Yaz aylarında istifa riski büyüyor

Yaz aylarında çalışanların iş değiştirme eğiliminin arttığına dikkat çeken araştırmalar, şirketlerin çalışan bağlılığı konusunda daha dikkatli olması gerektiğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre sessiz kopuşlar çoğu zaman yaz döneminde hız kazanıyor.

Yaz aylarında istifa riski büyüyor

GAZETE PENCERE - Şirketler için yaz ayları genellikle izin planlarının yapıldığı ve operasyonel sürekliliğin sağlanmasına odaklanılan bir dönem olarak görülse de, çalışan hareketliliği açısından önemli riskler barındırıyor. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verileri ile Work Institute analizine göre, yılın başında yüzde 1,6 seviyesinde seyreden istifa oranları yaz aylarında yüzde 2,5'e kadar yükseliyor.

Veriler, işten ayrılma eğiliminin ilkbahardan itibaren güçlendiğini ve özellikle haziran-ağustos döneminde zirve yaptığını gösteriyor. Uzmanlar, çalışanların bu dönemde kariyer hedeflerini ve mevcut kurumlarıyla ilişkilerini daha fazla sorguladığına işaret ediyor.

1781688916-jilda-bal-haziran

KARİYER BEKLENTİLERİ BELİRLEYİCİ OLUYOR

Work Institute raporuna göre çalışan kayıplarının en önemli nedenleri arasında kariyer gelişimi fırsatlarının sınırlı olması, terfi olanaklarının yetersizliği ve geleceğe yönelik net bir yol haritasının sunulamaması yer alıyor.

Yaz aylarında yöneticilerin izinli olması ve ekip içi iletişimin zayıflaması da çalışanların kuruma olan bağlılığını olumsuz etkileyebiliyor. İş yükü sürerken yönetsel temasın azalması, çalışanların kendilerini daha az görünür ve daha az desteklenmiş hissetmelerine neden olabiliyor.

AYRILIKLARIN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ ÖNLENEBİLİR

Gallup tarafından yapılan araştırma ise çalışan kayıplarının önemli bölümünün önlenebilir olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre son bir yıl içinde işinden ayrılan çalışanların yüzde 42'si, şirketlerinin zamanında atacağı adımlarla kurumda kalabileceğini düşünüyor.

İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal, yaz aylarının şirketler açısından kritik bir dönem olduğunu belirterek, çalışanların bu süreçte mevcut işlerinde ne kadar desteklendiklerini ve geleceklerini aynı kurumda görüp görmediklerini değerlendirdiklerini söyledi.

Bal, çalışanların ayrılık kararını bir anda vermediğini vurgulayarak, "Uzun süre görülmediğini, duyulmadığını ya da gelişim alanı bulamadığını hisseden çalışanlarda kopuş süreci başlıyor. Şirketler bu sessiz sinyalleri zamanında fark edebilirse yetenek kaybının önemli bir bölümünü önleyebilir" değerlendirmesinde bulundu.

ŞİRKETLER İÇİN YENİ REKABET ALANI

Uzmanlara göre günümüzde şirketlerin karşı karşıya olduğu en büyük rekabet yalnızca yeni çalışanları işe almak değil, mevcut çalışanları kurumda tutabilmek. Bu nedenle çalışan bağlılığını artıracak uygulamaların yıl sonuna bırakılmadan hayata geçirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar