Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

SURİYE’DE SONA GELİNDİ

“Ey doktor şimdi sıra sende…”

Bu cümlenin maliyetinin hesap özetini çıkarmanın zamanı geldi.

Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında başlatılan Arap Baharı cehenneminde Ortadoğu diktatörlerinin birer birer devrildiği günlerde, umuda kapılan Suriyeli öğrencilerin okul duvarlarına yazdığı bu cümle, 10 yılda, Suriye Devleti’ni, ülkesini, toplumunu, bölgedeki tüm dengeleri yıktı, ancak doktor Esad hala ayakta; bu günlerde Türkiye’yi tehdit etmeye başladı. Suriye Parlamentosu geçen hafta “Hatay’ın Türkiye’nin elinde kalmaması ve geri alınması için mümkün olan her şeyin yapılacağı” kararını aldı ve açıkladı. Bu söz önemli değil; içeriğinin ve söyleyenin bir kıymeti harbiyesi yok; ancak ne oldu veya neler oluyor, ne değişti, yeni bir proje mi var?

Bu cümle, Suriye konusunda yeni bir dönemin işaret fişeği olabilir. Söyleyene değil söyletene bakmak gerekir. Beşar Esad, ülkesini ABD, Rusya, İran, İsrail ve terör örgütlerinin işgalinden kurtardı mı ki Türkiye’nin topraklarına göz dikiyor, bu aklı kendisine kim veriyor, kim cesaretlendiriyor?

Bu soruların doğru cevapları bulunmalı.

15 Mart 2011 tarihinden bu yana köprülerin altından çok sular aktı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği rakamları ile söylersek Suriye’de 13 milyon insan evinden barkından, yaşadığı yerden koparıldı. Bu rakam ülke nüfusunun yüzde 60’ı. 6,6 milyon insan ülkeyi terk etti. Yaklaşık 3.6 milyonu Türkiye’de sığınmacı olarak yaşıyor. Yaklaşık bir milyon insan hayatını kaybetti, bir şekilde yara almayan hiç kimse kalmadı.

Kısaca, bu sürede Suriye, devleti ve toplumu ile kıyameti yaşadı, hala yaşıyor.

Suriye’de bugün elektrik yok, can güvenliği yok, hukuk, demokrasi yok, üretim çok zayıf, hayat pahalılığı çok yüksek, halkın temel ihtiyaçları karşılanamıyor; ekmek ve yakıt krizi yaşanıyor. İç savaş öncesinde 1 dolar yaklaşık 50 Suriye Lirası’na denk gelirken, bugün 1 dolar yaklaşık 4000 Suriye Lirası’na tekabül ediyor.

Suriye iç savaşı, İran ve Hizbullah savaşçılarının 2012 yılı sonunda Esad yanında yer alması ile bölgesel çatışmaya, Rusya’nın 2015 yılı Eylül ayından itibaren Esat Rejimi tarafından davet edilmesi ve DEAŞ örgütü ile mücadele gerekçesi ile ABD’nin liderliğinde Koalisyon Güçlerinin de sahaya inmesi ile artık Suriye meselesi bölgesel bir mesele olmanın ötesine taşındı küresel boyut kazandı.

Suriye’deki iç savaş 10’uncu yılını geride bıraktı.

Bugün Fırat Nehri’nin doğusu ABD ve PKK’nın batısı Rusya ve İran’ın işgali altındadır. Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde sınır güvenliği için dar bir alanı kontrol altında tutmaktadır.

Muhalifler ise İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde ve Türkiye’nin kontrol ettiği bölgelerde bulunmaktadır.

Suriye iç savaşının sona yaklaştığı artık iç ve dış dinamiklerle bir mutabakat sağlanacağı ve Anayasa çalışmalarının tamamlanarak “Yeni Suriye Devleti” döneminin başlayacağı konuşulmaktadır.

Aslında Suriye’nin geleceğine Suriye vatandaşları ve devleti değil küresel güçler karar verecektir. 16 Haziran 2021 tarihinde ABD başkanı BIDEN ile Rusya başkanı PUTİN’in Cenevre’de yaptıkları toplantıda bu yönde bazı kararların alındığı bilinmektedir. Rusya, Doğu Akdeniz’e yerleşmek karşılığında Büyük Ortadoğu Projesi hedefleri kapsamında Suriye’nin parçalanmasına ABD tarafından ikna edilmiştir; Fırat Nehri’nin doğusu (petrol ve tarım bölgesi) ABD’nin kontrolünde PKK’ya bırakılmış batısı Rusya ve İran’ın kontrolünde Esad rejimine bırakılmıştır. İDLİP ve çevresi, şimdilik Türkiye ve Rusya’ya karşı kullanılmak üzere ABD tarafından beslenen selefi terör örgütlerinin yönetiminde bulunmaktadır.

Suriye’nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü teminat altına alarak adem-i merkeziyetçi “demokratik özerklik” modeli üzerinde anlaşmaya çalışılıyor. Bunun için ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Orta Doğu ve Kuzey Afrika Koordinatörü Brett McGurk, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcılarından Sergey Verşinin ve Suriye Özel Temsilcisi Aleksander Lavrentyev ile ikinci görüşmesini 10 Kasım’da Cenevre’de yaptı. Türkiyesiz ve Türkmensiz bir Suriye kurmaya çalışıyorlar.

Eylül ayında PKK’nın kontrolünde bulunan Suriye Demokratik Meclisi (SDM), önce Moskova, ardından Washington’da temaslarda bulundu. Eş Başkanı İlham Ahmed başkanlığındaki Kuzeydoğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi heyeti, 23 Kasım’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la görüştü.

BENCE
Türkiye, Müttefikleri tarafından Suriye denkleminin dışına itilmiştir.

Artık, “İş başa düştü”

Türkiye, “terör koridorunu önlemek” için başlattığı askeri hareketi tamamlamalı; Kamışlı, Kobani ve Menbiç arasındaki bağlantılar kesilmeli, Barış Pınarı bölgesi ile Fırat Kalkanı bölgesini birleştirmek için 4. Hareket planı devreye alınmalıdır.
Özellikle Suriye sınırındaki vilayetlerde bulunan sığınmacılar (Öncelikle Hatay’daki) hızla Suriye topraklarına taşınmalıdır!

Aksi takdirde;
Şeytan’ın çocukları duvarımıza “Şimdi sıra sende…” diye yazacaklar!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi