Türkiye, Halep'teki SDG - Şam geriliminde nasıl bir politika izliyor?

Halep'te Şam'a bağlı HTŞ'nin saldırıları artarak devam ediyor. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Şam yönetiminin talep etmesi halinde Türkiye'nin Halep konusunda gerekli desteği sağlayacağını açıkladı. Peki Türkiye, Halep'te nasıl bir politika izliyor?

Türkiye, Halep'teki SDG - Şam geriliminde nasıl bir politika izliyor?

PENCERE - Suriye geçici hükümetinin Savunma Bakanlığı’na bağlı grupların 1 Nisan Anlaşması kapsamındaki ateşkese rağmen Halep’te Kürt nüfusun yoğun yaşadığı Şehmaksud, Eşrefiye ve Benî Zeid mahallelerine 6 Ocak’ta başlattığı saldırılar ve bombardıman sürüyor.

Milli Savunma Bakanlığı'ndan 8 Ocak'ta yapılan açıklamada Halep'teki operasyonun "tamamıyla" Suriye ordusu tarafından gerçekleştirildiği vurgulandı.

Suriye Demokratik Güçleri, çatışmalarda Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gibi grupların yer aldığını iddia ediyor. Bu gruplar, Esad'ın devrilmesinin ardından Şam yönetimine bağlı orduya katılacaklarını açıklamışlardı.

MSB: TÜRKİYE DESTEK VERECEK

MSB'nin açıklamasında Türkiye'nin Suriye'de yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiği vurgulandı.

"Suriye'nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesini" desteklediği belirtildi. Açıklamada, "Bu kapsamda Suriye'nin yardım talep etmesi halinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır" ifadeleri yer aldı.

Suriye'nin kuzeydoğusunda önemli bir askeri varlığı olan YPG'yi milli güvenlik en tehdidi olarak gören Türkiye, Şam yönetiminin ülkenin her yerinde egemenliğini tam olarak sağlaması ve kontrolü ele geçirmesi hedefine büyük destek sağlıyor.

Bu bölgeye hakim Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) omurgasını Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) oluşturuyor.

Türkiye ayrıca 10 Mart 2025'te imzalanan entegrasyon anlaşmasının tam ve eksiksiz uygulanması için de SDG'ye baskıyı artırıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 2016-2019 arasında kuzey Suriye'de dört ayrı sınır ötesi operasyon gerçekleştirmiş ve YPG ile IŞİD'in Türkiye sınırından uzaklaştırılmasını sağlamaya çalışmıştı.

Bölgede askeri varlığını sürdüren Türkiye, ABD ve diğer önde gelen Avrupalı ülkelerin güçlü itiraz ve tepkileri nedeniyle 2019'dan sonra YPG'ye karşı büyük çapta bir askeri operasyon düzenlemedi.

8 Aralık 2024'te 61 yıllık Baas rejiminin yıkılmasıyla iktidara gelen yeni Şam yönetimi ile yakın ilişki kuran Türkiye, bu ülkenin kendi güvenliğini sağlayabilmesi için güvenlik ve askeri işbirliği desteği vermeye başladı.

İki ülkenin Ağustos 2025'te imzaladıkları askeri işbirliği anlaşması kapsamında Türkiye, yeni Suriye ordusuna terörle mücadeleyi de kapsayacak şekilde eğitim sağlamaya başladı.

HAKAN FİDAN İSRAİL'İ SUÇLADI

Türkiye, son süreçte Suriye yönetimi ile yakın temasta kalmaya devam ediyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, yeni yılın ilk günlerinde Paris'te bir araya geldi.

Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi ile 8 Ocak'ta Ankara'da düzenlediği basın toplantısında da Halep'e ilişkin konuştu.

Fidan Ankara'nın Şam ve Washington başta olmak üzere ilgili taraflarla yoğun temas içinde olduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanı Fidan'ın üzerinde durduğu en önemli unsur ise SDG ile İsrail arasında sağlanan eşgüdüm konusu oldu.

Suriye-İsrail ve ABD arasında Paris'te yapılan güvenlik anlaşması görüşmelerini anımsatan Fidan, Türkiye'nin bu süreci desteklediğini ve teşvik ettiğini söyledi. Fidan ortaya çıkacak mutabakatın Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini güçlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Dışişleri Bakanı Fidan, İsrail'in SDG ile yürüttüğü eşgüdümün bu amaca ters düştüğünü savundu ve SDG-Şam arasındaki gerilimin en önemli nedeninin Tel Aviv'in politikaları olduğunu kaydetti.

Fidan, İsrail'in bölgede "böl-parçala-yut" mantığıyla hareket ettiğini, bunun kimseye yararı olmayan bir politika olduğunu da söyledi.

SDG'nin İsrail'in bu politikasına alet olmak yerine Suriye ile askeri güçleri entegre etmesi gerektiğini belirten Fidan, "Şimdi Suriye'de ulusal birlik zamanıdır ve SDG'nin üzerine düşeni yapması gerek" dedi.

NE İSTENİYOR?

Ankara açısından Halep'te son 48 saattir süren gerilimin sona ermesi ve durumun normalleşmesi için SDG'nin üç konuda adım atması gerekiyor.

Dışişleri Bakanı Fidan bu adımları, "SDG unsurlarının Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallerinden çekilmesi, bu mahallelerin ağır silahlardan arındırılması ve hükûmetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması yoluyla Halep'te normalleşmenin sağlanmasını temenni ediyoruz" ifadeleriyle ayrıntılandırdı.

Halep'in güvenlik dahil tüm yönetiminin Suriye hükümetine bırakılması gerektiğini, bir şehirde iki yönetim ya da paralel yönetim anlayışının kabul edilemeyeceğini SDG'nin anlaması gerektiğini belirten Fidan, "Halep'teki Kürt kardeşlerimizin, Ezidi kardeşlerimizin ve tüm kardeşlerimizin menfaati bundadır" diye konuştu.

Dışişleri Bakanı, Halep'teki olaylarla ilgili değerlendirmesini yaparken Türkiye'nin "terörsüz Türkiye" olarak tanımladığı ve PKK'nın silahlarını bırakıp kendini tamamen tasfiye etmesini içeren sürece de atıfta bulundu.

Türkiye, YPG'yi PKK'nın uzantısı olarak görüyor ve örgütün 12 Mayıs'ta aldığı silah bırakma kararına YPG'nin de uyması gerektiğini savunuyor.

YPG ise bu kararın kendisini bağlamadığını kaydediyor. Süreci PKK lideri olarak İmralı Cezaevi'nden yürüten Abdullah Öcalan, aralık ayında gönderdiği mektupta Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) 10 Mart mutabakatına uymasının önemine dikkat çekmişti.

Fidan da bu sürece değinirken, "Türkiye'de bir iklim var, adadan gelen mesajlar var. Onlara yazılan direk mektuplar var, verilen talimatlar var. Buna direnen de bir akıl var" ifadelerini kullandı.

Fidan, SDG'nin artık İsrail'le koordinasyonu bırakıp bölgenin asli unsurlarıyla temasta olması gerektiğini vurguladı.

HALEP'TE SON DURUM

Suriye'nin kuzeybatısındaki Halep'te, Şam yönetimi ve bölgedeki Kürt silahlı güçler arasında üç gündür devam eden çatışmalarda iki taraftan da hayatını kaybedenler oldu.

Saldırılarla ilgili taraflar birbirini suçluyor.

Halep'te askeri varlığının olmadığını söyleyen SDG, Şam yönetiminin sivil nüfusu hedef aldığını söylüyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar