İran'ın gizli ABD planını açıkladı: Trump savaş başlatırsa nasıl karşılık verilecek?
Trump'ın sert açıklamaları "Tahran'a saldırı ve İran yönetimine suikast planı" iddialarını gündeme getirirken İran Araştırmaları Merkezi’nden Oral Toğa, İran'ın gizli ABD planını açıkladı.
GAZETE PENCERE- ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamaları ve askeri tehditlerinin ardından Washington’un Tahran’a yapılacak saldırılarla rejim değişikliğini hedefleyip hedeflemediği tartışmalarını başlattı. Reuters’a konuşan kaynaklar, olası müdahalenin ve suikastlerin saldırıların ardından ortaya çıkabilecek protesto dalgası üzerinden İran yönetimini zayıflatmak olduğunu ileri sürdü.
İran savunmasının "12 Gün Savaşı"ndaki durumu soru işaretleri yaratırken ABD'nin nasıl bir karşılık bulacağına yanıtı İran Araştırmaları Merkezi’nden Oral Toğa verdi.
İRAN'IN GİZLİ ABD PLANINI AÇIKLADI
Hürriyet'in Gürkan Emre Melikoğlu'nun haberine göre, Oral Toğa ABD’nin İran’a yönelik olası müdahalesinin hızlı bir rejim çöküşü yaratmayacağını, buna karşılık Ortadoğu genelinde öngörülemez bir şiddet sarmalını tetikleyebileceğini söyledi.
ABD–İsrail hattının hedefinin, İran’ın askeri kapasitesini zayıflatırken Tahran yönetimini eş zamanlı olarak çökertmek olduğunu belirten Toğa, buna karşılık İran’ın 2003 Irak işgalinden sonra geliştirdiği “Mozaik Savunma Konsepti” ile çok katmanlı bir siyasi ve askeri yapıya sahip olduğunu vurguladı.
Oral Toğa, İran Anayasası’nın 111’inci maddesinin, ruhani liderin yokluğu halinde yönetimin cumhurbaşkanı, yargı erki başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi’nden bir fakihten oluşan üçlü bir yapıya devredilmesini öngördüğünü hatırlattı. Bu sürecin, Ali Laricani’nin başkanlığını yaptığı Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin koordinasyonunda yürütüleceğini ifade etti.
Toğa, askeri boyutta ise Devrim Muhafızları’nın 2003 Irak işgalinden sonra ülke genelinde vilayet ve ilçe düzeyine yayılan, Tahran’dan bağımsız karar alabilen özerk bir yapıya kavuşturulduğunu belirtti. Bu yapılanmanın, başkentin düşmesi ya da işgal edilmesi durumunda Devrim Muhafızları’nın bağımsız biçimde direniş ve iç güvenlik müdahaleleri yürütmesini amaçladığını aktardı.
Toğa, böyle bir saldırının “topyekûn savaş” olarak değerlendirilmesi halinde Irak ve Yemen başta olmak üzere bölgedeki İran destekli unsurların da devreye girebileceğini, bunun bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebileceğini ifade etti.
HABERLİ MİSİLLEMELER GİBİ OLMAYACAK
Toğa, mevcut gerilimin Haziran 2025’te yaşanan “12 Gün Savaşı”nın devamı niteliği taşıdığına dikkat çekerek, İsrail’in bu süreçte İran’ın füze kapasitesini olduğundan zayıf değerlendirdiğini ifade etti. İran’ın ise çatışmalardan ders çıkararak füze yatırımlarını artırdığını belirtti.
28 Aralık’ta başlayan protestoların ilk aşamada organik olduğunu, ancak ilerleyen süreçte İsrail bağlantılı silahlı grupların sahaya indiğini aktaran Toğa, çatışmaların İran’ın füze ve İHA altyapısının bulunduğu bölgelerde yoğunlaştığını kaydetti.
ABD’nin İran’a yönelik olası askeri müdahalesi, önceki krizlerden farklı olarak kırılgan bir iç ve bölgesel ortamda tartışılıyor. Uluslararası analizler, gerilimin hızla tırmanabileceğine dikkat çekiyor. BBC Farsça’nın kıdemli editörü Amir Azimi, İran’ın geçmişte ABD saldırılarına sınırlı ve kontrollü misillemelerle karşılık verdiğini ancak son dönemde yaşanan protestolar, sert güvenlik önlemleri ve meşruiyet kaybının bu dengeyi zorladığını belirtiyor.
Uzmanlara göre sınırlı bir saldırı iç baskıyı artırabilirken, daha geniş çaplı bir müdahale merkezi otoritenin zayıflamasına ve bölgesel istikrarsızlığın derinleşmesine yol açabilir. BBC güvenlik muhabiri Frank Gardner ise olası senaryoların nokta atışı saldırılardan, İran’ın ABD üsleri ve Körfez’e misillemesine, Hürmüz Boğazı’nın hedef alınmasına ve iç savaş riskine kadar uzandığını ifade ediyor.
Kaynak:Haber Merkezi