Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

SURİYE BATAKLIĞI; AKP İKTİDARININ GÜNAH GALERİSİ

Suriye, bataklığa dönüştü.

Türkiye için birçok sorunun kaynağı haline geldi; sorumlusu/müsebbibi AKP İktidarının yanlış politikalarıdır; son günlerde yanlıştan dönmek için bazı adımlar atılsa da çok geç…

Bataklık karekterinin gereğini yapıyor; her geçen gün daha çok batıyoruz.

Bu konuda söylenmedik söz, yapılmadık yorum kalmadı; ben de birçok defa bu köşede meseleyi birçok yönüyle yazdım. Tevazuya gerek yok; ilk uyarıyı bir siyasetçi olarak ben yapmıştım; Suriye’de olayların başlamasından 20 gün sonra 6 Nisan 2011 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda MHP Grup Başkanvekili ve Türkiye Suriye Parlementolar Arası Dostluk Grubu kurucusu ve başkanı olarak bugünlere işaret etmiştim. “Suriye de olaylar başlar ancak kısa sürede bitmez, burası Ortadoğu’nun çıkmaz sokağıdır, dipsiz karanlık kuyusudur, Türkiye olarak asla müdahil olmamamız gerekir” diye gerekçelerini de anlatarak o günkü AKP Hükümetini uyarmıştım.

Suriye olayları, 2011 yılının Mart ayında Suriye’nin en güney bölgesinde El Dera kentinde bir grup okul çocuğunun duvarlara Mısır, Tunus ve Yemen’de yaşanan olayları hatırlatarak “sıra sende doktor” diye yazması ile “masum bir gençlik ve halk hareketi” olarak başladı. Ancak, çok kısa sürede ülkenin birçok kentine sıçradı; hızla ortya çıkan örgütlü bir takım gruplar, devlet dairelerine ve kamu görevlilerine saldırdı, panikliyen hükümet güçlerinin halka karşı aşırı güç kullanması ile yangına dönüştü. Kısa sürede kardeş kardeşi boğazlamaya ve tam anlamıyla bir iç savaş yaşanmaya başlandı.

Bugün anlaşıldı ki meselenin aslı başkaymış; halkın demokrasi, özgürlük ve adalet arayışı ile rejimi veya yönetimi değiştirmek gibi haklı ve masum talebinden çok öte
küresel bir boyutu varmış; Suriye olaylarının ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi hedefleri doğrultusunda başlattığı Arap Baharı kapsamında dış kaynaklı bir provokasyon olduğunu bugün tüm gerçekliği ile biliyoruz. Projenin amacı, Ortadoğu’nun en stratejik bölgesinde bir istikrarsızlık bataklığı oluşturarak bölge ülkelerine sorun ihraç etmek ve daha da önemlisi bu bölgede bir terör devleti kurulmasına zemin hazırlamak için Irak’ın kuzeyinde olduğu gibi Suriye’nin kuzey doğusunda da bir siyasi statü oluşturmak. Böylece Türklerin, Arapların ve Farsların coğrafyasının ortasına ikinci İsrail mahiyetinde bir garnizon devleti kurmaktı.

İç savaş başlayalı 11 yılı geçti; Bir sonuç olarak, bugün Suriye Halk Cumhuriyeti Devleti, Rusya ve İran’ın tam kontrolünde bağımsızlığını kaybetti. Savaşta bir milyon insanı öldü, yaralananların hesabı yok…Vatandaşlarının yarısı muhacir ve mülteci durumuna düştü. Vatan topraklarının en az üçte biri ABD’nin kontrolünde, kuzey doğusunda, ve kuzey batısında yeni siyasi oluşumlar/devletçikler kurulmaya çalışılıyor. Ülkenin tüm alt ve üst yapısı, sanayisi, ekonomisi çöktü. Kısacası Suriye tam anlamıyla bir kıyameti yaşadı, enkeza dönüştü. Artık bildiğimiz bağımsız, içinde Türkmenlerin de olduğu barışık, laik bir sosyal hayatın olduğu, Türkiye’nin komşusu ve dostu bir Suriye Halk Cumhuriyeti çok eski zamanlarda kaldı.

Küresel güçlerin “Yeni Suriye” için Anayasa çalışmaları bu coğrafyaya asla huzuru getirmeyecektir. Yurdunu terkeden Suriyelilerin ülkelerine dönüşleri bütünüyle asla mümkün olmayacaktır veya bir başka deyişle Türkiye de ve diğer ülkelerde sığınmacı olarak yaşayan suriyelileri tümüyle ülkelerine geri döndürmek asla gerçekleşmeyecektir. Suriye bataklığına saplanan ülkelerin hiç biri bu bataklıktan kendini tümüyle kurtaramaycaktır.

Suriye sorunu, ülkemizin gelecek 50 yıllarını kuşatacaktır.

Suriye, uzaydaki kara delikler gibi her değeri ve her şeyi yutacaktır. Bu bir kehanet değil yaşayan görecektir. Ben bunları 11 yıl önce söyledim ve ülkemizi yönetenleri canhıraş çığlıklarla “aman bu belaya bulaşmayalım” diye uyardım.

BENCE
Fethullah Gülen cemeatına verilen destek gibi Ergenekon savcısı olmak gibi veya PKK ile çözüm sofrasına oturmak gibi…Suriye meselesi de AKP’nin 20 yıllık
iktidarının “Günah Galerisi”nde yerini almıştır.

“BOP Eşbaşkanı olmak” ve “ABD’nin bölgedeki stratejik hedefleri ile çıkarlarımızın örtüştüğü” yanılgısı/aldatması ile ABD’nin peşinde bir gecede “Dostum Esat”tan “hain Esed”e dönüşen Türkiye Suriye ilişkilerinin ve bugünkü sonuçların bir tek sorumlusu vardır; o da AKP İktidarıdır.

Gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklerseniz yakaya kravat bağlayamazsınız!

AKP İktidarının bu konuda yapabileceği hiçbir şey kalmamıştır; çünkü taraflar nezdinde güvenirliliğini kaybetmiştir. Şimdi, yeni bir “gömlek değiştirdim” aldatması Suriye ile yeni bir sayfa açmaya veya oluşan sorunları aşmaya yetmeyecektir.

Korkum, dün ABD peşine takılarak yaşadığımız kıyameti şimdilerde Rusya’nın peşine takılarak yeniden yaşanacak olması ihtimalidir.

Milletimizin takdirine arz ederim!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi