ABD - İran geriliminde kapıda bekleyen savaş mı yoksa barış mı
ABD Başkanı Trump, son açıklamasında Tahran hükümetinin protestocuları öldürmeyi durduracağına ilişkin güvence aldığını söyledi ve şimdilik İran’a saldırmayı erteleyebileceğini belirtti. Emekli Tahran Büyükelçisi Ümit Yardım son durumu değerlendirdi.
GAZETE PENCERE- İran'daki hükümet karşıtı protestolar, ülkenin 47 yıllık tarihinde hiç görülmemiş bir düzeye ulaştı. Ülke genelinde halk sokaklara döküldü. ABD Başkanı Donald Trump, yetkililerin protestocuları bastırması halinde İran'ı “acıyan yere çok sert vurmakla” tehdit etti. Trump, ABD'nin “yardıma hazır olduğunu” da söyledi. İranlı yetkililer ise böylesi bir durumda ABD'nin bölgedeki müttefiklerine saldırarak misillemede bulunma sözü verdi.
Buna karşın ABD ve İran arasındaki süreç, ABD Başkanı Donald Trump’ın son konuşmasındaki ifadeleriyle “yumuşama” olarak algılanabilecek sinyaller verdi. Trump, “karşı taraf” kaynaklarından Tahran hükümetinin protestocuları öldürmeyi durduracağına ilişkin güvence aldığını söyledi ve bu nedenle şimdilik İran’a saldırmayı erteleyebileceğini belirtti.
ABD’NİN ZİHNİNDE YANITI OLMAYAN SORUNLAR
Emekli Tahran ve Rusya Büyükelçisi Ümit Yardım, iki ülke arasında yaşananları Cumhuriyet’ten Emirhan Çoban’a değerlendirdi. Yardım, ABD’nin 80’li yıllardan bu yana İran’da hedef ve sonuçları belli olan bir politika oluşturamadığına dikkat çekti. Yardım, “Bana sorarsanız, asıl gerekçe Amerika'nın zihninde, Bir rejim değişikliği olduğu takdirde İran'ın içine, bölgeye ve küresel etkileri ve sonuçları ne olacak? Amerika bunlarla baş edebilecek mi? sorularının yanıtının olmaması. Ben bunun 46 yıldır çözemedikleri bir sorun olduğunu düşünüyorum” dedi.
‘İRAN’LA ABD’NİN TEMASSIZ BİR GÜNÜ OLMAMIŞTIR’
Amerika’nın, 80’li yıllardan bu yana İran’ın en zayıf döneminde olduğu düşüncesine sahip olduğunu söyleyen Yardım, “Özellikle 7 Ekim Filistin Savaşı ve Suriye iktidar değişiminden sonra bu kanaatleri daha da güçlendi. Ama atılacak adımlar konusunda günü birlik, günden güne değişen mesajlar veriyorlar. İran'la Amerika'nın temassız hiçbir günü olmamıştır. Aslında bu da diplomasinin gerekli şartlarından birisi. Çünkü sahada savaş bir yandan sürebilir ama diplomasi, istihbarat ve iletişim kanallarının kesilmesi kadar vahim bir durum olamaz” diye konuştu. ABD ve İran’ın iletişim kanallarını “yumuşamaya yönelik” kullandığını söyleyen Yardım, “Hemen bir günde olmaz ama iletişim kanallarını canlandırdıklarını protestoların iniş çıkışıyla da göreceğiz. İlk aşamada hedef tabii ki yumuşama. Yani İran ile ikili ilişkilerinin değil de protestolar bağlamında kışkırtıcılıktan uzak kalınması yönünde” dedi.
‘İRAN’I KURTARMAK SADECE PROTESTOCULARIN DÜŞÜNCESİ OLMAMALI’
İran’daki protestoların yavaş yavaş etkisini kaybedeceğini ama halkın isteklerinin her zaman sabit kalacağını öngören Yardım, “Böyle bir iktidar, rejim değişikliğini getirmeyecektir. Ama son tahlilde İran'ın geleceğini kurtarmak sadece protestocuların hedefi olmamalı. Bu konuda sorumluluk en başta İran yönetimine düşüyor. İran yönetimi bir numaralı aktör ve bir numaralı sorumlu. Ben sonuçta İran iktidarının ve rejimin artık ne dersek diyelim genel değişim ve dönüşüme yönelmesi gerektiğine inanıyorum. Kaçınılmaz görüyorum. Ama bunun daha çok iç dinamiklerle olması yönünde bir süreç yaşayacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Kaynak:Haber Merkezi