Yalıkavak Marina da Pandora Papers'ta
Suç örgütü lideri Sedat Peker'in açıklamasıyla gündeme gelen Yalıkavak Marina ile ilgili ayrıntılar Pandora Papers belgelerine de yansıdı. Belgeler, devlet arazisindeki işletmenin offshore firmalar arasında gidip geldiğini gösteriyor.Deutsche...
Suç örgütü lideri Sedat Peker'in açıklamasıyla gündeme gelen Yalıkavak Marina ile ilgili ayrıntılar Pandora Papers belgelerine de yansıdı. Belgeler, devlet arazisindeki işletmenin offshore firmalar arasında gidip geldiğini gösteriyor.
Deutsche Welle Türkçe’den Pelin Ünker ve Serdar Vardar’ın haberine göre; 2007 yılında Türkiye vatandaşlığına geçip Gurbanoğlu soyadını kullanmaya başlayan Azerbeycan asıllı iş adamı Mubariz Mansimov, Türkiye'de en az 23, Malta'da ise en az 67 firma kurdu. Firmaların kuruluş, satış, el değiştiriş ve kapanış hikayeleri dikkat çekici ayrıntılarla dolu. Kamuoyunun uzun süredir tartıştığı Yalıkavak Marina'yı işleten Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı Yatırım ve Ticaret şirketinin hikayesi de bunlardan biri.
Bodrum Yalıkavak Marina'yı, Peker mayıs ve haziranda yaptığı açıklamalarla gündeme getirmişti. Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ı, Gülen yapılanması davasında ceza alıp tahliye edilen Palmali Holding'in sahibi Mansimov'a "kumpas kurmakla" suçlayan Peker'in iddiasına göre Ağar, Mansimov'u tehdit ederek Bodrum'daki Yalıkavak Marina'ya el koymuştu. Ağar da Sözcü gazetesine Marina ile ilgili yaptığı açıklamada "Ben olmasam mafya çökerdi" ifadesini kullanmıştı. O sırada Ağar Bodrum Yalıkavak'ın Yönetim Kurulu Başkanı, oğlu AKP Millletvekili Zülfü Tolga Ağar ise Yönetim Kurulu Üyesi'ydi. Tolga Ağar, Temmuz 2018'de milletvekili olarak göreve başlamadan beş gün önce şirketin yönetim kurulundan istifa etmiş ancak iki ay sonra, 27 Eylül 2018'de geri dönmüştü. Peker, daha sonra yeni bir iddia daha ortaya atarak Marina'da ayrıca akaryakıt istasyonu işleten Mehmet Ağar'ı mazot kaçakçılığıyla suçlamıştı. İddiaları yalanlayan Mehmet Ağar ve oğlu Tolga Ağar mayıs sonunda şirket yönetiminden ayrıldı.
Mansimov nasıl aldı?
Bodrum Yalıkavak'ın hikâyesi aslında 1995 yılında Cefi Jozef Kamhi'nin katıldığı bir ihaleye kadar gidiyor. Bir dönem DYP milletvekilliği de yapan Cefi Jozef Kamhi, Bodrum'un el değmemiş koylarından birini Milli Emlak'tan 49 yıllığına kiralıyor. Kamhi, 1997 yılında Bodrum Yalıkavak Turizm Yat Limanı firması üzerinden bölgeyi büyük bir yat limanına dönüştürmeye başlıyor.

Mubariz Mansimov ise 2009 Mart ve Nisan aylarında Türkiye'de iki şirket kurdu: Palmali Otelcilik Turizm ve Acentelik Limited (POTA) ve Palmali Otel İşletmeleri Yatırım ve Turizm Limited (POİYT).
POTA, 10 Mart 2009'da 3 milyon TL sermaye ile İstanbul'da kuruldu. Şirket hisselerinin yüzde 100'ü Mansimov'a aitti. POİYT ise 28 Nisan 2009'da RSR Holding ortaklığında kuruldu.
Mansimov, bu şirketleri kurarken Cefi Jozef Kamhi iflas etmek üzereydi. Kamhi, marinanın değerinin en az 80 milyon dolar olduğunu belirtiyordu. Fakat hisseler Mansimov'a 13 Aralık 2010'da 42 milyon dolar karşılığında satıldı.
Kamhi, Bodrum'daki Yalıkavak koyunu işletme hakkını elinde bulunduran firmadaki hisselerinin bir kısmını Mansimov'a, geri kalanını da RSR Holding ile Mansimov'un ortağı olduğu POİYT şirketine sattı.
DW Türkçe'nin incelediği belgelerde Yalıkavak Yat Limanı firmasının satışı sonrası hisse dağılımı ile ilgili birbiriyle çelişen belgeler olsa da Ticaret Sicil Gazetesi'nde şirketin yüzde 90 hissesinin POİYT şirketi Mansimov'a geçtiği görülüyor.
Pandora Papers belgelerine göre POİYT'nin yüzde 50 hissesine sahip RSR Holding ise bir vergi cenneti olan Singapur'da offshore servis sağlayıcısı AsiaCiti Trust üzerinden 2007 yılında kuruluyor. Sahibinin Azerbaycan vatandaşı Anar Alizade olduğu holding, aslında yine Alizade'ye ait olan Birleşik Arap Emirlikleri'nde kurulu Sirius Consultancies FzE adlı şirketin iştiraki.

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR'ın CEO'su Rövnek Abdullayev'in kuzeni olan Alizade, üst düzey yetkililerle akrabalık ilişkisini gizlemek için Aliyev olan soyadını Alizade olarak değiştirmişti. Alizade'nin 2013'te Türk vatandaşı olduğu ve Arda Akın ismiyle bir pasaport daha aldığı da iddia ediliyor.
Şüpheli hisse devri
DW Türkçe'nin incelediği belgelere göre, 17 Mart 2011'de ise Alizade, yani RSR Holding, Bodrum Yalıkavak'taki marinanın işletme hakkına sahip olmasını sağlayan POİYT hisselerini yine Mansimov'un sahibi olduğu Malta merkezli firması Palmali Marina Holding Company Limited firmasına devrediyor.
Böylelikle POİYT şirketinin tamamı Mansimov'un kontrolüne geçerken hisse dağılımı yüzde 50 İstanbul merkezli POTA, yüzde 50 Malta merkezli Palmali Marina Holding oluyor.
Birkaç ay sonra 7 Temmuz 2011'de Mansimov hisse dağılımında değişikliğe giderek POİYT şirketinin yüzde 99,997'lik kesimini POTA'ya devrederken, firma adına işlem yapabilmesi için Palmali Şirketler Grubu Finans Direktörü Nuray Nurcihan Perker'e hisselerin yüzde 0.003'ünü devrediyor. Yalıkavak Limanı'nın kontrolü artık büyük ölçüde POTA şirketine geçmiş oluyor.

Bundan sonra Mansimov marinanın yönetim kuruluna Fatih Berber, Alaattin Aykaç ve Mehmet Erçil gibi daha sonra kendisini Gülen yapılanması mensubu suçlamasıyla ihbar edecek çalışanlarını atıyor.
Üç hafta sonra 29 Temmuz 2011'de Mansimov, bu kez marinayı işleten POİYT'in sahibi olan POTA'nın hisse dağılımını değiştiriyor. Şirketin yarısını Malta'daki şirketi Palmali Marina Holding'e devrederken yarısını da kendi tutuyor.
6 ay sonra 27 Şubat 2012'de Mansimov, RSR Holding'den alıp Yalıkavak Marina'yı kontrol etmesini sağlayan POTA şirketi hisselerinin yarısını tekrar RSR Holding'e satıyor. Alizade, Singapur'daki şirketi üzerinden Yalıkavak Marina'ya yeniden ortak oluyor.
Değeri 51 milyon Euro
Mansimov'un Malta merkezli "Palmarina Holding Limited" şirketi, Alizade'nin Bodrum'daki marinada tam yetkili olmasından sekiz ay sonra 14 Ocak 2016'da kuruluyor. Şirketin sahibi Mubariz Mansimov değil, Anar Alizade'nin Birleşik Arap Emirlikleri'nde kurduğu Aspect Consultancies F.Z.E. Bir ay sonra, 5 Şubat 2016'da ise Yalıkavak limanındaki hisselerin sahibi POTA, tüm hisseleri "Palmarina Holding"e aktarıyor. Böylelikle Mansimov'un Yalıkavak Marina ile ilişkisi bitmiş oluyor.

Malta'daki "Palmarina Holding Limited" şirketi aynı hafta Mansimov'un sahibi olduğu Istanbul Edition Hotel'i de bünyesinde bulunduran "Palmali Emlak Geliştirme Otelcilik ve Turizm" şirketinin de yüzde 50'sini alıyor. Yüzde 50 ise RSR Holding'e devrediliyor.
Ardından "Palmarina Holding Limited" şirketinin ismi "Yalıkavak Holding Limited" oluyor. Belgelere göre 2018 yılında firmanın varlıklarının toplam değeri 51 milyon euro iken aynı tarihte RSR Holding'in varlıkları 151 milyon dolar olarak kayda geçiyor.
Mubariz Mansimov ise eski çalışanları tarafından dolandırıldığını iddia ediyor. Mansimov, Marina'nın değerinin 220 milyon dolar olduğunu ancak 31 milyon dolar ödendiğini belirterek Palmarina Holding ve RSR Holding'e önce Bodrum'da ardından İstanbul'da dava açtı. İki dava da Mansimov'un aleyhine sonuçlandı. Alizade, Mansimov'un eski çalışanı ve CEO'su Alaattin Aykaç ile eski yöneticileri Ali Kemal Çelikten ve Mehmet Ercil beraat etti. Karar istinafa gitti.
Yıldırım Demirören döneminde Türkiye Futbol Federasyonu Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyeliği de yapan Alaattin Aykaç'ın Palmali Holding'den ayrıldıktan sonra Ali Kemal Çelikten ile offshore firmalar kurdukları basına yansımıştı.
Eylül 2018'de Yalıkavak Marina'nın yönetim kurulu başkanı olan İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ise Sözcü Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, Marina'nın yüzde 100 hissesi için belirlenen 220 milyon dolarlık değerin brüt değer olduğu söyledi. Bu rakamdan 82 milyon dolar olan şirket borçlarının düşüldüğünü, kalan 138 milyon dolarlık değerin de yüzde 10'unun Mehmet Mustafa Ergen'e ait olduğunu ifade eden Ağar, Mansimov'dan RSR Holding'e devredilen yüzde 45'lik hisselerin değerinin 62 milyon dolar olduğunu bundan Mansimov'un borçlarının düşüldüğünü ve tarafların 33 milyon dolarlık ödeme üzerinde anlaştığını aktardı.
Aceleyle artırılan sermaye
Marina satışının yanı sıra hisse dağılımıyla ilgili yaşanan hukuki problemler de belgelere yansıdı. Buna göre Mansimov, Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı şirketini aldıktan sonra 15 Temmuz 2011'de yapılan yönetim kurulu toplantısında firmanın ciddi bir iflas tehlikesi altında olduğunu belirterek sermaye artırımına gitmek istedi. Fakat Cefi Jozef Kamhi'nin eski ortaklarından ve şirketin hali hazırda hissedarlarından Mehmet Mustafa Ergen'in avukatı, taraflarına yeterince bilgilendirme yapılmadığını belirterek sermaye artış talebinin "azınlık hissesine sahip ortakların haklarını kullanamamalarına yönelik bir girişim" olduğu gerekçesiyle muhalefet etti ve öncelikle "şirketin mali verilerinin ortakların denetimine açılmasını" talep etti. Fakat Pandora Papers belgelerine göre Mansimov'un şirketleri, sermaye artırımı yasal bir şekilde onaylanmış gibi işlem yaptılar.
Bitmeyen varlık transferleri
Mansimov her ne kadar kamuoyunda daha fazla Yalıkavak Marina ile ilişkilendirilse de dünyanın en zenginlerinin yer aldığı Forbes 500 listesine girmesini sağlayan işi gemicilik. Azerbaycan Devleti petrol şirketi SOCAR ve Rus enerji devi Lukoil ile uzun vadeli taşımacılık anlaşmaları yapan Mansimov, Hazar Denizi ve Karadeniz'de Azeri ve Rus petrollerinin büyük bir kısmını taşıyordu. Ancak siyasi ilişkilerini kullanarak aldığı uzun vadeli sözleşmelerle şirketlerini hızla büyüten Mansimov'un yaptığı bu anlaşmaları kaybetmesi de hızlı oldu. Lukoil'e bağlı Litasco, 2015'te Palmali Denizcilik ile sözleşmeyi feshetti. Palmali Denizcilik, Lukoil'e tazminat davası açsa da dava reddedildi. Mansimov, Palmali'nin yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle 2018'de SOCAR ve SOCAR Grubu'na ait şirketler tarafından açılan davalar sonucu ise 2020'de 49,5, 2021'de 240 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.

TAYYİP ERDOĞAN’IN AİLESİ İLE TİCARET
Türkiye'de de iktidarla iyi ilişkiler içerisinde olan Mansimov, iddiaya göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın isteğiyle Türk vatandaşı olmuştu. 2014'te Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan, oğlu Necmettin Bilal Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen'in ortak olduğu BMZ Group Denizcilik Şirketi'nin 10 adet gemi alımı için Palmali'den kredi aldığı, şirketin daha sonra bu gemileri Palmali'ye kiraladığı haberlere yansımıştı.
Avrupa araştırmacı gazetecilik ağı EIC tarafından 2017'de yayınlanan Malta Files ise Mansimov'un, Erdoğan'ın ailesiyle offshore şirketler üzerinden ticari ilişkileri olduğu iddialarını gündeme getirmişti.
Yalıkavak Marina medyada yer alan haberlerin hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
İlk şirketini 1998'de kurdu
Mansimov, Türkiye'deki ilk şirketini 27 Ekim 1998'de "Palmali Gemi Hizmetleri ve Acentelik" adıyla kurdu. Gemicilik faaliyetlerini bu şirket üzerinden yürütüyordu. Fakat 29 Aralık 2009'da "Pal Gemi Hizmetleri ve Acentelik" adında bir firma kurup 12 adet mal varlığını ayni sermaye olarak bu şirkete aktardı. Bu varlıklar arasında Türkiye'den beş, Rusya'dan dört, Ukrayna ve Gürcistan'dan da birer firma var. Mansimov, Türkiye'de Palmali adındaki son şirketini 28 Mayıs 2018'de kurdu. Bu işlemler bitmeyen bir sermaye ve varlık transferine işaret ederken 7 Ekim 2021 tarihli kararla Mansimov'un Türkiye'deki mal varlıklarına el koyuldu.
Gülen soruşturması kapsamında 15 Mart 2020'de gözaltına alınan Mansimov, 17 Mart'ta tutuklandı. Önce ev hapsi, ardından da İstanbul sınırlarını terk etmemek kaydıyla 5 yıl hapis cezası adli kontrol tedbirine dönüştürüldü.
Devlet arazisini offshore firma işletiyor
Avrupa polis teşkilatı EUROPOL'a göre vergi cennetlerinde açılan firmalar, genellikle vergiden kaçınmanın yanı sıra kara para aklamak için de kuruluyor. Offshore şirketler kurmak yasa dışı olmasa da etik olarak tartışmalı. Kamu malı olan devlet arazilerindeki işletmelerin offshore şirketlere aktarılması ise bu devri daha da tartışmalı hale getiriyor.
DW Türkçe'nin ulaştığı Pandora Papers belgelerine göre RSR Holding, POTA'nın yüzde 50 hissesi için Mansimov'a ait olan Malta'daki Palmali Marina Holding'e 43.750.000 ABD Doları ödüyor. Bu alımı için RSR Holding adına sözleşmeye imza atan kişi ise Agshin Salimov. Azerbaycan vatandaşı Salimov aynı zamanda SOCAR Petkim'in satış müdürü.
11 Nisan 2012 tarihinde Bodrum Yalıkavak Turizm ve Yat Limanı şirketine, Mansimov'un sekiz kardeşinden biri olan ve sonradan davalık olacakları Marif Mansimov, şirketi "en geniş manasıyla temsil etmesi" için müdür olarak atanıyor.
Alizade 2015'te tam yetki sahibi
Dokuz ay sonra 11 Ocak 2013’te Mansimov, Yalıkavak Marina yönetim kurulundan istifa ediyor. Yerine Mehmet Sertaç Şevki Demirtaş atanıyor. 9 Nisan 2014'te ise Mehmet Ağar'ın oğlu AKP Elazığ milletvekili Zülfü Tolga Ağar da yönetim kurulu üyesi oluyor.
28 Nisan 2015 tarihinde Bodrum Yalıkavak'ın hisselerini elinde bulunduran Mansimov ve RSR Holding ortaklığındaki POTA şirketinde imza yetkilerinin değiştirilmesi kararı alınıyor.
POTA'ya ait Palmali Otel İşletmeleri Yatırım ve Turizm (POİYT) şirketinin müdürleri ve imza yetkileri de 13 Mayıs 2015'te alınan kararla değiştiriliyor. Böylece RSR Holding'in sahibi Alizade, Mansimov ile ortak olduğu iki firmada da tam yetkiye sahip oluyor.