Hakan Fidan'dan İran ve Suriye açıklaması: Fırat'ın batısındaki SDG'lilere operasyon gündemde
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan açıklama yaptı. Fidan, "Biz kesinlikle sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz" dedi.
GAZETE PENCERE - İran’da yaşanan protestolardan sonra ABD’nin tehditleri hat safhaya çıkmış durumda. Geceyi ABD’nin olası saldırı tehdidi altında diken üstünde geçiren bölgede gerginlik devam ediyor.
ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahale tehdidine ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan açıklama yaptı. Fidan, "Biz kesinlikle sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz" dedi.
Fidan’ın açıklama şöyle:
ABD'NİN İRAN'A TEHDİDİ
Değerli arkadaşlar biliyorsunuz bizim baştan beri önem verdiğimiz konu bölgesel istikrar ve güvenlik. Yani bölgemizde geçmişten tevarüs ettiğimiz, evrilerek gelen çok sayıda sorunlar var.
Yani bunlardan biri de İran'ın uzun yıllar maruz kaldığı yaptırımlar biliyorsunuz ve bölgedeki birtakım politik uyumsuzluklar. Şimdi biz tabii İran'ın komşusu olarak, dostu olarak müteaddit defalar ee samimi bir şekilde görüşlerimizi çok net olarak paylaşıyoruz. Yani bizim sınır komşumuz, yüzyıllara dayanan değişmeyen bir sınırımız var ve iki halk birbirine çok benziyor. Yoğun bir ticari ve sosyal ilişki var. Dolayısıyla İran'da olacak olan her şey bizi yakından ilgilendirdiğinden bu gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz.
İran'ın uluslararası belli başlı aktörlerle olan sorunlarını çözmesi ve bölgenin tamamına yayılacak istikrarsız senaryolardan kaçınması bizim de menfaatimize. Onun için bizim önceliğimiz hiçbir şekilde güç kullanımına yol açacak bir duruma gelmemek. Ama maalesef geçtiğimiz aylarda da gördük. 12 gün savaşlarında önce İsrail'in, sonra da Amerika'nın mahdut da olsa bir saldırısıyla karşı karşıya kaldık ve bu saldırı belli bir yerde durdu.
Şimdi bunun tekrar etme olasılığının ortaya gelmesi, ortaya çıkması yani bizim tasvip ettiğimiz bir şey değil. Biz kesinlikle sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. İran'da olacak geniş çaplı istikrarsızlığın bölgenin kaldırma kapasitesinin çok altında olduğunu üstünde olduğunu düşünüyorum ben.
Onun için diplomatik çabalara devam edeceğiz. İnşallah Amerika'yla İran kendi arasında bu konuyu gerek arabucular üzerinden gerek diğer aktörler üzerinden veya direkt görüşerek çözerler. Biz de konuyu yakından takip ediyoruz.
HTŞ-SDG GERİLİMİ
Suriye'nin içinden geçtiği büyük dönüşüm 2025 yılının olumlu gelişmelerinden birini teşkil etti. SDG meselesiyse, bölgemizin geri kalanı için sorun olmaya devam ediyor, inşallah bu yıl bu sorun da çözülür.
SDG'nin Kandil ile bağının, yeni keşfedilmiş gibi karşılanması bizim de hayret ettiğimiz bir konu. Bizim zaten SDG ile en büyük problemimizin bu olduğunu baştan beri söyledik. Suriye kürtleri bir araya gelip, sorunları çözmeye yönelik bir hareketin Suriye ile tabi ki ilgisi var. 4 ülkede eylemi, örgütlenmesi olan bir örgütün Suriye'deki uzantısının adının SDG-YPG olması bizim bildiğimiz gerçeklik. SDG adına kim görüşmeye giderse gitsin Kandil'den onay almadan bunun hayata geçmeyeceğini bunu herkes bilir.
FIRAT'IN BATISINDAKİ SDG GÜÇLERİNE ASKERİ OPERASYON GÜNDEMDE
10 Mart mutabakatı uygulanmalı. Bizim temennimiz Suriye'de istikrarının sağlanması. Fırat'ın batısındaki unsurlara operasyon gündemde. İnşallah barışçıl yollarla çözülür.
GAZZE’DEKİ BARIŞ GÜCÜ
Evet dün özel temsilci Steve Vitkov'un da ilanıyla artık ikinci aşamaya geçtiğimiz duyuruldu. Bunun bir gün öncesinde takip etmiş olabilirsiniz. Bizlerin yine dört ülkenin online katılımıyla bir toplantı yaptık. 2. aşamayı nasıl ve hangi sırayla hayata geçireceğiz diye.
Birincisini bu toplantının biliyorsunuz Miami'de yapmıştık. Yeni yıla girmeden birkaç hafta önce.
Sistem yani sürecin ağır aksak da olsa ilerlemesi e bizim memnun olduğumuz bir husus. Yani biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız özellikle insani yardımlar konusunda inanılmaz derecede büyük bir hassasiyet içerisinde. Filistinlilerin orada soğukta, barınmasız kalması, ilaçsız kalması gıdasız kalması e yani hepimizin vicdanı çok derinden e yaralamakta. İsrail'in bu konuda sistemli ve maksatlı bir politika uyguladığını da biliyoruz. Yani İsrail uluslararası toplumun hep beraber uygulamak istediği bu barış planını Netanyahu hükümetinin esas itibariyle çok fazla uygulamaya taraftar olmadığını biliyoruz. Yani onların nihai amacı Filistinlilerin Gazze'den çıkması. Ama uluslararası toplum başta bölge ülkelerinin ortaya koyduğu itme gücüyle Amerika'nın şu anda ağırlığını koymasıyla bu barış aşamasını bu noktaya getirdi. Şimdi ikinci aşamada e geçtiğimiz günlerde yani grup olarak mutabık kaldığımız Filistinli teknik komitenin Gazze'nin idaresini alması öncelik taşıyor. Daha sonra Barış Kurulu'nun ilan edilmesi ve daha sonra Barış Kurulu adına gündelik icraatı yürütecek Yönetim Kurulu'nun belirlenmesi ve çalışmaya başlaması. Bu sırada gidecek bir işlem manzumesi var. Biz önümüzdeki birkaç hafta içerisinde bunun inşallah tamamıyla organların en azından hayata geçeceğini düşünüyoruz. Uygulamada bir takım zorluklar olacak tabii ki ama hem biz hem diğer kurumlarımız gerçekten büyük bir hassasiyetle diğer ortaklarımızla konuşarak bu sürecin sorunsuz gitmesi veya olası sorunların barış sürecini inkıtaya uğratmaması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Yani olumlu bir aşamaya geliyoruz ama dediğim gibi riskler ortada İsrail'in niyeti de ortada. Buyurun.
Kaynak:Haber Merkezi