Aykut Erdoğdu’nun tutukluluğuna itiraz edildi: Özgürlük hakkı ihlal ediliyor
İBB soruşturmasından tutuklu bulunan Aykut Erdoğdu’nun avukatları, tutukluluk kararına itirazda bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik “yolsuzluk” iddialı soruşturma kapsamında 3 Haziran 2025’te tutuklanan eski CHP Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu’nun avukatları, tutukluluk kararına itirazda bulundu.
9 Mart’ta başlayacak duruşmaya bakacak olan İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen dilekçede Aykut Erdoğdu’ya verilecek ceza göz önüne alındığında bile hapishanede bulunduğu sürenin bir cezalandırmaya döndüğü vurgulandı.
Avukat Hüseyin Ersöz yaptıkları başvuruyu sosyal medyasından da paylaştı. Ersöz paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
Kamuoyunda "İBB Davası" olarak bilinen yargılamada, 105 tutuklu sanık bulunuyor. İddianamede bu kişilere farklı suç isnatları yöneltilmiş durumda.
Mahkeme bu zamana kadar 4 tutukluluk incelemesi gerçekleştirdi ve hiçbiri hakkında bir tahliye kararı vermedi. 9 Mart tarihli duruşma öncesinde bugün (6 Mart) bir tutukluluk incelemesi daha yapılması bekleniyor.
Tutukluluk süreleri 1 yıla yaklaşan çok sayıda sanığın bulunduğu, bazılarına iddianamede istenen cezanın "kapalı ceza infaz kurumunda infazı gerektirmediği" bir durumda, Kasım ayından bugüne kadar geçen sürede tek bir kişi hakkında dahi tahliye kararı verilmemesi Özgürlük Hakkı'nın ihlali yanında Adil Yargılamaya da gölge düşüren bir durum oluşturuyor.
Bugünkü inceleme öncesinde, tutuklu müvekkillerimizle ilgili tahliye taleplerini Mahkeme dosyasına sunduk. Ancak içlerinde Aykut Erdoğdu'nun durumu, isnat edilen suç, tutuklu kaldığı süre ve infaz düzenlemeleri çerçevesinde diğerlerinden ayrılıyor. Tutukluluk hali Özgürlük Hakkı yönüyle orantısız bir müdahale oluşturması yanında telafisi mümkün olmayacak bir mağduriyete de ne yazık ki kapı aralıyor.
DİLEKÇE DE ŞU İFADELER YER ALDI
"... Soruşturma aşamasındaki tutuklama kararı ile aşamalardaki tutukluluk halinin devamı kararlarının hukuka aykırı olmasının yanı sıra, gelinen aşamada iddianame içeriğine göre Müvekkilimize atılı tek suç yönünden de kuvvetli suç şüphesinden söz edilmesi mümkün değildir. Bunun yanında, isnat edilen suça ilişkin Kanunda düzenlenen ceza miktarı, infaz hükümleri ve Müvekkilimizin tutuklu kaldığı süre göz önüne alındığında, tutuklama tedbirinin peşin bir cezalandırma aracına dönüştüğü açıktır. Şöyle ki;
İddianamede Müvekkilimize yöneltilen tek suçun “Rüşvete Aracılık Etmek” olduğu, iddia edilen örgüt hiyerarşisine dahil edilmediği önemli bir detaydır. Bunun yanında Müvekkilimiz yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunduğundan, iddianamede talep edilen ceza ile tutuklama tedbirinin ölçülü olmadığı gerçeği, yürürlükteki infaz düzenlemeleri karşısında inkar edilemeyecek bir boyuta ulaşmıştır. Sayın Mahkemenin 06 Mart 2026 tarihli tutukluluk incelemesinde tahliye kararı vermemesi halinde Kanunda düzenlenen cezanın infazıyla geçecek süreyi aşmış olacağı da bir başka gerçektir. ..."
Kaynak:Haber Merkezi