Yıldızsız bir galaksi kalıntısı: Karanlık evrene açılan beklenmedik pencere

Hubble Uzay Teleskobu ile yapılan gözlemler, yıldızsız ve karanlık maddenin hâkim olduğu sıra dışı bir kozmik yapıyı ortaya çıkardı. “Cloud-9” adı verilen bu bulut, galaksilerin nasıl oluştuğuna dair yerleşik kabulleri sorgulatıyor.

Yıldızsız bir galaksi kalıntısı: Karanlık evrene açılan beklenmedik pencere

PENCERE - NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) ortak çalışmasıyla, evrenin karanlık bölgelerinden gelen alışılmadık bir yapı bilim dünyasının gündemine girdi. Hubble Uzay Teleskobu verileriyle tespit edilen bu nesne, ne bir galaksi ne de bildiğimiz anlamda bir yıldız sistemi. Gaz bakımından zengin, ancak yıldızdan tamamen yoksun olan Cloud-9, karanlık maddenin baskın olduğu bir kozmik kalıntı olarak tanımlanıyor.

Bilim insanlarına göre Cloud-9, erken evrende galaksi oluşum sürecinin tamamlanamadığı bir senaryonun izlerini taşıyor. Yani bu yapı, bir galaksi olma potansiyeline sahipken yıldız üretmeyi başaramamış “yarım kalmış” bir oluşum. Bu yönüyle, galaksi oluşumunun yalnızca başarı hikâyelerinden ibaret olmadığını gösteriyor.

ESA tarafından yapılan değerlendirmede Cloud-9’un, bu özellikleriyle evrende ilk kez doğrudan gözlemlenen bir örnek olduğu vurgulanıyor. Klasik galaksilerin aksine hiçbir yıldız barındırmaması, bu yapıyı bilimsel açıdan daha da çarpıcı kılıyor. Çünkü yıldızsız bir ortam, karanlık maddenin etkilerinin daha net biçimde incelenmesine olanak tanıyor.

ÇIPLAK HALDE GÖZLEMLENEBİLİYOR

Araştırma ekibine göre Cloud-9, karanlık maddenin evrendeki rolünü anlamak için nadir bir fırsat sunuyor. Işık yaymayan ve bu nedenle genellikle dolaylı yöntemlerle tespit edilebilen karanlık madde, bu tür yapılarda adeta “çıplak” hâlde gözlemlenebiliyor.

“BAŞARISIZ BİR GALAKSİNİN HİKÂYESİ”

Çalışmanın baş araştırmacısı, Milano-Bicocca Üniversitesi’nden Alejandro Benitez-Llambay, keşfin önemini “başarısızlık” kavramı üzerinden anlatıyor. Benitez-Llambay’a göre Cloud-9, yıldız oluşumunu hiç başaramamış bir galaksinin izlerini taşıyor. Bu durumun teorik modellerle birebir örtüştüğünü vurgulayan araştırmacı, yıldızsız yapının aslında güçlü bir kanıt sunduğunu ifade ediyor.

Bilim insanlarına göre Cloud-9, henüz galaksiye dönüşememiş ilkel yapı taşlarından biri. Yani evrenin erken döneminde oluşan, ancak yıldız üretme eşiğini aşamayan bir kozmik yapı söz konusu.

KARANLIK MADDEYE DOĞRUDAN BAKIŞ

Araştırma ekibinde yer alan ESA’nın AURA/STScI biriminden Andrew Fox ise Cloud-9’un, karanlık madde araştırmaları açısından eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtiyor. Evrenin büyük bölümünün karanlık maddeden oluştuğu uzun süredir bilinse de, bu maddenin ışık yaymaması nedeniyle doğrudan gözlemlenmesi oldukça zor.

Cloud-9’un yıldız içermemesi, karanlık maddenin etkisinin daha net biçimde izlenebilmesini sağlıyor. Bu yönüyle keşif, görünmeyen evrene açılmış nadir bir pencere olarak değerlendiriliyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar