Osmanlı’nın unutulan korku romanı: “Çarşamba Karısı”

Osmanlı döneminin unutulmuş eserlerinden biri olan Vassaf Kadri imzalı “Çarşamba Karısı”, Latin harflerine aktarılarak yeniden okurla buluştu.

Osmanlı’nın unutulan korku romanı: “Çarşamba Karısı”

GAZETE PENCERE - Çarşamba Karısı, KaraKarga Yayınları tarafından yayımlanan “Kayıp Kitaplar Kütüphanesi” serisi kapsamında raflardaki yerini aldı.

II. Meşrutiyet dönemi yazarlarından Vassaf Kadri imzasını taşıyan eser, halk inanışlarında korkutucu bir figür olarak bilinen “Çarşamba Karısı”nı merkeze alıyor. Osmanlıcadan günümüz Türkçesine Merve Köken tarafından aktarılan roman, korku ve mizah unsurlarını aynı potada buluşturuyor.

Roman boyunca hurafeler, batıl inançlar ve gündelik yaşam iç içe geçerken, dönemin toplumsal yapısına dair ayrıntılar da dikkat çekiyor. Yer yer ironik, yer yer tedirgin edici bir anlatım kuran eser; halk söylencelerini edebiyatla buluşturması bakımından erken dönem Türk korku anlatıları arasında farklı bir yerde duruyor.

11-jpg

112 sayfalık kitapta, toplumun korkuları ve bilinmeyene duyduğu merak üzerinden ilerleyen hikâye, Ahmet Mithat ve Hüseyin Rahmi çizgisini anımsatan bir üslupla aktarılıyor. Editörlüğünü Zeynep Bilgin’in üstlendiği eser, yalnızca bir korku romanı değil; aynı zamanda Osmanlı’dan günümüze taşınan kültürel hafızanın bir parçası olarak değerlendiriliyor.

ÇARŞAMBA KARISI EFSANESİ NEDİR?

Efsanevi anlamda Çarşamba Karısı, Türk mitolojisi ve halk inançlarında yer alan doğaüstü bir varlık. İnanışa göre özellikle salı gecelerinden çarşamba günlerine geçişte ortaya çıkan, kötü ruhlarla ve cinlerle bağlantılı karanlık bir figür. Hortlak, hayalet, cin, peri türünde bir varlık olarak kategorize edilebilse de aslında halk anlatılarında yaşayan özgün bir karakter. Saçı başı karmakarışık, üstü başı özensiz kadın anlamında kullanılır. Zaman zaman Alkarısı'na tekabül eder.

Çarşamba Karısı’nın en belirgin özelliği yarım kalan işlere olan öfkesi. İnanışa göre:

Özellikle salı gecelerinden çarşamba sabahına yarım kalan işlerin olduğu evlere gelir

Evlerde ya da doğada yaşadığı düşünülür

Yarım kalan işleri tamamen bozar, karıştırır

Evdeki huzursuzluklara, kavgalara neden olur

Evin çocuğunu herkesin gözü önünde alıp götürebilir

Evlerin her köşesinde idrar ve dışkı bıraktığına inanılır

Korkunç sesler çıkararak insanları korkuttuğu söylenir

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar