/

La Casa De Papel’in şarkıcısı; CECILIA KRULL

Korona günlerinde evde kalmaya devam ediyoruz ve evde kalanlar için en güzel şey dizi izlemek. Öyle diziler var ki sizi etkisi altına alıyor ve hiç bitmesin istiyorsunuz. Bu dizilerin başında La Casa De Papel var.

Korona günlerinde evde kalmaya devam ediyoruz ve evde kalanlar için en güzel şey dizi izlemek. Öyle diziler var ki sizi etkisi altına alıyor ve hiç bitmesin istiyorsunuz. Bu dizilerin başında La Casa De Papel var. Dünyada ve Türkiye’de kitleleri etkiledi. Her sezonu ilgiyle izlendi ve yeni sezonu heyecanla beklendi. La Casa De Papel dizisinin 4. sezonu virüs dönemine denk geldi ve hepimize de ilaç gibi geldi. Diziyi heyecanla bekledik ve çoğumuz tek gecede yeni sezonun bütün bölümlerini bitirdik. Oradaki karakterlerin her biri zamanla kahramanımız oldu ve hepimiz kendimize karakterler seçtik. Şehir isimleri verilen kahramanlarımız neden bu kadar çok sevildi çünkü insani yönleri ve duygu geçişleri bize çok yakındı. Dizinin konusu basit bir soygun hikayesi gibi görünse de, bir başkaldırıya dönüşen olaylar zinciri, Salvador Dali kostümleri ve karakterlerin kişisel hikayeleriyle bağlantılar kurulması diziyi derinlikli yapıyor. Öyle ki insanda bıraktığı duygularla La Casa De Papel izledikçe güçlendik, güçlendikçe özgürlük şarkıları eşliğinde hayata tutunduk. Her bölümden sonra dizinin şarkılarını da söylemeye başladık. La Casa De Papel hikayesiyle, oyuncularıyla ve şarkılarıyla dizi tarihine çoktan geçti bile. La Casa De Papel ile ilgili röportajımızı başarılı dizinin en az kendisi kadar beğenilen jenerik şarkısı My Life Is Going On şarkısını seslendiren isim Cecilia Krull ile gerçekleştirdik. İnşallah ilerde oyuncuları ile de röportaj yapma fırsatı buluruz. La Casa De Papel dizisinin jenerik şarkısını seslendiren ve dizinin müziklerinde yer almaya devam eden İspanyol şarkıcı Cecilia Krull Madrid’de yaşadığı virüs sürecini ve diziden sonra değişen hayatını anlattı.

Dizideki karakterlerden hangisi sizin kahramanınız desem, benim için seçim bazen ikide kalıyor. Profesör diyorum ardından ama o Berlin çok iyi dostum derken buluyorum kendimi. Korona günlerinde diziyi izleyin zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız ardından dizinin şarkılarını dinlerken bulacaksınız kendinizi zaten.
◼ Cecilia şu anda neredesiniz, koronavirüs gerçeği ile ne zaman yüzleştiniz ve kendi karantinanızı nasıl başlattınız?
Evde, Madrid’deyim. Durum daha çok karmaşık değilken şarkıcılar için masterclass yapmak üzere Kanarya Adaları’ndaydım. Her şeyi iptal ettiler. Şok olmuştum. Ama pozitifliğimi korudum. Bu kadar ileri gideceğini düşünememiştim. Sanırım oradayken gerçeğin tam olarak farkına varamamıştım. Madrid’de her yerin kapalı olduğunu söylediler, Kanarya Adaları’nda durum henüz o kadar ciddi değildi. Sonrasında Madrid’e döndüm ve karantinaya başladım.
Sürekli evdeyiz
◼ Barcelona’da yaşayan arkadaşım var ve oradaki durum beni de kaygılandırdı. Nasıl bir yaşamın içindesiniz?
Farklı bir yaşam, sürekli evdeyiz. Haftada bir kez süpermarkete gidiyoruz ve bunun biteceği günü hayal ediyoruz.
◼ Cecilia müzik endüstrisi de dahil birçok alan virüsten etkilendi, sizin planlarınız nelerdi ve o planlarınız nasıl değişti?
Çok fazla konser ve etkinlik iptal edildi. İleri tarihlerde tekrar nasıl programlayabileceğimize bakacağız. Bu süreçte sosyal medya aracılığıyla başka türden etkinlikler yaratmaya ve evde müzik yapmaya çalışıyorum. Instagram üzerinden canlı yayınlara katılıyorum. En son Türkiye’den Barbaros ile instagram canlı yayınında bir araya geldik. Dj Funky‘C ‘nin de instagram canlı yayınına katıldım.


◼ Dizinin Türkiye’de başlayacağı tarihte Barbaros ile instagram yayını gerçekleştirdiniz, nasıl bir yayın oldu?
Çok ilginç ve keyifli bir buluşma oldu. Barbaros ile birlikte Unicef’in gecesinde sahne alacaktık. Bu olaylar nedeniyle konseri gerçekleştiremeyince menajerlik şirketimiz Pasion Turca’nın CEO’su Sinan Ufuk Nergis bizi Instagramda buluşturmaya karar verdi. Birlikte şarkılar söyledik, sohbet ettik. Öncesinde Barbaros’un yaptığı şarkıları dinlemiştim harika bir sesi ve ifade gücü olduğunu düşünüyorum. İnşallah yakın zamanda da yan yana birlikte söyleme fırsatı buluruz.
◼ Biz sizi La Casa De Papel’in jenerik müziğini seslendirmeniz için teklif nasıl geldi ve siz dizinin bu kadar popüler olacağını tahmin etmiş miydiniz?
Dizinin harika olacağını biliyordum, çünkü sadece aktörler değil, kamera arkasında çalışan tüm ekip inanılmaz çalıştı ve bence bu başarıya inandı. Hikâye harikaydı ve inanılmaz olacağını biliyordum.
La Casa De Papel benim için çok şey ifade ediyor
◼ Bu dizinin kariyerinize katkısı neler oldu ve hayatınızda neleri değiştirdi?
Benim için çok şey ifade ediyor, La Casa de Papel’in jenerik olması, bana diziyi gören ve şarkıyı beğenen herkesin yaklaşmasını sağladı. İnsanlar şarkıyı beğeniyor beni tanımaya çalışıyor bir şekilde dizinin etkisiyle organik olarak şarkı, insanlarla bire bir bağlantı kurmamı sağlıyor. Ve tabii ki hayatımı değiştiriyor, bu yüzden “La Casa de Papel’in şarkıcısı” dendiğinde bundan çok gurur duyuyorum.
◼ Türkiye’de konser verdiniz bizim hakkımızda duygularınız ve düşünceleriniz nelerdir?
Türkiye’ye aşığım, mümkün olduğunda Türkiye’de daha fazla zaman geçirmeyi çok istiyorum. Yemekler, insanlar, tarih ve atmosferi muhteşem. Türkiye’deki insanlar kesinlikle çok yetenekli ve komik.

Ben Berlin’i seviyorum
◼ La Casa De Papel’de sizin karakteriniz kim? Karakterlerin şehir isimleri olması güzel bir fikir. Hatta La Casa de Papel’de ‘Helsinki’ karakterini canlandıran Darko Peric, Helsinki olmasaydın hangi şehir olmak isterdin sorusuna İstanbul olmak dedi. Bu çok hoşumuza gitti, gurur duyduk.
Haha biliyorum, o kötü adam, ama ben Berlin’i seviyorum ve Nairobi! Aslında her karakteri seviyorum çünkü hepsi bir şekilde bir parçamız haline geldiler …. Ama o ses ve kişi, benim için BERLİN!
◼ La Casa De Papel dizisinde müzik çalışmalarınız devam ediyor mu?
Evet devam ediyorum.
◼ Bu virüs size neler öğretti, hayata dair ne gibi dersler çıkarttınız?
Bir daha hiçbir şeyden hiçbir koşulda şikâyet etmemeyi öğretti.

Cecilia Krull Hakkında

Popüler dizi La Casa De Papel’de seslendirdiği jenerik şarkısı “My Life Is Going On” ile tüm dünyada 180 milyonun üzerinde dinlenen Cecilia Krull, 2019 yılında “HARD” isimli single’ının ardından Mart 2020’nin son günlerinde “LOSING MY MIND” isimli şarkısını yayınladı. Bu yeni şarkılar sanatçının 2020 yılı içinde yayınlayacağı ilk albümünün mini bir teaser’ı niteliğinde…
Müzisyen bir aileden gelen ve kariyerine 7 yaşında Disney filmlerinin şarkılarını seslendirerek başlayan şarkıcı ve besteci Cecilia Krull, Fransa, Küba, Almanya ve İspanyol kökleri ile genç yaşına rağmen günümüzün en önemli yeni kuşak caz şarkıcılarından biri olarak gösteriliyor.
Aynı zamanda Pop, Groove ve Soul gibi farklı müzik tarzlarında da şarkılar seslendiren sanatçı, bugüne kadar İspanya, Fransa, İsveç, Cezayir, Türkiye, Yunanistan gibi birçok ülkede sahne aldı ve Vitoria, Jimmy Glass, Elias Crean, Jn77 ‘in the Lake, Pinto, Soto del Real, Flavor to Club, Cultural Festival European of Algiers, Carlos Ill, gibi birçok prestijli festivalde performanslar sergiledi.
Jorge Pardo, Robert Glasper, Javier Colina, Gustav Lundgren, Mel Bringuez, Pedro Itu-rraide, Guillermo McGill, Andreas Unge, Pablo Martin Caminero, Borja Ba rrueta, Daniel Garcia Bruno, Bob Sands, Pedro Ruy Bias, Pepe Rivero, Gaston Joya, Michael Olivera, Reinier Elizarde, Ivan Melon Lewis gibi uluslararası üne sahip çok sayıda müzisyenle de müzikal işbirlikleri gerçekleştiren Cecilia Krull, Manuel Santisteban ile birlikte birçok soundtrack çalışmasına da imza attı. “Three Meters Above The Sky” (2010), “Fuga de Cerebros 2” (2011), “Ms to Vis “(2016), “The House of Paper” (2017) ve “The Accident” (2018) gibi projelerde sesiyle yer aldı.

Hazırlayan: Mutlu Hesapçı

0  0,00