Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde CHP'li personele 'istifa' baskısı
Aydın Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kimyager olarak görev yapan Sinem Özyeğin, CHP'den istifa etmediği için mobbinge maruz kaldığını öne sürdü. Özyeğin, hukuki mücadele başlattığını söyledi.
GAZETE PENCERE - Aydın Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kimyager olarak görev yapan Sinem Özyeğin, CHP'den istifa etmediği için görev yerinin rızası olmadan değiştirilmek istendiğini, giriş kartının iptal edildiğini ve mobbinge maruz kaldığını öne sürdü. Özyeğin, hukuki mücadele başlattığını söyledi.
Aydın Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Efeler Balıkköy İçme Suyu Laboratuvarı’nda 2018 yılından beri kimyager olarak görev yapan eski CHP Efeler İlçe Gençlik Kolları Başkanı Sinem Özyeğin, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun parti değiştirmesinin ardından mobbinge maruz kaldığını ileri sürdü. Özyeğin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP'den istifa etmediği için görev yerinin yazılı rızası olmadan Didim Atık Su Arıtma Tesisi’nde görevlendirildiğini, giriş kartının iptal edildiğini ve fiilen çalışmasının engellendiğini iddia etti. Sürecin yalnızca kendisiyle sınırlı olmadığını savunan Özyeğin, hukuki haklarını kullanacağını ifade etti. Özyeğin, şunları söyledi:
"Tarihin en etik dışı siyasi transferiyle AKP saflarına katılan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı, avaneleriyle birlikte parti değiştirmediğim, gençliğimi adadığım partime ihanet etmediğim için maruz kaldığım uygulamalar artık yalnızca bireysel bir mesele olmaktan çıkmış ve kamuoyunu ilgilendiren bir mobbinge dönüşmüştür. Yaşadığım süreç nedeniyle bazı hususları kamuoyuyla paylaşma zorunluluğu doğmuştur.
Uzun süredir görev yaptığım iş yerimden herhangi bir yazılı rızam alınmaksızın Aydın Efeler’den Didim'e Atık Su Arıtma Tesisi’ne sürgün edilmek istenmem, fiilen çalışma yerimin ve görevimin esaslı biçimde değiştirilmesi anlamına gelmektedir. Bu görevlendirmeyi, İş Kanunu’nun tarafıma vermiş olduğu hak ile kabul etmediğimi, hukuki ve yasal haklarım çerçevesinde açıkça beyan etmeme rağmen süreç tek taraflı uygulamalarla sürdürülmüştür. Bu sürecin ardından 7 Ocak tarihinde giriş kartım idare tarafından iptal edildi. Buna rağmen işe gitmeye devam ettim. Kartımı okuttum, cihazın okumadığını görüntüledim. İş yerine gittiğimi gösteren fotoğraf ve videolar mevcuttur. Çalışmaya hazır olduğumu açıkça ortaya koydum. Ancak bana iş verilmedi. Kurum yetkililerince mobbinge maruz kaldım ve çalışma hakkım fiilen kullanılamaz hâle getirildi. Görev yerinde bulunmama rağmen iş verilmemesi yalnızca idari bir tasarruf değil, çalışan üzerinde baskı ve yıldırma duygusu yaratan bir uygulama olarak kayda geçmiştir."
ÇALIŞANLAR ÜZERİNDE BASKI VE TEDİRGİNLİK YARATTI
Yaşanan sürecin sadece kendisine özgü olmadığını, benzer uygulamaların farklı birimlerde görevli birçok arkadaşına da yapıldığını ileri süren Özyeğin, "Özellikle siyasi duruşu ve parti tercihini değiştirmeyen çalışanlar üzerinde ciddi bir baskı ve tedirginlik yarattığı aşikârdır" dedi.
"CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDEN İSTİFA ETMEDİM, ETMEYECEĞİM"
Partisinden istifa etmeyeceğini ve mücadele etmeye devam edeceğini dile getiren Özyeğin, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"23 yıl boyunca Cumhuriyet Halk Partisi sayesinde makam sahibi olanların ilk buldukları fırsatta AKP’ye topuklaması, yaşanan uygulamaların tesadüf olmadığını açıkça göstermektedir. Cumhuriyet Halk Partisi benim evimdir, yuvamdır. Makam ve mevki uğruna, kendimi bildiğimden beri bayrağını taşıdığım, astığım, köy köy seçim çalışmasına katıldığım partime ihanet etmek benim onuruma yakışmaz. Bu nedenle özellikle vurgulamak isterim ki Cumhuriyet Halk Partisi’nden hiçbir zaman istifa etmedim, etmiyorum ve etmeyeceğim. Bugün de yarın da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden, Cumhuriyet’in kazanımlarına ve emek mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceğim. İşçi ve emekçi kardeşlerimize reva görülen bu tür uygulamaların karşısında durmak yalnızca kişisel bir hak arayışı değil; Cumhuriyet’e, demokrasiye ve sosyal adalete sahip çıkma sorumluluğudur. Zalimin zulmü, cesurlar mücadele edene kadardır. Unutmayın, biz konuşursak susturamazlar. Bu sorumlulukla mücadele kararlılıkla sürdüreceğimi kamuoyuna saygıyla duyuruyor, hukuki mücadelemi tüm kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Şunu da eklemek isterim: Bizler Aydın halkının 344 bin oyu ile ev sahibiyiz. Sizler kiracısınız.”
Kaynak:ANKA