OPERASYONLARI ‘ANLATMA’ TURLARI

TÜRK Silahlı Kuvvetleri’nin, ‘pençe serisi’ olarak adlandırılan sınır ötesi operasyonlarının amacı ve bölge yönetimleriyle oluşabilecek yanlış anlamaları giderme konusunda ilginç bir süreç işletiliyor. Son günlerde hem Suriye hem de Irak topraklarında yoğunlaşan operasyonun ‘amaç ve sınırının’, görevlendirilen özel temsilciler tarafından bölge yönetimlerine ve diğer muhataplara anlatıldığı ortaya çıktı.

Edindiğimiz bilgiye göre, ilk ziyaret Bağdat’a yapıldı. Öncelikle merkezi yönetime süren operasyonla ilgili kaygıları giderecek bilgiler paylaşıldı. Özel temsilcilerin bir kez daha ‘amacın PKK ve uzantılarıyla mücadele olduğunu, ülkenin toprak bütünlüğü konusundaki tezin aynen sürdüğünü, mücadelenin sona ermesinin ardından geri döneceğini, hiçbir yeni talep ve amacının olmadığını’ anlattığı belirtiliyor.

Ziyaretler Bağdat yönetimiyle sınırlı kalmadı. Kuzey Irak Kürt Bölgesel yönetimiyle de aynı başlıklarda görüşmeler yapıldı. Zaten Barzani yönetimiyle koordinasyonun olduğu, zaman zaman detaylı bilgilendirme yapıldığı aktarıldı. Suriye yönetimiyle olan ilişki henüz siyasi alana taşınamadı. Bu ülkeyle ilişkinin halen istihbarat örgütleri düzeyinde yürütüldüğü biliniyor.

Bu ziyaretlerin Türkiye’nin tezini anlatmaktan öte amaç taşıdığı da aktarılan bilgiler arasında. Bir yandan operasyon bilgilendirmesi yapılırken, diğer yandan İran’ın bu yönetimlerle Türkiye’nin ilişkisini sabote etme çabalarının önlenmeye çalışıldığı iddia ediliyor.

Çünkü güvenlik birimleri, İstiklal Caddesi saldırısının ardından PKK olduğu konusunda ısrar ederken, PKK’nın son dönemlerde İran’la ilişkilerine de dikkat çekiyorlar. Hatta analizlerini daha ileri götürenler, Türkiye’ye yönelik terör saldırısının arkasındaki asıl güç ve PKK ilişkisine vurgu yapıyorlar.

Türkiye’nin hem Irak Merkezi Hükümeti hem de Kuzey Irak Bölgesel Hükümetiyle kurduğu ilişkilerin, ayrıca Suriye ile olası yakınlaşmanın verdiği rahatsızlığın göz ardı edilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Güvenlik uzmanlarının, “İran yönetimi, Irak merkezi hükümetiyle Türkiye’nin ilişkisinden rahatsız. Barzani yönetimiyle zaten sorun yok. Suriye de denkleme girerse İran daha da rahatsız olacak. Ayrıca artık Şiiler bir bütün olarak hareket etmiyor. Arap Şiileri, İran konusunda farklı tavır sergilemeye başladı, bu da onları rahatsız ediyor” değerlendirmeleri var.

İstiklal Caddesi’ndeki terör saldırısının asıl faillerinin yakalanması konusunda süreç devam ederken, bölgenin değişen yapısının, bu tür eylemcileri bulma konusunda yarattığı zemine de dikkat çekiliyor. Eylemci terörist ve işbirlikçilerin kimliği ve yaşadıkları coğrafya da incelemeye değer görülüyor.

Suriye sınırlarında IŞİD’e destek veren yabancı sayısının, Türkiye rakamlarına göre 108 bin, Suriye devletinin rakamlarına göre 67 bin kişi olduğu belirtiliyor. Ayrıca, IŞİD’in terk ettiği bölgelerin büyük bölümünün YPG’ye geçtiği, bölgede yaşamaya devam eden unsurlar kullanılarak, benzer terör faaliyetlerini gerçekleştirecek kişi bulmanın kolay olduğu yorumları aktarılıyor.

Türkiye’nin sınır komşularıyla olan sorunları ve bu bölgelerde yaşanan hızlı değişimler, güvenlik birimlerinin analizlerini sürekli yenilemelerini zorunlu kılıyor. Son dönemdeki çalışmalarda en çok tartışılan konu, yukarda dikkat çekmeye çalıştığımız PKK-YPG-İran yakınlaşması. Yapılan değerlendirmelerde, ABD ve AB ülkelerinin Pençe serisi askeri operasyonlar konusundaki tavrının PKK ve uzantılarını yeni partnerler aramaya ittiği de yapılan değerlendirmeler arasında.

Son günlerde siyasi masaların önemli konusu olan operasyonlara ilişkin, Ankara’daki egemen bakışı aktarmak istedik…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Nuray Babacan Arşivi