SEÇİME KADAR ATATÜRKÇÜ AKP'NİN SEÇİM ŞİFRELERİ

SİYASETTE artık seçim kampanyaları, beyannameler ve vaatlerin konuşulmaya başlanacağı bir sürece giriyoruz. Millet İttifakı’nın adayının kim olması gerektiği tartışıladursun, kapalı kapılar ardında ciddi araştırmaların yön verdiği hazırlıklar var. Bu süreçte, algının, gerçeklerin, pragmatik ve faydacı yaklaşımın ideolojilerin önüne geçtiğini göreceğiz. Örneğin, AKP’nin kurucu idare ve Atatürk konusundaki çarkına hep birlikte tanık olacağız.

Bunun ilk ipuçları, geçtiğimiz 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda, artırılan coşku, kullanılan dil ve iktidar medyasının kutlamalara gösterdiği ilgi ve ayırdığı süre ile görüldü. Öğrendiğimize göre, bu doz seçim kampanyası boyunca devam edecek. Seçim meydanlarında Cumhuriyet’in değerlerine, kurucu idareye, ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e atıfları göreceğiz. İzmir Marşını çalmaktan korkmayan AKP’lilerin sayısı artacak. 23 Nisan, 19 Mayıs gibi bayramlar daha hissedilir olacak.

Neden derseniz, iktidar partisinin yaptırdığı araştırmalar, Cumhuriyet’in değerlerine ve Atatürk’e yapılan her saldırının, partinin tabanında tepki gördüğünü, özellikle genç seçmeni uzaklaştırdığını ortaya koydu. Son dönemlerde, Diyanet mensuplarının, imamların, tarikat şeyhlerinin, partinin taşra teşkilatındaki bazı isimlerin bu değerlere yönelik olumsuz sözlerinin partiye zarar verdiği görüldü. İşte, bu nedenle parti yönetimi, inansa da inanmasa da seçime kadar rolünü oynayacak.

Gelelim, AKP’nin seçim beyannamesi çalışmalarına. 28 Ekim’de açıklanması planlanan metin, kitlelere umut satacak. Çalışmalara katılan parti kurmayları, önceliği parlatılabilecekleri projelere verecek. 2023 aynı zamanda Cumhuriyet’in 100’üncü yılı olacağı için beyannamede, “Yeni yüzyılda Türkiye’yi üst lige taşıyacağız” vurgusu kullanılacak.

Doğal olarak beyannamede 20 yıl boyunca yapılanlar anlatılacak. Köprü, yol, baraj rakamlarıyla metin süslenecek. Bu kez yapılanlar daha az yer tutacak, yapılacaklara öncelik verilecek. Çünkü seçmen yıllarca ‘size bunu yaptık’ diyen siyasetçiyi artık sıkıcı buluyor. Metinde yerli otomobil, Karadeniz’deki gaz, yeni savunma sanayi teknolojileri sıralanacak. Yargı, dış politika ve savunmada eleştirilen ne varsa hepsinin iyileştirilmesiyle ilgili vaatler, büyük puntolarla sıralanacak. Yeni konut projeleri de hem beyannamede hem de 9 ay boyunca seçim kampanyasında sıklıkla kullanılacak.

Dikkat çeken bir başka başlık, köyden kente göçü önleme projeleri olacak. Vatandaşların kırsalda kalarak tarımsal üretimin artırılmasına yönelik çalışmalar, kadın çiftçilerin sosyal güvenlik primlerine devlet desteği gibi projelere yer verilecek. ‘Kadın köyde kalırsa erkek de kalır’ anlayışından hareketle, tarımsal desteklerin farklılaştırılması gibi çalışmalar görülecek.

Ve… 9 ay boyunca, TBMM’nin çalışmaya başlamasıyla birlikte, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT), sözleşmeli personelin kadroya alınması, taşeron çalışanlarına yönelik iyileştirmeler, emekli maaşı ve asgari ücret düzenlemeleri, dar gelirli vatandaşlara yönelik sosyal paketler, vergi borçlarının ertelenmesi, SGK prim borçlarının affedilmesi, gençlerin kullandığı bilgisayar ve cep telefonu gibi elektronik cihazlara yönelik vergi indirimi gibi tamamen seçim yatırımı olan, bazılarının deyimiyle ‘seçim rüşveti’ olarak nitelendirilen, ‘niye şimdiye kadar yapmadınız da seçimi beklediniz’ dedirtecek cinsten atılan adımlara hep birlikte tanık olacağız.

AKP, elindeki tüm silahları, ‘kritik’ dedikleri seçim için kullanacak. Vaatlerin ne kadarı yapabilir? Ilımlı ve pozitif dili kaç ay sürdürülebilir? Krizdeki ekonomi bol keseden dağıtılan vaatleri nasıl kaldırabilir? Toplumu ve gençleri kazanmak için atılan adımlar seçimlerden sonra anımsanır mı? Ve toplum bir kez daha bütün bunlara ne kadar inanır?.

Hep birlikte göreceğiz…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Nuray Babacan Arşivi