MÜSİAD Başkanı'ndan Mehmet Şimşek'e tam destek

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek öncülüğünde uygulanan sıkı para politikasının bu dönem uygulanabilecek en iyi politika olduğunu söyledi.

MÜSİAD Başkanı'ndan Mehmet Şimşek'e tam destek

GAZETE PENCERE - Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Burhan Özdemir, iktidarın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek öncülüğünde uyguladığı sıkı para politikasına tam destek verdi. Büyümede “ucuz kredi” ve “başıboş yatırım”ların terk edilmesi gerektiğini belirten Özdemir, sanayide yaşanan sorunların yapısal olduğunu dile getirdi. MÜSİAD başkanı, devletten daha aktif planlama yetkisi talep ederken, üyelerine alternatif kanallar açma niyetinde olduğunu vurguladı.

Ekonomi gazetesinden Merve Yiğitcan’a konuşan MÜSİAD Başkanı Özdemir’in öne çıkan ifadeleri şu şekilde:

“Sıkı para politikasına ara verilmemesi gerekir. Sermayesini servet yapmış bir sanayici kitlesinden bahsediyoruz. Bu yapıdaki sanayicimizin ucuz kredi beklentisine ben katılmıyorum. 2010’lu yılların başındaki o ucuz krediler, belki de Türkiye’yi orta gelir tuzağına sokan bakış açısının temelidir. Bugün ucuz kredi alınarak kurulan tesislerin bir kısmının atıl olduğunu konuşuyoruz. Gerçek anlamda bir yönlendirme olmadan, devlet eliyle bir mekanizma işletilmeden siz bugün sanayiciye istediği parayı verin, bundan 5-10 sene sonra bambaşka bir atıl kapasite sarmalından bahsederiz.”

“Bugün OSB’lerde yer bulamıyorsunuz, her yer fabrika. Bu muazzam bir başarı. Ancak sahadan aldığımız veriler ciddi bir atıl kapasiteye işaret ediyor. CNC tezgahlarını binlerce avroya Avrupa'dan sipariş edip yolunu gözlediğimiz günlerden, bu tezgahların boşaldığı ve kullanılmadığı bir noktaya geldik. Bu durum sıkı para politikasından veya tek başına maliyet artışlarından kaynaklanmıyor. Asıl sebep, arz-talep dengesi gözetilmeden, keyfi kurulan tesislerden geçiyor. ‘Atıl Kapasite Analizi’ raporu çıkartacağız. Bakanımıza yetkiler verilirse doğru bir adım olabilir. Birisi herhangi bir ürün üreteceğim dediğinde devlet ona 'Dur, burada kapasite doldu, seni şu grubun alt tedarikçisi yapalım' diyebilmeli.”

İnsanlar kurye olmayı, güvenlik görevlisi olmayı fabrikada çalışmaya tercih ediyor. Sanayide, üretimde çalışan emek-yoğun kesime pozitif ayrımcılık şart. Üretimde çalışanların maaşlarına gelir vergisi istisnası getirilebilir. Ya da çocuk yardımı, kira katkısı gibi destekler üretimde çalışanlar için yeniden düzenlenmeli. Eğer sanayi çalışanıyla bir restoranda çalışan arasındaki konfor farkını ekonomik teşvikle kapatmazsak, bu sarmaldan kurtulamayız.

'UYGULANAN POLİTİKA EN İYİSİ'

Ben başından bu yana uygulanan politikanın günümüz şartlarındaki en doğru ve en idealistik politika olduğunu düşünüyorum. Kurumumuz içinde fikren ayrışanlar olabilir, bu doğaldır; lakin içinde bulunduğumuz tabloyu doğru okumak lazım. Tüm yüklere ve jeopolitik dalgalanmalara rağmen paniklemeden, rasyonel bir program uygulanıyor. Ekonomi yönetimi enflasyonu emtiada yüzde 17’lere kadar geri çekebilmeyi başardı. Bunu yadsımamak lazım. Kimsenin elinde sihirli değnek yok. Kira fiyatlarını konut arzını artırmadan, gıda fiyatlarını ise tarımsal aksiyonları tamamlamadan sadece Mehmet Şimşek’in para politikasıyla aşağı çekemezsiniz. Bu çoklu bir mücadele gerektiriyor.

Seçim ekonomisi psikolojisiyle para politikasını delecek veya kazanımları geri götürecek bir adım atılacağını sanmıyorum. Eğer bir destek olacaksa bu; emekliye, kirada oturana veya üretimde çalışan işçiye yönelik bir koruma kalkanı şeklinde olmalıdır. Sanayiciye ucuz kredi sağlamak için faiz indirmek gibi pragmatik yaklaşımlar beklemiyorum.

İhracatçıya yönelik son programda kurumlar vergisi üretici ihracatçı için yüzde 25’ten yüzde 9’a düşürüldü. Aradaki 11-16 puanlık farkı 100 lira üzerinden hesapladığımızda, bu ciddi bir rakamdır. İhracatçı, teklif verirken artık bu 11 puanlık avantajı maliyetinden düşebilir. Aslında devlet burada çok net bir mesaj veriyor: 'Madem rekabetçilik dert ediliyor, al ben senin kurumlar vergini almıyorum ama benden dövizi yükseltmemi bekleme. Çünkü döviz yükselirse enflasyonu dizginleyemem.' Ben bu mesajı böyle okuyorum ve doğru buluyorum."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar