/

Silaha Harcanan Parayla Kaç İnsan Yaşar?

Uluslararası medya kuruluşu Deutsche Welle (DW)’ nın Türkçe yayın yapan sitesinde çok çarpıcı bir haber yayınlandı. Bu haber 2019 yılında Küresel askeri harcamalarla ilgiliydi. Haber, Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) Pazartesi günü yayınladığı verilerden oluşuyordu.

Uluslararası medya kuruluşu Deutsche Welle (DW)’ nın Türkçe yayın yapan sitesinde çok çarpıcı bir haber yayınlandı. Bu haber 2019 yılında Küresel askeri harcamalarla ilgiliydi. Haber, Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) Pazartesi günü yayınladığı verilerden oluşuyordu. Verilere göre 2019 Küresel askeri harcamaların 2019 yılında 1 trilyon 917 milyar dolara yükselmişti. Yanlış okumadınız tamı tamına 1 trilyon 917 milyar dolar. Son beş yılda bu harcamalar misli misli artmış. Yani ülkeler deliler gibi silaha para yatırmış. Bu verilerde Türkiye’ye ait bilgiler de var, elbette. Haberde, Türkiye’nin askeri harcamalarının 2010-2019 yılları arasındaki on yıllık süreçte yüzde 86 artarak 20,4 milyar dolara ulaştığı da yer aldı. Bir kez daha yazayım. Bu verilere göre, Türkiye’nin de son dokuz yılda askeri harcamalar 20,4 milyar dolara ulaşmış. Yine habere göre, Türkiye’nin, SIPRI’nin 2019 yılında dünyada en çok askeri harcama yapan ülkeler sıralamasında 15’inci sıradaki İsrail’in ardından 16‘ncı sırada yer aldığı da belirlenmiş.
•••
Uluslararası düzeyde silaha harcanan parayla ekonomide, sağlıkta, eğitimde, başta Koronavirüs gibi pandemik hastalıklarda harcanan paralarla karşılaştırma yaparak bu yazımı bir bilimsel metne dönüştürmek istemiyorum. Buna gerek de yok, çünkü her şey herkesin gözü önünde yaşanıyor.
•••
Evet, onca yoksulluk varken, onca açlık varken, onca işsizlik varken, onca hastalık varken, onca dünya kadar sorun varken ülkelerin çılgınca silaha para harcamasının tek izahı var: Sömürü düzenlerini ve kendi siyasi iktidarlarını devam ettirmek için… Savaş halklar tarafından istenmeyen ve iktidarı bırakmak istemeyenler her zaman hem iç politikada hem de dış politikada başvuranların can simididir. Savaş ya da uluslararası silahlı çatışma alanlarında yer alma arzusu zayıflamış siyasi iktidarların ömrünü konsolide eder. Çünkü bu durumlarda “Vatan, millet, toprak bütünlüğü, teröre karşı mücadele “gibi söylemlerle halkın en çok sımsıkıya sarıldığı değer yargıları bir kalkan olarak kullanılır. Böylelikle iç politikada kamuoyunda oyalama olanağı yaratılarak diğer toplumsal ekonomik tüm sorunlar göz ardı edilir, unutturulur. Hatta süper güçler de bu sayede kendilerine yeni sömürü alanları yaratır. Zayıf ülkeler de bu pastadan pay almak için süper güçlerin kuyruğuna takılır ve kendilerini piyon gibi kullanılmasına izin verir. Tabii ki olan halklara olur…
•••
Diyorum ki, keşke dünya ülkeleri ve Türkiye de silaha bu kadar para harcamasaydı. Az önce demiştim ya, uzun uzadıya yoruma gerek yok. Olup bitenleri at gözlüğüyle değil de aklıyla, vicdanıyla bakan herkes çok rahatlıkla sorgulayabilir. En basitinden şu koronavirüsün karşısında süper güçlü devletlerin dahi kelimenin tam anlamıyla nasıl matara olduğu nasıl da kof çıktıklarını görmüştür. Yani trilyonlarca dolar silaha para yatırarak dünyayı kana boğan devletlerin ne kadar acınacak hale geldiğini hepimiz öğrendik.
•••
Elbette siz insana, insanın geleceğine yatırım yapmadığınız takdirde o saltanatınızı o sömürü anlayışınızı 0,85 attogram yani 1 gramın trilyonda birinin milyonda biri ağırlığındaki bir virüse yenilirsiniz. Kaba kuvvetinizle insanın temel hak ve hürriyetlerini yok ettiniz, kadınları çocukları, insanları ülkeleri kan ve gözyaşına boğdunuz, demokrasiyi ve özgürlükleri katlettiniz ama bir virüse yenildiniz işte.
•••
Siz silaha trilyonlarca silaha para dökenler, unutmayın. Emek en yüce değerdir. Emeği yok sayan, emeği sömürenler şu koronavirüsle mücadeleyi bile sağlıkçıların emeği sayesinde yaptığınızı biliyorsunuz, değil mi? Biliyorsunuz değil mi, bu zor günlerde o sömürdüğünüz maaşlarını kırptığınız işçilerin emeğiyle ülkelerin ekonomik ve yaşamsal çarkı dönüyor. Bir kez daha gördük ki dünyayı ne sizin silahlarınız ne o kaba kuvvetiniz ne o politik siyasi demeçleriniz kurtardı. Dünya bir kez daha insanın emeğiyle yeniden yaratıldı. Evet, Yarın 1 Mayıs! Emek ve Dayanışma Günü… Alınteriyle hayatını kazanan tüm emekçilerin günü. Kutlu olsun.

0  0,00