'Aile Yılı' kadınlar için felakete dönüştü: Kadınların yüzde 65'i yakınları tarafından öldürüldü

'Aile Yılı' kadınlar için felakete dönüştü: Kadınların yüzde 65'i yakınları tarafından öldürüldü
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, 2025 yılını kadınlar için bir "felaket yılı" olarak nitelendirdi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, 2025 yılını kadınlar için bir "felaket yılı" olarak nitelendirdi. Hükümetin "Aile Yılı" ilan ettiği bu dönemde, aile içindeki kadın cinayetlerinin ve şüpheli ölümlerin rekor seviyeye ulaştığını belirten Osmanoğulları, yeni yürürlüğe giren 11. Yargı Paketi ile güvenliğin tamamen ortadan kalktığını savundu.

Osmanoğulları, 2025 yılı verilerinin "ailenin kutsanması" politikasının kadınları korumadığını, aksine hapsettiğini vurguladı:

2025 verilerine göre kadınların %65'i kendi evlerinde, en yakınlarındaki erkekler tarafından katledildi.

Cinayetlerin yanına "yüksekten düşme" veya "intihar" süsü verilmiş şüpheli ölümler eklendi. Osmanoğulları, bu vakaların çoğunda geçmişe dönük şiddet ve darp hikayesi olduğunu belirtti.

"Aile Yılı" kapsamında Diyanet’in devreye sokulmasını eleştiren temsilci, kadınların boşanma haklarının ve medeni haklarının dini söylemlerle baskı altına alındığını söyledi.

Cezasızlık düzeni

İzmir’de takip edilen somut davalar üzerinden adaletsizliğe dikkat çeken Osmanoğulları, yargının tutumunu sert sözlerle eleştirdi:

Boşanmak isteyen eşine gözdağı vermek için 3,5 yaşındaki çocuğunun boğazına bıçak dayayan babanın, ilk duruşmada tahliye edilmesini hatırlattı. Osmanoğulları, "Hakim adeta 'git karını öldür' dedi" ifadelerini kullandı.

Irmaktuğ davasında sanığın elektronik kelepçeye rağmen mağdurun kapısına kadar geldiğini, polisin ise koruma sağlamak yerine kadına "kaçmasını" önerdiğini belirtti.

Aralık 2025 sonunda yasalaşan ve 50 bin mahkuma tahliye yolu açan 11. Yargı Paketi, kadınlar için "güvenlik krizinin" zirvesi olarak tanımlandı:

Paketle birlikte denetimli serbestlik süresinin artırılması, şiddet faillerinin erkenden sokağa dönmesine neden oldu.

Osmanoğulları, tahliyelerle birlikte çocukların "babam gelip bizi yine dövecek" diye ağladığını, kadınların ise can güvenliği için şehir değiştirmeye başladığını aktardı.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar