Abdullah Biricik

Abdullah Biricik

NOU CAMP’TA YENİDEN DOĞUŞ

Galatasaray taraftarı 131 desibel ile Guinness rekoru kırdı, bu rekor tarihte bir futbol stadyumundaki en yüksek ses olma özelliğini taşıyor. 2002 Dünya Kupası'nda milli takımın yarısı Galatasaraylı oyunculardan oluşan takım dünya üçüncüsü oldu. Avrupa'da kupa kazanan tek Türk takımı. Türkiye'nin en çok şampiyon olan takımı.

Yukarıdaki ifadeler Barcelona kulübüne ait, 8 gün önce resmi internet sitesinden Galatasaray’ı bu cümlelerle anlattı. Nereden bakarsan elit ifadeler. Pek çok takımın ulaşamayacağı ve dünyanın en büyük takımlarından biri olan Katalonya temsilcisi tarafından ifade edilmiş onur verici istatistikler. Tanıtım bu paylaşımla sınırlı kalmadı.

Barcelona belgesel ekibi İstanbul’a gelip kendi taraftarı için özel bir Galatasaray videosu hazırladı ve bu videoyu 40 milyon takipçili Twitter hesabında paylaştı. 5 dakikalık videoda Galatasaray ile ilgili şu çarpıcı ifadelere yer verildi;

Galatasaray adını Haliç’in kuzeyindeki Orta Çağ kalesinin güneyinde bulunan Galata’dan alır. Galata’nın Sarayı Galatasaray Lisesidir. Galatasaray Lisesinin öğrencilerinin kurduğu takımdır Galatasaray. Galatasaray’ın çok başarılı bir mazisi vardır. Bizim 6 oyuncumuz (Hagi, Popescu, Frank De Boer, Giovani Dos Santos, Arda Turan ve İnaki Pena) Galatasaray forması giydi.

Sosyal medya hesaplarının 11 milyondan fazla takipçisi var. İşte bu kadar önemliydi Barcelona ile maç yapmak. Şirketlerin hatta ülkelerin milyon dolarlarca para harcayıp gerçekleştirmek istediği tanıtımı, Galatasaray sadece Barcelona ile eşleşerek başarabilmişti. Tanıtımı da Galatasaray değil bizzat Barcelona yapmıştı. THY, kendi marka tanıtımı için 2010 yılında Barcelona Kulübüne 7 milyon 700 bin Euro tutarında bir ücret ödemişti. Yine yerli şirketlerimizden Beko, Barcelona iş birliği için totalde 35 milyon Euro para harcamıştı. Sponsorluk imza töreninde konuşan Ali Koç şu açıklamaları yapmıştı; “Beko, Barcelona ile yaptığı iş birliği ile global marka pozisyonunu dünya çapında güçlendirdi.”

Galatasaray elbette Avrupa’da yeterince tanınan bir markaydı. UEFA Kupası ve Avrupa Süper Kupasını tüm dünyanın gözü önünde kaldıran bir takımdı ancak marka değeri ve bu değerin sürekliliği açısından sadece otel ve seyahat masrafları ile yapılan bu tanıtım, paha biçilemezdi!

Bu büyük kazanımlarla Katalanca’da “Yeni Saha” anlamına gelen ve Avrupa’nın en büyük futbol stadyumu olan Nou Camp’a misafir oldu Galatasaray. Barcelona’nın mabedi olan 99 bin 354 taraftar kapasiteli Nou Camp’a! Galatasaraylı taraftarlarda hem korku hem de bir umut ışığı vardı. Kabus gibi geçen sezonda Torrent ile bu deplasmana çıkmak büyük bir korku yaratsa da, kazanılmış zaferler ve Avrupa maçlarında çok farklı bir kimlikle oynama alışkanlığı bir umut yaratıyordu taraftarlarda. 0-0 biten ilk yarı sonrasında ise herkeste farklı bir düşünce oluştu. Düşünceden öte bir hayıflanmaydı bu!

“Yüzyılda bir denk gelirdi bu kadar zayıf bir Barcelona ve Galatasaray’ın en kötü olduğu zamana denk gelmişti”. İyi bir Galatasaray Nou Camp’ta bu şekilde zayıf yakaladığı Barcelona’yı çok rahat yenebilirdi. Marsilya ve Lazio gibi daha zor olan iki maçı da kazanabilmişti Galatasaray.

Maçın ikinci yarısı da benzer bir havada başladı. Kötü bir Barcelona ama bu durumu değerlendiremeyen bir Galatasaray vardı Nou Camp’ta.

Xavi’nin üst üste yaptığı değişiklikler oyunun çehresini biraz değiştirse de Barcelona kendi kalecisi İnaki Pena’yı geçemedi. Pena ikinci yarının ilk bölümlerinde önemli kurtarışlara imza attı. Bu zor süreçte sahaya oldukça ideal bir kadro süren Domenec Torrent çok doğru değişikliklerle oyundaki dengeyi sağladı ve baskıyı kırdı.

Galatasaray kötü bir zaman girdabı içerisinde boğuşurken bile Avrupa alışkanlığına devam etti ve Nou Camp’tan 1 puan ile dönmeyi başardı. Bu kötü zamanda Barcelona deplasmanından alınan puan şüphesiz ki Galatasaray adına çok ama çok önemli.

Nou Camp’tan puanla dönmek her babayiğidin harcı değil. Galatasaray rövanşta Barcelona’yı yener ve çeyrek finale kalırsa, kabusa dönüşen sezonda yepyeni bir hikaye yazılabilir…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Abdullah Biricik Arşivi