Şezlonglar ayrılıyor açık büfe tarih oluyor

Türkiye’de koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede her gün yeni gelişmeler yaşanıyor. Birçok sektörün ne zaman yeniden faaliyete başlayacağı merak konusu. Turizm ise birçok sektörü doğrudan etkilemesi sebebiyle dikkat çekiyor. Adalar Vakfı Başkanı Halim Bulutoğlu, “Avrupa’da ‘Evde kalın’ çağrısı yapılıyor. Bu halde turizm sektörünün canlanması için en erken tarih temmuz gibi gözüküyor” dedi. Eski Kültür ve Turizm Bakanı Bahattin Yücel ise, yaz turizminin yoğun olduğu şehirlerin CHP’nin elindeki belediyeler olduğunu vurgulayarak “Merkezi yönetim, yerel yönetimleri engellemek yerine hijyen kurallarının ve koronayla mücadelede yapılması gerekenlerin nasıl sürdürebilir olacağı konusunda desteklemesi gerekir. Bunları yerel yönetimlerin iyi yapabileceğini düşünüyorum” dedi.
Uzmanlara göre Türkiye’de otellerin büyük bir bölümü hijyen kuralları konusunda uluslararası standartlara uygun. Ancak dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınında bu durum daha önemli bir yer kaplıyor. İddialara göre ise Kültür ve Turizm Bakanlığı bir eylem planı hazırlığında. Buna göre; otellere maksimum yüzde 60 doluluk izni verilecek ve yüzme havuzu, şezlong ve oturma alanlarında sosyal mesafe kuralları uygulanacak.
Ayrıca otel ve transfer araçlarına sertifika verilecek. Otel lobisinden odalara, çalışanların alacağı eğitimden açık büfe ve restoranlara, havuz ve plajdan toplantı odalarına kadar tüm detaylar sertifikasyon çalışması kapsamında yer alacak.
ODALAR 12 SAAT BOŞ BIRAKILACAK
Öte yandan tesis hijyeni kapsamında odadan ayrılan turistlerin ardından dezenfeksiyon yapılacak ve oda 12 saat boş bırakılacak. Oda temizliğinde ise görevli personel çalışırken koruyucu ekipman kullanacak. Otellerde acil durum karantina alanları oluşturulacak. Plajlarda sosyal mesafeye dikkat edilecek.
Bunların yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, 2020 yılı yurt içi uçuşları için bayram sonrasına işaret ettiği öne sürüldü. Tüm bu iddialar kamuoyunda büyük bir boşluk yarattı. Gezete Pencere yazarlarından Bahattin Yücel ve Halim Bulutoğlu da turizm sektöründe yaşanabilecek gelişmeleri ve ortaya atılan iddiaları değerlendirdi.
“TEMMUZ’DAN ÖNCEYİ DÜŞÜNMÜYORUM”
Kamuoyunda yer alan iddialarla birlikte sektörde yaşanacakların belirsizlik taşıdığını aktaran Halim Bulutoğlu, “Mayıs zaten bitti. Haziran ayında da bir hareket olacağını sanmıyorum. Dünyanın en büyük tur operatörü TUİ Avrupa Birliği’ne yaptığı başvuruyla bir plan ve yol haritası çizilmesini istedi. Yol haritasında hangi ülkelerin kapılarını ne zaman açacağı ve ülkelerin diğer ülke vatandaşlarını ne zaman kabul edeceği bilgisi istendi. Yani onlar da bilmiyor ne olacağını. Tüm bu belirsizlikler içerisinde tahmin yapmak doğru olmaz. Ancak dilekte bulunulabilir. O da ‘hazırız’ diyerek yapılıyor. Ben bu durumun temmuzdan önce netleşeceğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Bilim Kurulu’nun “normalleşme için erken” açıklamasını hatırlatan Bulutoğlu, “Sınırlar açılmış değil. Dolayısıyla mayıs ve haziran aylarında yurt dışından geliş beklemek mümkün değil. Avrupa’da “Evde kalın” çağrısı yapılıyor. Bu halde en erken tarih temmuz gibi gözüküyor. Yurt içinde ise bayram tatilinde sokağa çıkma yasağı olacak muhtemelen. Sonrasında bir açılım olabilir. Tekne turizmi ve otellerin bir bölümü açılabilir. Bunun için de Turizm Bakanlığı bir sertifika geliştirdi ve buna uyulmasını söyledi. Ancak sertifika ulaşmış değil. Üniversite sınavlarının tarih değişikliğinde Turizm Bakanlığı etkisi olduğu söyleniyor. Belki temmuzu da kaybetmeyelim diye bir öne alma tavsiyesi olabilir” dedi.
“İZOLE YERLER Mİ YAPILACAK?”
Henüz dünyada Kovid-19’a karşı geliştirilmiş aşı veya ilaç olmadığına dikkat çeken Bahattin Yücel ise “Salgının önlenmesinde alınacak tedbirlerde yerli ya da yabancı turist ayrımı gözetilmesini mantıklı ve uygulanabilir bulmuyorum. Onlar için ayrı, izole edilmiş yerler mi yapılacak?” diye konuştu.
Sektöre yeterince yardımcı olunmadığını belirten Yücel, “Boşuna umutlarla ‘Sektör canlanacak, okullar açılacak’ gibi gerçekleşmesi mümkün olmayan tezlerle insanlara umut verdiler. Ama alınacak önlemlerin başarılı olacağına inanmadığım gibi mantığını da öngöremiyorum. Sonuçta bu kararlar sektörle bir araya gelerek alınacak kararlardı. Tabi ki hijyenik açıdan alınacak önlemler var ama bunlar zaten gündelik yaşamda da uygulanması gereken önlemler. Sektörün paydaşları bir araya gelerek durumu gerçekçi şekilde tespit etmeli, alınacak önlemleri belirlemesi lazım. Çünkü böyle bir belgeyle en az zararla atlatılır diye bir düşünce varsa bu çok yanlış” dedi.
“GERÇEKÇİ BULMUYORUM”
Salgının başladığı tarihten bu yana birçok kişinin çalışamadığını ve borçlandığını ifade eden Yücel, “ ‘Borçları mı ödeyelim? Gidip tatil mi yapalım?‘ diyecekler. Bu yüzden gerçekçi bulmuyorum. Türkiye’nin bunu iyi değerlendirmesi gerekir. Merkezi yönetimlerin yerel yönetimleri engellemek yerine hijyen kurallarının ve koronayla mücadelede yapılması gerekenlerin nasıl sürdürebilir olacağını desteklemesi gerekir. Bunları yerel yönetimlerin iyi yapabileceğini düşünüyorum. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi bunu iyi yapabilir. 11 büyükşehir var ve bunlar turizm bölgelerinde. Onları bir araya getirerek tek bir merkezden yönlendirmeyle bu hizmetler yerine getirilebilir. Ama onların gündeminde bu hangi sırada bilemiyorum” şeklinde konuştu.

0  0,00
Whatsapp Destek
1
Merhaba ;
Sizlere nasıl yardımcı olabilirim ?