Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

TÜNELİN UCUNDA GÖRÜNEN IŞIK, ERKEN SEÇİM Mİ?

2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, tümü üzerinde yapılan son konuşmaların ardından oylanarak kabul edildi.

Bütçe büyüklükleri; giderler, 1 trilyon 750 milyar 957 milyon TL. Gelirler 1 trilyon 472 milyar 583 milyon TL. olarak bağlanmıştır. 2002 yılı Merkezi Yönetim bütçesinin 278 milyar 374 milyon TL. açık vereceği öngörülmektedir. Faiz giderleri için 240,4 milyar lira ödenek ayrılmıştır.

Bütçe’nin ABD Doları cinsinden karşılığı, Meclis’te görüşülmeye başlandığında 195 milyar dolardı, kabul edildiğinde bu değer 110 milyar dolara düşmüştür. “Bütçe ölü doğdu” deyişimiz veya muhalefet partileri sözcülerinin ifadesi ile “kadük bütçe” değerlendirilmesi bu sebeptendir.

Özellikle tümü üzerindeki son konuşmalarda Türkiye’nin durumu ve geleceği açısından çok değerli tespit ve analizler yapılmış adeta AKP İktidarı’nın 19 yıllık icraatının bilançosu çıkarılmıştır. Detayı Meclis tutanaklarında olan bu konuşmaları Gazete Pencere arşivi için özetlemek istiyorum.

Muhalefet partileri sözcüleri, “Bir hasar tespiti yapmakta fayda var; Türkiye bugünkü ortama nasıl geldi” diye söze başladılar ve bu günkü Türkiye manzarasını şöyle özetlediler:

1-Ülkeyi yönetenlere güven tamamen yok olmuş durumda, ekonomide alınan kararlar planlanan hedefe ulaşamıyor, her geçen gün daha kötüye gidiyoruz,

2-Türk lirası; mübadele aracı, tasarruf aracı, değer belirleme aracı olmak özelliğini ve fonksiyonunu kaybetti,

3-Fiyat istikrarı tamamen kayboldu, yüksek enflasyon hayatımıza geri döndü. Merkez Bankası enflasyonla mücadele inisiyatifini kaybetti.

5- Türkiye, hızlı bir şekilde ödemeler dengesi krizine doğru gidiyor. Bütçe gelirleri dış ve iç borç ödemeleri karşısında yetersiz kalacaktır.

6- Çalışanlar, emekliler, esnaf, çiftçi, herkes borçludur. Millet, ne yiyeceğim, yarın karnımı nasıl doyuracağım endişesi taşımaktadır. Türkiye 70’li yıllardaki kuyrukları yeniden yaşamaktadır. Tüketici kredileri 950 milyar TL’ye ulaşmıştır, Türkiye hızla bir beslenme krizine sürüklenmektedir.

7- Geniş tanımlı işsizlik yüzde 22,8’dir. Son sekiz yılda yaklaşık 7,4 milyon gencimiz çalışma yaşına girmiştir fakat bunların sadece 4,1 milyonuna ancak iş verilebilmiştir.

Ekonomik kriz hâlen devam ediyor, ekonomik krizden sonra ciddi bir fakirleşme ve yoksullaşma yaşanacak, sonuçta Türkiye ekonomisi komple çökme riski yaşayacaktır.

Türkiye niye bu noktaya geldi?

-Türkiye hukuk devleti olmaktan hızla uzaklaşmaktadır. Yargı sistemiyle sürekli oynanmıştır, Adil yargılamadan uzaklaşılmıştır; Mülkiyet güvencesi kalmamıştır, tapu delinmiştir, sözleşme hukuku kalmamıştır.

-Türkiye, demokrasi seviyesini üçüncü dünya ülkelerinin dahi altına indirmiştir. Antidemokratik uygulamalar yaygınlaşmaktadır.

-Türkiye kötü yönetiliyor. Ehliyetsiz, liyakatsiz kadrolar iş başındadır. Planlama rafa kaldırılmıştır, Türkiye’nin kararları günübirlik, hatta saatlik olarak alınmaktadır.

-Çok büyük yolsuzluk ve soygun olayları yaşanmaktadır. Kamu-Özel İş Birliği Projeleri ve Varlık Fonu “kara delik” hâline gelmiştir. İmar yoksuzlukları had safhaya ulaşmıştır, İç denetim, dış denetim, teftiş kurulları tamamen etkisiz hâle getirilmiştir.

-”İtibardan tasarruf olmaz” anlayışı, israfı, şatafatı ve saltanatı meşrulaştırmıştır.

-Türk vergi sisteminin sistem bütünlüğü tamamen kaybolmuştur. Tüketim vergileri aşırı yüksektir ve vatandaşı ezmektedir. Rantların vergilendirilmesi yapılmıyor.

-Ekonomi politikaları tutarsız ve istikrarsızdır; verimlilik kaynaklı büyüme ihmal edilmiştir. İstihdam artışları yetersizdir.

-Tarım tamamen gözden çıkartılmıştır. Ekilemeyen arazi miktarı 42 milyon dekara ulaşmıştır. 19 yıllık dönemde çiftçinin üretimi 10 kat artmış ancak borcu 66 kat artmıştır.

-Kamu kurumları değersizleştirilmiştir. Devlet Planlama Teşkilatı, Hazine Müsteşarlığı, Maliye Teftiş Kurulu, Hesap Uzmanları Kurulu gibi kurumlar kaldırılmıştır. Merkez Bankası, TÜİK, ve diğer bağımsız otoriteler itibarsızlaştırılmıştır, “bürokratik oligarşi” diye diye Türkiye devleti çökertilmiştir. Müsteşarlıkların kaldırılması, yerine parti komiserlerinin getirilmesi kurumsal hafızayı yok etmiştir.

-AKP’nin 19 yıllık iktidarında; 1,1 trilyon dolar dış ticaret açığı, 591 milyar dolar, cari işlemler açığı verilmiş, bunu karşılamak için 320 milyar dolar ilave dış borç yapılmıştır. Bugün Türkiye’nin toplamda 450 milyar dolar dış borcu bulunmaktadır. Bu dönemde hane halkı borcu 4 milyar dolardan 104 milyar dolara çıkmıştır. Devlet, dış borçları için 89 milyar, iç borçları için 436 milyar dolar FAİZ ödemiştir. Özel sektörün bu dönemde ödediği faiz miktarı 108 milyar dolardır. 

-Dış politika, sıfır sorun politikasından değerli yalnızlığa dönüşen bir süreç yaşamaktadır.

Sonuç olarak Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibinin zihniyeti ve yönetim anlayışı Türkiye ve Türk Millet için bir “millî güvenlik sorunu” ve gerçek beka meselesi haline dönüşmüştür.

BENCE
Bu tespit ve analizler Türkiye gerçeğini ifade etmektedir; Bu durumu daha fazla devam ettiremeyiz! Bir şeyler yapmak lazım…

Tünelin ucunda görünen ışık erken seçim mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi