Fırtınalar 2 bin yıllık ayak izlerini ortaya çıkardı

İskoçya’da fırtınanın açığa çıkardığı 2.000 yıllık ayak izleri, yok olmadan önce zamana karşı yarışan arkeologlarca kaydedildi.

Fırtınalar 2 bin yıllık ayak izlerini ortaya çıkardı

GAZETE PENCERE - Son zamanlarda Britanya kıyılarını kasıp kavuran şiddetli fırtınalar, Angus kumsalında yaklaşık 2.000 yıllık nadir ayak izleri ortaya çıkardı. Burası, Birleşik Krallık genelinde bu tür hassas izlerin saptandığı az sayıdaki bölgeden biri olmasıyla dikkat çekiyor.

MS 1. yüzyıla, yani Roma İmparatorluğu’nun bu bölgedeki hakimiyetinin zirvesine tarihlendiği tahmin edilen insan ve hayvan ayak izleri, Lunan Körfezi’ndeki kumların yer değiştirmesiyle geçici olarak gün yüzüne çıktı ve kumsalda yürüyüşe çıkan dikkatli vatandaşlar tarafından fark edildi.

Lunan Körfezi sakinlerinden Ivor Campbell ve Jenny Snedden, köpekleri Ziggy ve Juno’yu bu kumsalda gezdirirken, kumullardaki fırtına hasarının taze bir kil tabakasını açığa çıkardığını gördüler. Ivor’un bu tabaka üzerindeki belirgin izleri fark etmesiyle süreç başladı.

a

'HERHANGİ BİR KAYIT BULUNMUYORDU'

İngiltere’de Severn Nehri ağzı, Merseyside’daki Formby ve Norfolk’taki Happisburgh gibi az sayıda alanda benzer işaretler saptanmış olsa da, İskoçya’da daha önce böyle bir alana dair herhangi bir kayıt bulunmuyordu.

Arkeofili'de yer alan habere göre, belediye arkeoloğu Bruce Mann ile iletişime geçildiğinde, Mann keşfin önemini anında kavradı. İzlerin deniz tarafından yutulmadan belgelenmesi için zamana karşı bir yarışın başlayacağını bilen Mann, vakit kaybetmeden Aberdeen Üniversitesi’nden uzman desteği istedi.

Profesör Kate Britton liderliğindeki arkeolog ekibi, yolda bir el sanatları mağazasından alçı gibi temel malzemeleri tedarik ederek hızla olay yerine ulaştı.

Öğretim üyeleri ve doktora öğrencilerinden oluşan ekip; hızı saatte 90 kilometreye ulaşan fırtınaya ve savrulan kumlara rağmen kanıtları korumak için seferber oldu.

'DOĞA ŞARTLARINA KARŞI BİR YARIŞ...'

Profesör Britton, "Gerçekten nadir bir alanla karşı karşıya olduğumuzu ve bu keşfin zaman içinde eşsiz bir anlık görüntü sunduğunu biliyorduk; ancak denizin, kısa süre önce açığa çıkan bu izleri yakında geri alacağı da aşikârdı. Arkeolojik saha çalışmaları sırasında karşılaştığım en kötü koşullarda, çok hızlı hareket etmek zorundaydık.

Deniz hızla yükseliyor, her gelgit alanın bir parçasını söküp götürüyor, bir yandan da rüzgarla savrulan kumlar yüzeylere zarar veriyordu. Bir taraftan hassas bir şekilde temizlik ve belgeleme yapmaya çalışırken, diğer taraftan biz ve çalışma alanı kum fırtınasına maruz kalıyorduk. Bu tam anlamıyla doğa şartlarına karşı bir yarıştı; ve sadece 48 saat içinde tüm alan tamamen yok oldu."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar