– Komisyonlarda, Kuvvet Komutanlıklarının bildirdiği emekli askerler değil MSB’nin belirlediği, TSK’dan ihraç veya alt rütbelerden emekli, kritik kadro ve karargâhlarda çalışmamış isimler görevlendirilmiş…

– Komisyon üyeleri kura çekilerek belirlendiği halde adaylar kura çekilmeden komisyonlara sevk edilmiş…

– Daha önce mülakata girip 60 ve altında not almış adayların bir şekilde tekrar mülakata alındığı görülmüş…

– Mülakatlar sırasında muvazzaf üyeler dışındaki diğer üyeler cep telefonlarını kullanmış…

– Mülakatlar sesli ve görüntülü kayda alınmamış…

– Yaşanan olumsuzluklar üzerine Kuvvet Komutanlıkları, muvazzaf üye sayısının ikiye çıkarılmasını, cep telefonu kullanılmasının yasaklanmasını, sınavların yüzde 70, mülakatın yüzde 30 etkili olmasını, ayrıca mülakatların kayıt altına alınmasını teklif etmiş, ancak kabul edilmemiş…

– Muvazzaf üyelerin düşük not verdiği ve “askerliğe uygun değildir” dediği kimi adayların, başkanların baskısı ya da başkanın diğer üyelerle birlikte yüksek not vermesiyle mülakatta başarılı olması sağlanmış…

– Mülakat sırasında sorun çıkaran muvazzaflar, temin işlemleri sürecinde komisyonlarda görevlendirilmeyip yedekte tutulmuş…

– Kimi adaylar “Nur cemaati veya Süleymancıların yurdunda kaldığını” söylediğinde muvazzaf üye dışındaki tüm üyeler yüksek not vermiş. Bir Komisyon Başkanı, “Ben de kaldım.” derken MSB temsilcisi emekli albay, iyi bir savaşçının imanlı olması gerektiğini” bildirmiş. Kimi üyeler de tarikat ve cemaatlerin “faydalı” olduğunu kaydetmiş…

– Sınava giren adaylarla ilgili olarak gönderilen “kırmızı listeler” dikkate alınmamış…

– Kimi emekli asker üyelerin cep telefonuna, tarikat-cemaat bağlantıları olan adayların isimlerinin gönderildiği ve bunlara yüksek not verilmesinin sağlandığı tespit edilmiş…

– Adaylara askeri bilgi ve yeteneklerini belirleyici sorulardan ziyade, “İslam’ın şartları nelerdir?”, “Kudüs’ün anlam ve önemi nedir ve nerenin başkentidir?”, “Hicrette Peygamberin yanında olanlar kimlerdir?”, “Hicri ve Miladi takvimin farkları nelerdir?”, “Hangi ezan diğerlerinden farklı okunur?”, “Darbe hangi şartlarda geçerli olabilir?” gibi sorular yöneltilmiş…