AKP Sözcüsü Çelik, AYM krizini ‘yeni anayasa’ya bağladı: Yüksek mahkemeler arasında çelişkiler var
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Can Atalay'ın AYM kararına rağmen tahliye edilmemesine ilişkin "Anayasa’da birbirine muhalif hükümler var. Dolayısıyla yeni anayasa olmadığı müddetçe siyasetle devlet hayatının önüne bu ve şimdi...
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Habertürk’te Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtladı.
Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) tutuklu TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkındaki ikinci ihlal kararını da tanımamasına ilişkin konuşan Çelik, çözümü ‘yeni anayasa’da buldu.
"Yeni anayasa yapılmazsa çelişkilerin ortaya çıkması mukadderdir"
Yüksek mahkemeler arasında bir çelişki olduğunu belirten Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yüksek mahkemeler arasında bir çelişki var. Bu gündemle ilgili ortaya çıkan durum. Milletvekilliği dokunulmazlığı söz konusu. Bir de bunun istisnaları var. AYM ‘Yeterince açık belirtilmemiş’ diyor. Yargıtay da ‘Bu konuda oluşmuş içtihatlar var. Bir içtihat birliği var’. AYM ‘Anayasa Mahkemesi kararları bağlayıcıdır’ diyor. Anayasa’da. Bütün bunlardan uzaklaşacağımız mesele Türkiye’de yeni bir anayasa yapmak. Yeni bir anayasa yapılmadığı sürece devlet organları arasında bu çelişkilerin ortaya çıkması mukadderdir. Yarın da başka bir şey çıkabilir.
"Çelişkileri yeni anayasa giderir"
Cumhurbaşkanlığı makamı olarak iki yargı kurumu arasındaki krizde hakem pozisyonu olduğunu söyledi. Yüksek yargı organlarının arasında çelişki hoş bir durum değil. Bunu giderecek şey yeni bir anayasanın yapılmasıdır. Cunta anayasası diyoruz, bir sürü müdahale yapılmış. Siyaset yapanların borcu yeni bir anayasayı yeni nesillere hediye etmektir. Bir anayasanın sahip olması gereken temel niteliklere sahip metnin her ortamda çıkarılabileceğini düşünüyorum. İdeolojik kavgaların parçası haline getirecek bir metin istemiyorsak.
Hilafet tartışması
Seçim dönemi yaklaştığında bu tartışmaların yoğunlaşmasıyla ilgili performans görüyoruz bazen. Bazen kendiliğinden gündeme geliyor. Gazze mitinginden gelen vatandaşımıza birisi elindeki kelime-i tehdit bayrağını 'Bu hilafet bayrağıdır' diye yumruk atıyor. Bu hem cahillik, hem barbarlık. Kelime-i tevhid ile hilafet bayrağının ne ilgisi var? Bu absürd suç duyurusunda bulunan da barolar. Bir vatandaşımızın elindeki bayrak La İlahe İlllalah Muhameden Resullullah yazıyor. Bunun rejim değiştirme talebiyle ne ilgisi var?."