Barış Kobane'de kilitlendi: Şimdi ne olacak?

Şam’da DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi arasında gerçekleşen görüşme, olumsuz sonuçlandı. Şam güçleri, Kobani’yi kuşatma altına alırken Suriye'de barış Kobane'ye kilitlendi.

Barış Kobane'de kilitlendi: Şimdi ne olacak?

GAZETE PENCERE - Omurgasını Kürtlerin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin ABD desteğiyle 2017’de İŞİD’e karşı zaferinin ardından Suriye’de dokuz yıldır devam eden istikrar tekrar bozuldu.

Rojava’dan Mazlum Abdi liderliğinde bir heyet 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasını görüşmek için 3 Ocak’ta Şam’a giderek geçiş hükümeti yetkilileri ile bir toplantı yaptı. Ancak bu toplantıda bir sonuç çıkmadı. Görüşmeden 3 gün sonra Suriye yönetimi, SDG’nin 10 Mart Mutabakat’na olan bağlılığını ve iyi niyet göstergesi olarak Kürtlerin yoğun olduğu Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye Mahalleleri’nden güçlerini ve ağır silahlarını çektiği bölgelere yönelik operasyon başlattı.

MAHALLER KUŞATILDI, ÇATIŞMALAR BAŞLADI

Mahalleler kuşatıldı, altı gün süren yoğun çatışmalar yaşandı ve binlerce sivil evlerini terk etmek zorunda kaldı. ABD ve diğer İŞID karşıtı koalisyon güçlerinin arabuluculuğunun ardından SDG, her iki mahallede bulunan asayiş birliklerini Fırat’ın doğusuna çekti.

e

SDG geri çekilirken Suriye ordusu ilerlemeye devam etti. SDG içerisinde yer alan Arap aşiretlerinin Suriye yönetimine dahil olma kararı sahada büyük bir değişikliğe neden oldu. Bu da SDG’nin Tışrin Barajı, Rakka ve Deyrezzor gibi stratejik bölgelerdeki güçlerini Kürt bölgelerine Haseke, Kamışlo ve Kobane’ye çekmesine neden oldu.

İki taraf asrasında çatışmalar devam ederken Ahmed El-Şara, 16 Ocak’ta, Kürtlerin bazı haklarının tanınmasına ilişkin bir genelge yayınladı. Genelge, 1962’de Baas rejimi tarafından Haseke’de yapılan nüfus sayımında vatandaşlıktan çıkarılan Kürtlerin vatandaşlıklarının iade edilmesi başta olmak üzere dil ve kültürel haklarını güvence altına alan maddeler yer aldı.

sss

Genelge, Rojava yönetimi tarafından eleştirildi ve Rojava’ya müdahelenin zemini için atılan bir adım olduğu yönünde açıklamalar yapıldı. Nitekim öyle de oldu. Suriye’ye ait güçler, Rakka ve Deyrezzor’dan sonra Kürt bölgelerine yönelik saldırılarını devam etti. Sahada yoğun bir şekilde çatışmalar devam ederken, arka kapı diplomasisi de bir o kadar hareketli geçti.

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Rojava Özerk Yönetim Dış İlişkiler Eşbaşkanı İlham Ahmed, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 17 Ocak’ta Erbil’de bir araya geldi. Toplantıda Mesut Barzani de yer aldı. Toplantının ana gündemi çatışmaların biran önce sonlandırılması, Rojava statüsünün tanınması, SDG’nin üç tümen halinde Suriye ordusuna entegre edilmesi gibi bir dizi başlıklar konuşuldu.

Erbil’de yapılan görüşmeden bir gün sonra Mazlum Abdi ile Ahmed el-Şara, bir görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşemde 14 maddelik bir anlaşmanın sağlandığı, Abdi’nin Şam’a giderek yapılan anlaşmayı imzalayacağı duyuruldu.

d

Şara’nın basın açıklamasıyla duyurduğu anlaşmaya göre ateşkes ilan edilecek ve SDG, tümen halinde değil, “bireysel” olarak orduya entegre olacak, Kürtlerin yoğun yaşadığı Kobane başta olmak üzere diğer bölgelerde özel statüleri korunacaktı.

Tüm bunları görüşmek ve anlaşmaya varmak için Mazum Abdi liderliğinde bir heyet Şam’a giderek Şara yönetimi ile yaklaşık beş saat süren bir toplantı yaptı. Toplantıda ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da yer aldı. Yapılan görüşme olumsuz geçti ve taraflar birbirlerini suçladı.

Mazlum Abdi, Şam tarafı, SDG'nin tam teslimiyetini talep ederek Kuzeydoğu Suriye'deki tüm askeri ve sivil kurumların merkezi hükümete devredilmesi, 2011 öncesi duruma dönüş yani Kürt özerkliğinin tamamen kaldırılması, sınır kapıları, petrol sahaları, havaalanları ve cezaevlerindeki IŞİD tutukluları dahil tam kontrolünün Şam'a geçmesi istendi. Şara, ayrıca Haseke gibi kilit şehirlerde İçişleri Bakanlığı güçlerinin girişini şart koştu.

e

SDG tarafı bu talepleri tam teslimiyet ve varlığının inkarı olarak gördü. Kürt kurumlarının özel yapı, dil/kültür hakları, özerklik unsurları korunmasını, Haseke'nin SDG kontrolünde kalmasını ve kazanımların yani 2011 sonrası elde edilen özerkliğin tanınmasını talep etti. Abdi, görüşme sırasında 5 günlük süresi istedi, ancak Şara bunu reddetti ve aynı gün sonuna kadar net bir cevap talep etti. Eğer biran önce karar vermezse Suriye güçlerinin Haseke'yi zorla alınacağı belirtildi.

Bunun üzerine Abdi liderliğindeki heyet Şara tarafından yapılan teklifi reddederek teslimiyeti kabul etmeyeceğini belirtti. Bunun üzerine SDG, Kürtlere silahlanma ve saldırılara karşı savaşma çağrısı yaptı.

Şam yönetimine bağlı güçler ise Kobane ve Haseke çevresini kuşattı. Çatışmalar giderek şiddetlendi. Böylece sahada bozulan istikrar Suriye’yi 2014’te yaşananlara geri götürdü ve büyük bir belirsizliğe sürükledi. Sahadaki çatışmalar şiddetlenirken, arabulucu devletler aracılığıyla görüşmeler devam ediyor. İlerleyen 24 saat içerisinde birçok gelişmenin netleşeceği bekleniyor.

KOBANE'DE NE OLMUŞTU?

Kobane kuşatması, Suriye'nin Halep vilayetine bağlı Kobani kasabasının kırsal bölgesinde 13 Eylül 2014 tarihinde IŞİD militanlarının PYD'nin kontrolünde bulunan köylere taarruzuyla başladı.

2 Aralık 2014'ten IŞİD, Kobane civarındaki 350 köyü ele geçirdi. Destek gelmediği takdirde Kobane'nin, IŞİD'in eline geçeceğinin anlaşılmasından sonra Peşmerge karadan, ABD, Arap ülkeleri ve Fransa havadan bombardıman yapmak suretiyle YPG'ye destek vermeye başladı.

d

26 Ocak 2015'te IŞİD; YPG, Peşmerge güçlerinin kara saldırıları ve ABD, Fransa ile Arap ülkelerinin hava bombardımanları karşısında Kobane merkezinden çekilmek zorunda kaldı.

2 Şubat 2015 itibarıyla IŞİD, hava bombardımanlarının etkisiyle ve karadan ilerleyen YPG ve Peşmerge ittifakı karşısında köylerde de gerileyerek Kobani şehir merkezinin 25 km gerisine çekildi. IŞİD, elinde kalan diğer köylerdeki kuvvetlerini geri çekerek Halep ve Rakka taraflarındaki köylerde savunma hatları oluşturdu.

2015'in ortalarına doğru ise IŞİD bir zamanlar kalesi konumunda olan Tel-Abyad, Ayn İssa, Silük gibi kentleri kaybetmiş ve Kuzey Suriye'den büyük ölçüde çekildi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar