AK Partili Özlem Zengin'den 'Meclis Lokantaları' kapatılsın önerisi
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, TBMM'nin yemek üzerinden eleştirilmesine bir son verilmesi gerektiğini belirterek, "Eğer bu bir meseleyse Meclis'te çalışan arkadaşlarımız dışında Meclis'te yemek ikramı yapmayalım, restoranları da kapatalım" dedi.
GAZETE PENCERE - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un TBMM’de düzenlediği iftar yemeğinde avokado favalı enginardan, keşkek yatağında dana antrikota zengin bir menünün yer alması tepki çekmişti.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, dün yaptığı açıklamada eleştirilere yanıt vererek, "Akşama peynir ekmek yiyelim hiç fark etmez. Milletimiz ne yiyorsa biz aynı şeye talibiz. Eleştirilerimizi yaparken TBMM'yi, milletvekillerini, bakanlarımızı aşağıya çeken konuşmalar yapmayalım" ifadelerini kullanmıştı.
"MECLİS'TE YEMEK İKRAMI YAPMAYALIM, RESTORANLARI DA HİÇ KULLANMAYALIM"
Bugün bir açıklama daha yapan Zengin, Meclis lokantalarının kapatılmasını önerdi.
Zengin şöyle konuştu:
"Bu hafta grupta Sayın Özgür Özel, 'vallahi tillah ben bir hadise olmasaydı Meclis Başkanı iftarına gelecektim. Yuvarlak bir masa olacakmış. O masaya gelip oturacaktım' dedi. Şimdi kendisi masaya gelip oturmuş olsaydı bu yemekle ilgili bir tartışma olmayacaktı. Yemek konusunda dün bakıyorsunuz Meclis Başkanımız bir STK iftarı vermiş. Menüye de baktım. Menü tamamını okumayacağım. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir orada da patatesli bir bonfile yemiş olmalı. Menüde var. Yani kendi oturduğunuz sofraya yemeğe gelip yerseniz hesap ödemek niyetinizde yok. Oturduğunuz sofrada yemeği yiyorsunuz ama hesapla ilgili meseleniz yok. Hasbelkader gelmezseniz o zaman hesap bize kalıyor ne hikmetse. Mesela o gün davetli olan pek çok arkadaşımız var. DEM Grubu'ndan arkadaşlarımız var. MHP'den arkadaşlarımız var. Bir tane milletvekili olan, genel başkanı olan bir sürü siyasi partiden arkadaşımız, milletvekilleri o masada oturuyorlar ama ne hikmetse bunun faturası tuhaf bir şekilde bize ve Meclis'e kalıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde her gün tabildot olarak 600'e yakın insan yemek yiyor. Farklı restoranlar var. Onlarda 2 bine yakın insan yemek yiyor. Geliyoruz şu Genel Kurul içerisinde olan restoranlarda da en iyi ihtimalle günde 7 bin 500 kişi en çok olduğu zaman ocak ayında da 11 bin kişi yemek yemiş. Burada 11 bin milletvekili yok, milletvekili sayımız 600, hiç 600'ü yan yana görmedim. Bunu yiyenler, Anadolu'dan gelen insanlar, misafirler. Mustafa Bey dedi, 'Bu hafta bir seferde 100 muhtarımızın yemeğini ikram ettik' dedi ve insanlarımız zannediyor ki bu yemekler Meclis'in bütçesinden çıkıyor. Hayır, bu yenilen yemeklerin bedelini milletvekilleri, sizler, bizler ödüyoruz. Artık şu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu yemek meselesi yüzünden aşağılanmasından bir vazgeçebilir miyiz lütfen? Hakikaten olacak şey değil.
Eğer önemli bir anlamı varsa bakın kaldıralım. Eğer bu meseleye bir ortak çözüm bulamayacaksak benim önerim şudur. Ben grubum adına henüz müzakere etmedim. Meclis Başkanımızla da konuşmadım ama benim şahsi önerimdir. Sürekli de madem bu konunun göbeğindeyiz. Soyadım da 'Zengin' olduğu için... Sonuç olarak bizim yapmamız gereken şey eğer bu bir meseleyse Meclis'te çalışan arkadaşlarımız dışında Meclis'te yemek ikramı yapmayalım, çıkmasın. Restoranları da hiç kullanmayalım. Restoranları da gerekiyorsa kapatalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bu haksızlığı yapmayın. Artık şu yemek meselesi lütfen bitsin. Sözcü Televizyonu'nda, NOW Televizyonu'nda, Halk TV'de artık bu konuların gündem yapılmasından şiddetle rahatsızım ve bu konunun Genel Kurul'da artık bitmesi gerektiğini düşünüyorum."
Kaynak:Haber Merkezi