Ankara’daki su krizinde kim sorumlu? DSİ açıklama yaptı, iktidar söz verdiği vaadi unuttu
Ankara’da yaşanan su krizleri siyasette tartışılmaya devam ederken CHP iktidarı su krizine çözüm bulamadığı için eleştiriyor.
PENCERE - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Ankara’daki su kesintilerine ilişkin yaptığı son açıklamada Tarım ve Orman Bakanlığı’nı sorumluluk almaya çağırdı.
Zeybek, “Masal anlatmakla su gelmez” diyerek, “Ankara Büyükşehir Belediyemiz diyor ki: ‘Yeni su kaynaklarının planlanması ve tahsisi DSİ’nin yasal sorumluluğudur. Defalarca başvurduk, adım atılmadı.’” ifadelerini kullandı.
Zeybek, “Devlet Su İşleri (DSİ) Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Ankara için neden yeni bir su kaynağı tahsis edilmedi?” sorusunu yöneltti.
Gerede hattına da dikkat çeken Zeybek, “Ankara Büyükşehir Belediyemiz diyor ki: ‘Gerede hattı 2050’ye kadar sorun yok denilerek tanıtıldı ama aylarca Ankara’ya su vermedi.’” dedi.
Zeybek, “Gerede’den neden 2025’te aylarca sıfır su geldi, 2050 vaadi neden çöktü?” sorusunu yineledi.
Zeybek'in açıklaması tam olarak şöyle:
"TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI SORUMLULUKTAN KAÇAMAMALIDIR… GÖREVE DAVET EDİYORUZ
MASAL ANLATMAKLA SU GELMEZ
Ankara Büyükşehir Belediyemiz diyor ki: “Yeni su kaynaklarının planlanması ve tahsisi DSİ’nin yasal sorumluluğudur. Defalarca başvurduk, adım atılmadı.”
Siz barajlardaki mevcut doluluk oranlarını anlatıyorsunuz.
Ama şu soruya cevap yok:
Devlet Su İşleri (DSİ) Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Ankara için neden yeni bir su kaynağı tahsis edilmedi
Ankara Büyükşehir Belediyemiz diyor ki:
“Gerede hattı ‘2050’ye kadar sorun yok’ denilerek tanıtıldı ama aylarca Ankara’ya su vermedi.”
Siz mevcut barajlardan hangi kaynaklardan su alındığını sıralıyorsunuz.
Şu soruya cevap yok:
Gerede’den neden 2025’te aylarca sıfır su geldi, 2050 vaadi neden çöktü
Top çevirmeyi bırakın
Anayasada açıkça belirtilmiş…
MİLLET BU OYALAMA NUMARALARINI YEMİYOR. 168. maddeye bakınız.
Doğal servetler ve kaynaklar DEVLETİN hüküm ve tasarrufu altındadır. Su kaynaklarının aranması, planlanması ve işletilmesi DEVLETE aittir.
Bu sorumluluğu yerine getirmek için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
DSİ, su kaynaklarının planlanmasından yönetimine, geliştirilmesinden işletilmesine kadar yetkili ve sorumludur.
Bu görevler 6200 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.
Daha da açık söyleyelim.
Belediye teşkilatı bulunan yerlerde içme, kullanma ve endüstri suyu temini DSİ’nin yasal görevidir
DSİ, bu amaçla baraj yapmakla, isale hattı kurmakla ve su deposu inşa etmekle yükümlüdür. Bu hüküm 1053 sayılı Kanun ile güvence altına alınmıştır
ANLADINIZ UMARIM…
SU YAŞAMDIR SİYASETE GELMEZ."
NE OLDU?
Zeybek’in açıklamalarından önce Devlet Su İşleri (DSİ), Ankara’daki su tartışmasına yazılı bir açıklamayla yanıt vermişti. DSİ, baraj doluluklarının düşmesiyle gündeme gelen eleştirilerde sorumluluğun belediyede olduğunu savundu. Kurum, içme suyunun temini, şebeke yatırımları ve kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesinin ASKİ’nin görevi olduğunu savundu.
DSİ açıklamasında, “5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na göre su ve kanalizasyon hizmetleri büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır” denildi. Açıklamada, içme suyunun kaynağından son kullanıcıya kadar tüm sürecin Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ’nin asli görevi olduğu yazıldı. DSİ, kayıp-kaçak oranının yüzde 37 seviyesinde olduğunu, bu oranın yüzde 25’e düşürülmesi hâlinde Ankara’nın 53 günlük su ihtiyacını karşılayacak miktarda suyun barajlarda kalabileceğini bildirdi.
DSİ ayrıca, Ankara’nın 7 Ocak 2026 itibarıyla barajlardaki aktif doluluk oranının yüzde 4,7’ye düştüğünü, geçen yıl aynı tarihte bu oranın yüzde 22,7 olduğunu açıkladı. Ankara’nın günlük 1 milyon 240 bin metreküp suya ihtiyaç duyduğu, mevcut barajlar dikkate alındığında teorik olarak 237 günlük suyun bulunduğu, ancak ölü hacimdeki suyun kullanılabilmesi için ASKİ’nin pompa sistemi kurması gerektiği ifade edildi.
DSİ SORUMLU
Tartışma, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin eleştirilere yanıt vermesiyle başlamıştı. ABB, “Ankara’da haftalardır su verilmiyor” iddialarını reddederek başkente su verildiğini, ancak son 50 yılın en ağır kuraklık koşullarının yaşandığını açıkladı. Belediyenin açıklamasında, suyun “adil, dengeli ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesinin” zorunlu olduğu vurgulandı.
ABB, 2025 yılının hidrolojik veriler açısından son 50 yılın en kurak yılı olduğunu, barajlara gelen su miktarının tarihsel olarak en düşük seviyelere indiğini bildirdi. Gerede hattından 2025’te dört ay boyunca Ankara’ya sıfır metreküp su verildiği, Gerede’den gelen su miktarının 2023’te 235 milyon metreküp iken 2025’te 72 milyon metreküpe düştüğü hatırlatıldı.
Belediye, yeni su kaynakları için DSİ’ye defalarca yazı yazıldığını ancak gereken hızın gösterilmediğini belirtti. Açıklamada, ASKİ’nin kendi başına su bulup getirme yetkisi olmadığı, yeni kaynakların bulunması ve tahsisinin yasal olarak DSİ’nin sorumluluğunda olduğu ifade edildi. ABB, buna karşın kayıp-kaçakla mücadele, Kesikköprü hattının tam kapasite kullanımı, yüzer pompa sistemleri ve sulama kısıtlamaları gibi önlemlerle krizin yönetilmeye çalışıldığını bildirdi.
Kaynak:Haber Merkezi