronometreyi biraz geriye sarsak hiç fena olmaz”

İlk çıktıkları zaman daha ‘derin’ mevzularda gezinen Derin Basitlik, yeni şarkıları Aklımda Olan’la dinleyici karşısına çıktı. Şarkı, kişisel duyguların bir yansıması olsa da dinleyen birçok kişide farklı anlamlar bulacağa benziyor. Sound olarak da vitesi biraz küçülten topluluğun bu adımını bir deneme olarak da yorumlamak mümkün.

Derin Basitlik’in temelleri 2016 yılında atılmış. Vokalde Barış Tosun, gitarda Hakan Tuna, davulda Göktuğ Taşkaya, bas gitarda Ömer Arslan’dan oluşan grup henüz taze olsa da sadık kaldıkları müzik eskiye, rock’ın saf haline kadar uzanıyor. Bir süre barlarda, festivallerde takılan Derin Basitlik ilk çalışmaları Dipnot’u 2020 yılında yayınlayarak kendi kulvarlarına yol almaya başlamış. Ardından, Kukla, Güneş, Oradalar’ı piyasaya sürmüşler. Şimdi de Aklımda Olan’la dinleyiciyi karşısındalar. İlk parçalarına göre daha kişisel ve depresif olan şarkıyı bir deneme, arayış olarak da yorumlamak mümkün. Gruba aşina olan biri, Aklımda Olan’ı dinlediğinde, “Bu adamlardan böyle şarkılar da çıkabiliyor,” demekte hiç zorlanmayacaktır. Zira Derin Basitlik bu yeniliği gayet iyi kotarmış. Grup üyeleriyle Derin Basitlik’in hikayesini ve yeni şarkılarını konuştuk.

Rock’ın köklerinden gelen bir tarzınız var. Neleri, kimleri dinleyerek şimdiki sound’unuzu oluşturdunuz?

Temelde rock müzik olmak üzere aslında grup üyeleri olarak birçok farklı müzik tarzından etkilendiğimizi ve dinlediğimizi söyleyebiliriz. Sıralayacak olursak:

Barış: Ben Queen, Scorpions, Bulutsuzluk Özlemi severim.

Hakan: Gary Moore, Daft Punk, Yavuz Çetin dinliyorum.

Göktuğ: Ben de Elektro Deluxe, Jamiroquai, Jorja Smith severim.

Müzik dışında neler yapıyorsunuz? “Hayatta kalmak” için yani…

Grup üyeleri olarak hiçbirimiz müzik eğitiminden gelmiyoruz, yani alaylı olarak yetiştiğimizi söyleyebiliriz. İşlerimizden kalan vakitlerde sürekli birarada olup müzik yapmaya çalışıyoruz. İmkan olsa hayatta kalmak için sadece müzikle uğraşmak isteriz ve bu bizim en büyük hayallerimizden.

Barış: Özel bir şirkette ziraat mühendisi olarak çalışıyorum.

Hakan: Medya iletişim bölümünden yeni mezun oldum.

Göktuğ: Fransızca öğretmenliği okuyorum.

Ömer: İnşaat mühendisliği yapıyorum.

‘Derin Basitlik’ için aşağı yukarı “karmaşıklık” tanımı yapılır. Özellikle yazar John Gribbin, meşhur Derin Basitlik kitabını “Kaosun karmaşıklığa, karmaşıklığın da yaşama yol açtığını savunur. Sizin bunlarla bir alakanız var mı?

Evet. Çok güzel bir soru olmuş doğrusu. Sıklıkla ismimiz farklı karşılanıyor ve nereden geldiği bizlere soruluyor. Grup ismimizi tam da bu kitaptan esinlenerek koyduk.

Neden?

Barış: Müzik ve mesleğimin yanında özellikle astronomi başta olmak üzere bilime de ilgi duyuyorum. Lise yıllarımda edindiğim Derin Basitlik kitabı beni hem içeriği hem de ismi ile çok etkilemişti. Grubu kurduğumuz dönemde isim düşünürken Derin Basitlik’i arkadaşlara sunduğumda onların da kabul etmesiyle bu ismi grubumuza verdik. Grubun ismini müziğimizle ilişkilendirecek olursak progresif müzik benzeri karmaşık bir müzik yapmıyoruz ancak derin duygu, düşüncelerin ve bazı kişisel öğelerin var olduğu parçalar yapıyoruz. Yani hayatın kaosu ve karmaşıklığını kitapta bahsedildiği gibi derin ve basit bir şekilde müziğimize yansıtıyoruz.

Nasıl bir araya geldiniz?

2016’da grubumuz kurulduktan birçok farklı müzisyen arkadaşla çalıştık. 2018’de o dönemde grupta yer alan davulcu ve bas gitarist arkadaşlarımızın iş ve askerlik durumlarından dolayı gruptan ayrılmaları söz konusu oldu. Yine aynı yıl bir parça kaydı için Hakan ile bir araya geldik ve gruba dahil oldu. Hemen birkaç ay sonrasında Göktuğ gruba dahil oldu. Bu yıl içerisinde de Ömer bas gitarda gruba dahil oldu.

Yeni şarkınız Aklımda Olan yayınlandı. Var mı şarkının bir hikayesi?

Aslında bu şarkının da olduğu gibi tüm şarkılarımızın bir hikayesi var. Biraz kişisel ve duygusal aslında ancak kişin geçmişe dönük pişmanlıkları ve bunları geriye dönüp değiştirme isteğinden bahsediyor diyebiliriz.

Aklımda Olan için yaptığınız, “Uzun bir kış boyunca üzerinde çalıştığımız ve her aşamasında özen gösterdiğimiz şarkımızın tüm dinleyenlere güzel duygular hissettirmesini diliyoruz. Aklımda Olan’da kişisel duygu ve düşüncelerin daha ön plana çıktığını düşünmekteyiz. Daha önce yayınladığımız parçalara nazaran daha bireysel ve duygusal bir parça olarak bahsedebiliriz,” açıklamasına ben de katılıyorum. Özellikle de “bireysel ve duygusal” kısmına… Barış, bu şarkıyı yazarken ‘şimdiki andan’ ‘yok olmak’ istediğini, kronometreyi biraz geri almanın sana iyi geleceğini düşündüm. Katılır mısınız buna?

Evet, kesinlikle katıldığımızı söyleyebiliriz. Bir önceki soruda bahsettiğimiz gibi siz de aslında şarkıdaki ana temayı yakalamışsınız. Şarkıda geçmişte yaşanan tecrübelere farklı bir açıdan bakmak ve şu anda düşününce acaba neler farklı olabilirdi gibi sorulardan yola çıkarak şarkıdaki sözler ortaya çıktı. Yani evet, kronometreyi biraz geriye sarsak hiç fena olmaz.

Aklımda Olan her ne kadar “bireysel” bir duygudan ortaya çıkmış olsa da yine de birçok insanda karşılık bulacağını düşünüyorum. Hemen hemen iki yıldır kötü zamanlardan geçtik, şimdi de durum başka bir açıdan yine pek iç açıcı değil. Biz de şöyle bir “altı ay uyusak”, “gözlerimizdeki ışıltı” geri gelir mi sizce?  Ya da kafanızda başka bir alternatif var mı?

Evet, sizinde dediğiniz gibi yaşamadığımız dünya ve geleceğe dair çok umutlu bakamıyoruz. Bu dönemlerde her insan için gündemden biraz uzaklaşıp sanata ve dünyadaki güzel şeylere ilgi göstermenin herkese iyi geleceğini düşünüyoruz. Ve hatta biz müzik ile bu gündemlerden uzaklaşmaya çalışıyoruz.

Şarkılınızı bağımsız olarak yayınlıyorsunuz. Ben alternatif ve bağımsız müzik yapanların ‘ana akımın’ defterini çoktan dürdüğünü düşünüyorum. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda ve geleceği hakkında?

Tüm dönemlerde bağımsız müzik yaparak kendini duyurmanın zor olduğunu düşünüyoruz. Ancak yaptığımız müzik tarzı gereği ister istemez alternatif akım içerisinde yer alıyoruz. Ana akımın etkilenmesi konusuna gelecek olursak, evet, şu anki internet ve sosyal platformların bu kadar erişilebilir olduğu dünyada ana akımın kendi açısından olumsuz etkilendiğini söyleyebiliriz. Ancak yine de ana akımın etkisinden tam olarak çıkılamadığını ve müzik piyasasında kısır bir döngünün olduğunu düşünüyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Burak Soyer Arşivi