Abdullah Öcalan statüsüz konuta geçmeyi reddetti

İmralı Adası'nda cezaevi dışında ve daha geniş kullanım imkanları olan yeni bir yapı tamamlandığı belirtiliyor. Ancak Abdullah Öcalan'nın hukuki statüsü netleşmeden bu konuta geçmeyi kabul etmediği gelen bilgiler arasında.

Abdullah Öcalan statüsüz konuta geçmeyi reddetti

GAZETE PENCERE - PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ve İmralı’da kalacağı yerin statüsü konusunda bayramdan sonra yeni gelişmeler bekleniyor.

Numedya24'ten Tuncay Doğan, İmralı'daki statü düğümüyle ilgili dikkat çeken bilgiler paylaştı. Doğan'ın 'Öcalan statüsüz konuta geçmeyi reddetti' yazısı şöyle:

"İmralı Adası’nda tamamlanan yeni yapının nasıl tanımlanacağı, nasıl yönetileceği henüz net değil. Tartışmanın merkezinde de bu belirsizlik bulunuyor. Eğer sözü edilen bu yapı cezaevi statüsünde olacaksa, ziyaretlerin mevcut sistemde olduğu gibi izinli ve denetimli olması gerekecek.

Daha önceki süreçlerde keyfi olarak uygulanan ‘görüş yasağı’, ‘idari cezalar’, ‘koster bozuldu’, ‘hava koşulları uygun değil’ türünde görüş engellemeleri düşünüldüğünde, avukatlar, siyasi heyetler ve diğer ziyaretçilerin nasıl ve hangi şartlarda İmralı Adası’na giderek Öcalan’la görüşeceği, bunun ne kadar devletin belirlediği prosedürler çerçevesinde olacağı meselesi konuyu zorlaştırıyor.

Ancak yapı konut statüsünde değerlendirilirse, teknik donanım ve iletişim imkanları da sunularak ziyaret rejimi çok daha farklı bir çerçeveye oturabilir. Bu durumda gazetecilerin, hukukçuların ve siyasetçilerin adaya erişimi daha geniş bir çerçevede mümkün olabilecek.

Dolayısıyla tartışma yalnızca fiziki bir taşınma meselesi olarak ele alınmıyor. En azından Öcalan ve orada bulunan diğer tutuklular böyle değerlendiriyor. Tam da bu noktada Öcalan’ın dile getirdiği ‘‘Hukuki ve siyasi statüm nasıl tanımlanacak?” sorusu öne çıkıyor.

Çünkü statü tartışması yalnızca Öcalan’ı değil, İmralı’daki diğer tutukluları da yakından etkileyecek. Hatta daha geniş perspektifte ise bu statünün netleşmesi, farklı alanlarda örgütsel faaliyet yürüten diğer üst düzey yöneticilerin gelecekteki hukuki durumuna ilişkin olası düzenlemeleri de etkileyebilecek.

Bu nedenle statü tartışması yalnızca bir cezaevi düzenlemesi değil. Aynı zamanda Demokratik Toplum Süreci’nin gelecekteki hukuki zemini açısından da mesaj verici olacak."

Yazının tamamı

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar