ABD, İran'ı bombaladı!
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin güney kıyılarına düzenlediği saldırıları kınayarak bu saldırıların 18 Haziran tarihli ateşkes mutabakatını açıkça ihlal ettiğini açıkladı.
GAZETE PENCERE - Ortadoğu'da geçen hafta sağlanan uzlaşının ardından sular durulmuyor. Tahran yönetimi, Amerikan ordusunun kendi güney kıyılarına düzenlediği hava saldırılarına misilleme olarak cumartesi günü ABD güçleriyle bağlantılı noktaları vurduğunu duyurdu.
Taraflar, dört aydır devam eden savaşı bitirmeyi amaçlayan anlaşmayı ihlal etmekle birbirini suçluyor. Analistler, bu karşılıklı hamlelerin küresel enerji piyasalarında kırılgan bir dönemde Hürmüz Boğazı üzerindeki riskleri artırdığını belirtiyor.
İran Dışişleri Bakanlığı, kıyı gözetleme tesislerine yönelik Amerikan hava taarruzlarına yanıt olarak gerçekleştirdiği savunma operasyonlarının konumunu net olarak açıklamadı. Bakanlık yetkilileri, ABD operasyonlarının Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça çiğnediğini öne sürüyor. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, bu restleşmenin zaten hassas olan jeopolitik dengeleri tamamen bozmasından endişe ediyor. Enerji koridoru olarak bilinen Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik petrol tüccarlarını tedirgin etmeye devam ediyor.
ABD Deniz Kuvvetleri'nin Beşinci Filosu'na ev sahipliği yapan Bahreyn, kendi topraklarına yönelik bir İran insansız hava aracı saldırısını sert bir dille kınadı. Bahreynli yetkililer, bu eylemin egemenliklerini açıkça çiğnediğini ve ulusal güvenliklerine doğrudan tehdit oluşturduğunu ilan etti. Manama yönetimi, kendisini savunma hakkını saklı tuttuğunu dünyaya duyurdu. Askeri uzmanlar, Bahreyn'in bu çıkışının bölgedeki ittifakların ne kadar gergin bir hat üzerinde durduğunu gösterdiğini vurguluyor.
Washington ise Tahran'ın Amerikan hedeflerini vurduğuna dair açıklamalarına ilk anlarda resmi bir yanıt vermedi. Pentagon analistleri, İran'ın bu tür taktiklerle çatışma süresince ABD'nin bölgesel müttefiklerinin direncini kırmayı amaçladığını düşünüyor. Amerikan askeri yetkilileri, cuma günü düzenledikleri operasyonların Hürmüz Boğazı rotasında seyreden bir kargo gemisine yapılan insansız hava aracı saldırısına misilleme olduğunu açıkladı. Küresel enerji arzı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı, askeri güçlerin gövde gösterisi alanına dönüşüyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA YENİ DENGELER

Bölgedeki bir diğer kritik gelişmede İsrail ve Lübnan, İran destekli Hizbullah ile çatışmaları sonlandıracak bir anlaşmaya imza attı. Taraflar, Hizbullah'ın silahsızlanmasını ve İsrail'in Lübnan'dan çekilmesini içeren bu adımı bir başlangıç olarak görüyor. Ancak Hizbullah'ın işbirliği yapmayacağını açıklaması, bu kritik anlaşmanın sahada nasıl uygulanacağı konusunda büyük soru işaretleri yaratıyor. Sektör uzmanları, Lübnan hattındaki belirsizliğin Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik baskıyı artırabileceğini öngörüyor.
İran devlet televizyonu, Amerikan kuvvetlerinin Sirik liman kentindeki bir iletişim kulesini hedef almasının ardından Devrim Muhafızları'nın kararlı bir yanıt verdiğini duyurdu. Mehr haber ajansı ise limanın şu an normal şekilde çalıştığını ve tesislerde herhangi bir hasar meydana gelmediğini aktardı. Bahreyn yönetimi, uluslararası yumuşama çabalarına rağmen İran'ın saldırgan tutumunun bölgesel istikrarı baltaladığını savunuyor. Manama, Tahran'ı BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararını ve 17 Haziran İslamabad mutabakat zaptını ihlal etmekle suçluyor.

Umman açıklarında perşembe günü bir kargo gemisine düzenlenen saldırının ardından Tahran yönetimi herhangi bir sorumluluk üstlenmedi. Bunun yerine İran, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı üzerinden geçişini düzenleme yetkisinin tamamen kendisinde olduğunu iddia etti. Tahran, gemilerin kendi belirlediği rotalara uymak zorunda olduğunu açıklayarak Körfez ülkelerini Washington'ın yanında yer almamaları konusunda uyardı. İranlı yetkililer, ABD ile yapılan geçici anlaşmanın Hürmüz Boğazı gemi trafiğini kontrol etme hakkını kendilerine verdiğini savunuyor.
İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Ebrahim Azizi, cumartesi günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı geçiş kurallarının ihlal edilmesine tavizsiz bir şekilde karşılık vereceklerini söyledi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ise perşembe günkü saldırıyı ticari taşımacılığa yönelik haksız bir saldırganlık olarak nitelendirerek kınadı. CENTCOM, stratejik önemdeki Hürmüz Boğazı koridorunda ticari gemilere güvenli geçiş koordinasyonu ve desteği sağlamaya devam edeceğini açıkladı. Hatırlanacağı üzere, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı savaştan önce dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzının beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyordu.
Siyasi arenada ise ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington'ın ateşkes mutabakatına sadık kaldığını belirtti. Trump yönetiminin çatışmadaki kilit ismi haline gelen JD Vance, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, şiddete şiddetle karşılık verileceğini vurguladı. Yaşanan siyasi gerilim tırmanmadan hemen önce, cuma günü petrol fiyatları yaklaşık yüzde 3 oranında değer kaybetti. Tankerlerin Hürmüz Boğazı rotasından çıkmasıyla birlikte küresel petrol piyasalarında haftalık bazda sert düşüşler yaşandı.
Gemi takip verileri, dünyanın en büyük petrol limanı olan Ras Tanura'da Suudi Aramco şirketinin yaklaşık dört aylık aradan sonra yeniden ham petrol yüklemelerine başladığını gösteriyor. Körfez genelinde gübre sevkiyatlarının da hız kazanması, küresel gıda fiyatlarında yaşanabilecek olası bir artış endişesini hafifletiyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Körfez turunu tamamlayarak müttefiklerine güvence verdi. Rubio, Körfez İşbirliği Konseyi ile ortak bir bildiri yayınlayarak Hürmüz Boğazı genelinde koşulsuz, kısıtlamasız ve ücretsiz seyrüsefer serbestisi talep etti.
İran Dışişleri Bakanlığı ise bu taleplere karşı çıkarak Hürmüz Boğazı yönetiminin sadece kendileri ve Umman tarafından yürütülmesi gerektiğini savunuyor. İran dini liderinin başdanışmanı Ali Akbar Velayati, Washington'ın Körfez'deki ortaklarını açıkça uyararak hayatta kalmalarının Tahran'ın hoşgörüsüne bağlı olduğunu ileri sürdü. Enerji ekonomistleri, Hürmüz Boğazı çevresindeki bu egemenlik savaşının önümüzdeki dönemde arz güvenliğini ve emtia fiyatlarını doğrudan şekillendireceğini ifade ediyor. Yatırımcılar ise bölgedeki askeri hamleleri yakından izleyerek risk primlerini yeniden hesaplıyor.
Kaynak:Haber Merkezi