Türkiye’nin en köklü iletişim şirketlerindendi tüm hisselerini vakfa devretti
1973’te kurulan A&B İletişim, tüm hisselerini Armaş Vakfı’na devrederek A&B Danışmanlık adıyla yeni bir yapıya geçti. Şirket yönetimi bu adımı bir “devir” değil, etik değerleri kurumsal güvence altına alma kararı olarak tanımlıyor.
GAZETE PENCERE - Türkiye’de halkla ilişkiler alanının ilk örneklerinden biri olan A&B İletişim, şirket yapısında köklü bir değişikliğe gitti. 53 yıllık geçmişe sahip kurum, tüm hisselerini Armaş Vakfı’na devretti ve bundan sonra faaliyetlerini A&B Danışmanlık adıyla sürdürecek.
Şirketin aldığı karar, klasik bir mülkiyet devrinden ziyade, etik ilkelerin kişilere bağlı olmadan korunmasını amaçlayan bir model olarak sunuluyor. Yeni yapıyla birlikte şirketin sahipliği doğrudan bir vakıf bünyesine geçmiş oldu.
ŞİRKET MODELİ VAKIF ÇATISI ALTINA TAŞINDI
Dünyada Bosch ve Patagonia gibi örneklerde görülen vakıf temelli şirket modelleri genellikle üretim ve sanayi alanında uygulanıyor.
Yeni yapıda A&B Danışmanlık, iletişim danışmanlığı faaliyetlerini Armaş Vakfı’nın sürdürülebilirlik, iklim, etik ve toplumsal etki alanındaki çalışmalarıyla birlikte yürütmeyi planlıyor. Kurum, özellikle etik yönetim, sürdürülebilirlik iletişimi ve kurumsal değer oluşturma başlıklarında hizmet vermeyi hedefliyor.
1973’TE BAŞLAYAN YOLCULUK
A&B, 1973 yılında Prof. Dr. Alâeddin Asna tarafından kuruldu ve Türkiye’de halkla ilişkiler mesleğinin kurumsallaşmasında rol oynayan şirketlerden biri oldu. Kurucusunun akademiye geçmesinin ardından şirketin yönetimini Sibel Asna Özesmi üstlendi.
2021 yılında kurulan Armaş Vakfı ise iklim, çevre, etik ve liderlik alanlarında çalışmalar yürütüyor. Vakıf, özellikle genç yöneticilerin etik ve sorumlu liderlik anlayışıyla yetişmesine yönelik projeler geliştiriyor.
“BU BİR TİCARİ DEĞİL, ETİK KARAR”
A&B Danışmanlık ve Armaş Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Asna Özesmi, alınan kararın ekonomik bir tercihten çok etik bir yaklaşımın sonucu olduğunu belirtiyor.
Özesmi’ye göre, şirketin kuruluşundan bu yana savunduğu değerlerin zaman içinde zayıflamaması için mülkiyetin kâr amacı gütmeyen bir yapı altında korunması hedeflendi. Bu değişiklikle birlikte şirketin etik yaklaşımının kurumsal güvence altına alınması amaçlanıyor.

Kaynak:Haber Merkezi