SÖYLEMDEN EYLEME GEÇİŞ ŞART

Kasım ayının ilk haftasında ekonomi yönetiminde yapılan görev değişiklikleri ve sonrasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın söylemleri, yabancı yatırımcının TL’ye olan ilgisinde belirgin bir artış yaşanmasına zemin oluşturdu. Açıkçası piyasalar çok uzun süredir Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bu tip açıklamalar duymak istiyorlar ve bir türlü duyamıyorlardı. Ekonomi aktörlerini en fazla heyecanlandıran başlığın “Hukuk Reformu” olması ise uzun uzun üzerinde düşünülmesi gereken bir durum.
Covid-19 konusunda gelen aşı haberleri dünyada yeniden riskli varlıklara yönelimi artırdı. Başta hisse senetleri ve endüstriyel metaller olmak üzere ciddi fiyat artışları yaşandı. Uzunca bir süre negatif ayrışan Borsa İstanbul (BİST) da bu yükselişe ayak uydurdu ve hafta içinde TL bazında tarihi rekorunu kırdı. Bu rekorun TL bazında olduğunu, bugünlerde $170seviyesinde olan endeksin tarihi zirve seviyesi olan $510’ın hala 1/3’i seviyesinde olduğunu hatırlatmakta fayda var.
Borsada kısa vadede gerek TL gerekse USD bazında çok ciddi bir yükseliş yaşandı. Endeks, uzun vadede hala bir getiri potansiyeli taşıyor ve ucuz. Ancak yaşanan bu hızlı yükselişin ardından kısa vadede bir teknik düzeltmenin yaşanabileceği unutulmamalı.
İçinde bunduğumuz günlerde AB liderler zirvesi, piyasaların odağındaki başlık. Şahsi görüşüm, piyasalarda gerginlik yaratacak bir yaptırımın söz konusu olmayacağı yönünde. Bir diğer konu ise ABD ile ilişkiler. Süreç, Biden’ın görevi devir alacağı 20 Ocak tarihinden sonraya kalacak gibi görünüyor. Her iki konu da 2021 yılının ilk çeyreğinde piyasaların üzerinde baskı yaratmaya devam etme potansiyeline sahip.
Geçtiğimiz ay 8,50 seviyesini test eden USDTRY ise 7,80 seviyesinde dengelenme çabasını sürdürüyor. 19 Kasım’da yapılan ve kağıt üzerinde yüzde10,25 olan TCMB Politika Faizi’nin 475 baz puanlık artış ile yüzde15,00’e yükseltilmesi sonrasında 7,50 seviyesini test eden USDTRY için şimdilik 7,50 seviyesi dip oldu diyebiliriz. Burada altını bir kez daha çizmek isterim ki; 19 Kasım’da Türkiye’de faiz artmamıştır. Piyasayı zaten yüzde14,80 faiz ile fonlayan ama tabelasında faizini yüzde10,25 olarak ilan eden TCMB, resmi politika faizini piyasa faizi ile eşitleyerek piyasa beklentisini karşılamış, sürprize yer bırakmamıştır.
Beklentilerin çok üzerinde gelen kasım ayı enflasyonu sonrasında TCMB’nin 24 Aralık’ta yapılacak PPK toplantısında nasıl bir aksiyon alacağı merak konusu. İlginç olan ise içinde bulunduğumuz günlerde yabancı yatırımcı USD satıp TL’ye geçerken, yerli yatırımcı döviz almaya devam ediyor. Uzun süredir gözlemlediğim “dolar düşse de alsak” grubunun döviz talebi sürüyor.
Özetle; yapılan görev değişiklikleri ve kasım ayı ortasından bu yana kamuoyu ile paylaşılan olumlu söylemlerin yarattığı oyun alanının daha fazla genişlemesi için aksiyon hamleleri yakından izlenecek.
Piyasalar söylemden eyleme geçilmesini bekliyor ve istiyorlar. Eyleme geçilmeden iyimserliğin kalıcı hale gelme olasılığı zayıflayacaktır.
Umarım bu sefer ıskalamayız…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mert Yılmaz Arşivi