Gözler Merkez Bankası'nın raporunda: Enflasyon tahmini revize edilecek mi?
Merkez Bankası'nın yarın açıklayacağı üçüncü Enflasyon Raporu öncesinde değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yaşar Uysal, bankanın yıl sonu enflasyon hedeflerinin tutmayacağını fakat tahminlerin revize edilmesini de beklemediğini söyledi
GAZETE PENCERE - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nu, yarın saat 10.30’da kamuoyu ile paylaşacak.
Başkan Fatih Karahan, raporun sunum toplantısının Merkez Bankası'nın İstanbul Finans Merkezi'ndeki yerleşkesinde gerçekleştirecek.
Karahan, Mayıs ayındaki yılın ikinci Enflasyon Raporu toplantısında, 2026 yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 24, enflasyon tahminini de yüzde 26 olarak revize etmişti. Karahan, "2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24’e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15’e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik" ifadelerini kullanmıştı.
ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulunan ekonomist Prof. Dr. Yaşar Uysal, Merkez Bankası’nın, enflasyon tahmin ve hedefinde bir değişiklik yapmasını beklemediğini dile getirdi.
Uysal, "Çünkü, bu aşamada enflasyon hedefinin rezive edilmesi, hem bankaya olan güveni daha da aşındırır, hem ekonomik birimlerin enflasyon beklentilerinin bozulmasına neden olabilir" diye konuştu.
Uysal, Merkez Bankası’nın dördüncü Enflasyon Raporu’nu, 12 Kasım 2026 tarihinde kamuoyu ile paylaşacağını hatırlatarak, "Merkez Bankası, yılın son enflasyon raporunda hedef ve tahminlerini yukarı yönlü revize etmeyi daha rasyonel bulacaktır. Sanıyorum, 12 Kasım’da zorunlu bir değişiklik ihtiyacı doğacaktır" dedi.
"KUR ÜZERİNDEKİ BASKI YAVAŞ YAVAŞ GEVŞETİLECEK"
Enflasyon üzerinde baskı oluşturan bazı unsurlara da dikkati çeken Yaşar Uysal, "Enflasyon üzerinde talepten çok artan maliyetler önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Yüksek kredi faizleri ve bunun işletmelerde yarattığı maliyet baskısını da unutmamak gerekiyor. Maliyet enflasyonu devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.
Uzun süredir kurun baskılandığına değinen Uysal, "Kurlar üzerindeki baskının bir kazaya yol açmamak amacıyla yavaş yavaş gevşetileceği izlenimi oluşuyor. Bu da enflasyonu artıracak bir unsur olarak öne çıkıyor" ifadesini kullandı.
Uysal, ABD-İran savaşına bağlı olarak artan petrol ve enerji fiyatlarının da enflasyonu yukarı iteceğini vurguladı.
"YÜZDE 30'UN ALTINDA BİR ENFLASYON OLASILIĞI SON DERECE DÜŞÜK"
Yaşar Uysal, Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 24, enflasyon tahmininin de yüzde 26 olduğuna işaret ederek, bu hedefin tutturtulmasının pek mümkün görünmediğini söyledi.
Türkiye’nin, 2026 yılını yüzde 30 ile yüzde 35 aralığında bir enflasyonla kapatabileceğini belirten Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Düşünün, Temmuz ayında enflasyon aylık bazda yüzde 1,78 artarken yıllık yüzde 31,75 olarak gerçekleşti. Eylül'de okullar açılacak. Yenilenmiş fiyatlarıyla okul masraf kalemleri (defter, kalem, giysi, servis ücretleri vb.) devreye girecek. Ardından ekim ve kasım aylarında daha pahalı üretimin yapıldığı sera ürünleri ile daha pahalı yeni sezon kışlık giyim ürünleri devreye girecek. Dolayısıyla yüzde 30’un altında bir enflasyon olasılığı son derece düşük görünüyor."
"YENİ YÖNETİME ENFLASYON MİRAS KALACAK"
Prof. Dr. Yaşar Uysal, seçimler ister 2027 isterse 2028 yılında yapılsın, bir süre sonra seçim iklimine girileceğini bunun da enflasyonla mücadeleyi ikinci plana itebileceğini vurgulayarak, "iktidar değişsin ya da değişmesin yeni yönetime bırakacağı mirasın yüksek enflasyon olacağını" söyledi.
Uysal, yüksek enflasyonun vatandaşın, özellikle de 2026 yılı başından beri zam alamamış asgari ücretlilerin alım gücünü zayıflatmaya devam edeceğini, sabit ve dar gelirli kesimlerin geçim derdinin daha da büyüyeceğini belirtti.
Kaynak:ANKA