Rus medyası Bilal Erdoğan'ı yazdı: Lenin'e benzetildi
Rusya medyası da Bilal Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sonrası en güçlü adaylardan biri olduğu ifade etti. Dış görünüş olarak Lenin'e benzetildiği de yazıda vurgulandı.
GAZETE PENCERE - Bilal Erdoğan'ın siyasi geleceği Türkiye'de olduğu kadar dış basında da geniş yer buluyor.
Kimi çevrelerce Erdoğan sonrasının en güçlü adaylarından biri olduğu iddia edilen Bilal Erdoğan'a ilişkin ABD'li Bloomberg'ten sonra Rus medyasında da bir yazı kaleme alındı.
Medya Günlüğü'nden Fuad Safarov'un aktardığına göre Kommersant gazetesi, anayasaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028’de görevinden ayrılması gerektiğine işaret ederek, “O da cumhurbaşkanlığında son dönemi olduğunu defalarca söyledi. Mevcut mevzuatta üçüncü bir dönem için aday olmasını sağlayacak bir hüküm yok. Ancak geçen yaz Erdoğan, hukukçulardan yeni bir anayasa hazırlamasını istedi” diye yazdı.
HER ŞEY OLABİLİR
Kommersant gazetesine konuşan bir Türk yetkili, Bilal Erdoğan ismine işaret ederek, "Bilal Erdoğan medyada giderek daha görünür bir figür haline geliyor, etrafında belirli bir yapı kuruluyor. Fakat ne partide ne de hükümette gücü ve resmi bir konumu var. Henüz başardığı bir şey de yok. Ancak diğer yandan, Türk siyasetinde her şey olabiliyor" dedi.
Moskovskiy Komsomolets gazetesi de son zamanlarda Bilal Erdoğan’ın siyaset sahnesinde ortaya çıkışına ve parti yapılarındaki artan etkisine dikkat çekti.
LENİN'E BENZETİLDİ
Vzglyad internet gazetesi köşe yazarı Dmitriy Bavırin de, “Anayasaya göre Erdoğan son başkanlık dönemini tamamlıyor, bu nedenle 2028’de yeni bir cumhurbaşkanı seçilecek. Ancak başka bir cumhurbaşkanın geleceğine inananlar bile soyadının değişeceğine inanmıyor. Türk lider ailesi dışındaki birine iktidarı kaptırmaz çünkü çok sayıda düşmanı var” iddiasında bulundu.
Bavırin, Bilal Erdoğan’ı dış görünüş olarak 1917 Bolşevik Devrimi lideri ve Sovyetler Birliği kurucusu Vladimir İlyiç Lenin’e benzetti.
LENİN KİMDİR?
Lenin, 1870 yılında Moskova'nın yaklaşık 725 kilometre doğusunda, o zamanlar Simbirsk olarak adlandırılan bölgede doğdu.
Lenin, yetişkin yaşamının çoğunu Sosyal Demokrat Hareketi örgütlemek ve yazmak için harcadı. Bu dönemin büyük bir bölümünde Avrupa, İngiltere ve Sibirya'da sürgündeydi. Hareketin bölündüğü 1903'ten itibaren, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin 'Bolşevik' kısmında liderlik etti.
Alman filozoflar Karl Marx ve Friedrich Engels, Lenin'i en çok etkileyen düşünürlerdir. Lenin, daha önceki Rus devrimci geleneğini kırarak, "Rus Marksizmi'nin babası" Georgii Plehanov'u takip etti. Siyasetini 'Rus halkı' etrafında kurmak yerine, Avrupa'da zaten var olan Sosyal Demokrat Hareket ile saflaşarak dünya işçi sınıfına umut bağladı.
Uzun süreli sürgün hayatından sonra 1917'de Rusya'da Şubat Devrimi gerçekleşti. Çar devrildi ve hükümet geçici hükümet tarafından yönetildi. Almanya'nın yardımıyla Lenin Rusya'ya döndü. Geçici hükümet aleyhinde konuşmaya başladı. Çarlık hükümetinden daha iyi olmadığını söyledi. Halkın yönettiği bir hükümet kurmak istiyordu.
Ekim 1917'de Lenin ve onun Bolşevik Partisi hükümeti devraldı. Bazen bu devralma Ekim Devrimi veya Bolşevik Devrimi olarak adlandırılır. Lenin, Rusya Sosyalist Federatif Sovyet Cumhuriyeti'ni kurdu ve yeni hükümetin lideri oldu.
Kaynak:Haber Merkezi