//

BEN ARTIK İNSAN HAKİKATİNİN GÖRÜLMESİNİ İSTİYORUM!

Bir cinayetten yola çıkarak her şeyi sorguladığım bir okuma zamanı oldu benim için. Mitolojinin eşlik ettiği hikayede kendini bulma arayışında insanın gücünde çaresizliği gözler önüne serilirken aslında tarihin içinde kendine yer bulmaya çalışan bir şeye dönüşüyordu her şey. Tarihinden, coğrafyasından, geçmişinden, ailesinden, annesinden, babasından, doğadan, inandığı yaratıcıdan bağımsız yaşanmıyordu hayat. Ötekileştirdiğimiz ve dışladığımız her şey dönüp dolaşıp bir yerde karşımıza çıkıyordu. Kayıp bir neslin çocukları olmak istemedikçe kendimizi kaybettik. Coğrafya kaderindir diyerek bize ve kendimize ait olana, değerlere sahip çıkamadık. Oysa o kader dediğimiz coğrafya ne muazzam bir şeydi göremedik. Bir çağ eleştirisi ‘Kayıp Tanrılar Ülkesi’ her şeyle bir yüzleşme ama aynı zamanda içinde bir yolculukla beraber yollara düşme kitabı. Ahmet Ümit’in kitaplarında yıllardır yolculuk yapmak çok anlamlı ve her kitabından sonra iz bırakan bir duyguda kalmanın duygusu bambaşka. Altı çizilen satırlardan yola çıkarak kendi hayatında kalan tatların etkisi ise anlatılmaz Ahmet Ümit okuyanlar bilir. ‘Kayıp Tanrılar Ülkesi’nde kaybettiğiniz her şeyi bulmanız ve yüzleşmeniz dileğiyle! Sağlıklı ve mutlu pazarlar dileriz.

Merhaba Sayın Gazete Pencere okuyucusu.
Bu içeriğin devamını görebilmeniz için sitemize abone olup yapmanız gerekmektedir.
Eğer abone değilseniz BİZE KATILIN !
Önceki Haber

60 yıllık bir garip sevda: Almanya

Sonraki Haber

Salomi / Lizeta Kalimeri, Sokratis Malamas

Son Haberler

Whatsapp Destek
1
Merhaba ;
Sizlere nasıl yardımcı olabilirim ?