Aziz İhsan Aktaş davasında 11. gün | Zeydan Karalar sordu, Baki Nugay cevap verdi
Aziz İhsan Aktaş davasının 11. gününde savunmalar veriliyor.
GAZETE PENCERE - Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak bilinen İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında kritik bir aşamaya gelindi. Aralarında 5'i tutuklu olmak üzere 7 CHP'li belediye başkanının da bulunduğu 200 sanığın yargılandığı davada, ilk duruşmanın 11. günüde devam etti.
17:00 | TUTUKSUZ SANIKALRIN SAVUNMALARI SORNASI DURUŞMA SONA ERDİ
Daha sonra tutuksuz yargılanan kişilerin savunmalarının tamamlanmasıyla duruşma sonra erdi. Yarın ve Pazartesi günü duruşma olmayacak. Duruşmanın 27 Şubat'a kadar sürmesi planlanıyor.
15:00 | FATMA MELİKE DİŞBUDAK KONUŞTU
Mahkemede daha sonra Fatma Melike Dişbudak savunma verdi. Savunması şöyle:
2017 Temmuz ayında İçkale Sosyal Hizmetler Limited Şirketinde finans müdürü olarak çalışmaya başladım. 8 yıl aynı şirkette hâlâ çalışmaktayım. Ben işe başladığımda da şirketin sahibi Doğan Aktaş’tı. Ben ilgili firmada sadece resmi evrakların kontrolünü yapan ve bankalarda sadece görüntüleme yetkisi olan ve Doğan Aktaş’tan talimat alan bir çalışanım. Benim herhangi bir imza yetkim, harcama yetkim yoktur. Şirketi asaleten veya vekaleten herhangi bir yerde temsile yönelik bir vekaletim de yoktur. İhale süreçleri ile ilgili herhangi bir yetki ve görevim de yoktur. İmza sirküsünde imza yetkim de yoktur. Emniyet ve savcılıkta 15 Ocak, 16 Ocak ve 17 Ocak’ta verdiğim ifadelerim aynen geçerlidir. İddianamede tarafıma isnat edilen suçları kabul etmiyorum. Şöyle ki ben Aziz İhsan Aktaş’ın olduğu iddia edilen örgütün üyesi değilim. Aziz İhsan Aktaş’ın bana herhangi bir emir, talimat verme yetkisi yoktur. Kaldı ki benim işverenim değildir. Elif LPG isimli şirkette çalıştığım şirket aynı binadadır. Yani İçkale Limited şirketi ile Elif LPG’nin binaları aynı kat, aynı binadadır. İş yerleri 6 katlı bir binadadır. Burası müstakil bir binadır. Sahipleri kardeş olduğu için Elif LPG isimli şirkete sektörel, finansal bilgi ve tavsiye mahiyetinde zaman zaman danışılması üzerine yardımcı olmuşluğum vardır. Somut herhangi bir dayanak gösterilmemekle birlikte iddia edilmektedir ki iddianamede diğer sanıklar ile birlikte benim de haksız gelirden pay aldığım iddia edilmektedir. Bu soyut ve asılsız iddiayı kabul etmiyorum ve şimdi huzurunuzda size somut delillerimi sunmak istiyorum.
Benim mal varlığım ortadadır ve şimdi size bunu sunacağım. 2015 yılında aldığım ve şu an hâlâ oturmakta olduğum bir evim, Akbank’ta 90 gram altınım, 942.95 euro‘m, Kuveyt Türk’te de 1035 eurom mevcuttur. Bunun dışında herhangi bir mal varlığım bulunmamaktadır. Sahip olduğum bütün menkul ve gayrimenkul varlığımı şeffaf bir şekilde belirtiyorum ve bunun dışında bir mal varlığım bulunmadığını gönül rahatlığıyla taahhüt ederim. Benim evladım 2021 yılında yurt dışında devlet üniversitesinde yüksek lisans kazandı. Onun eğitim masrafları için size de sunduğum belgelerde 2005 yılında aldığım Sapanca‘daki evimi 2021 yılı Ocak ayında sattım. Onun belgeleri, satış evrakları ve aldığım çek size sunduğum evraklar arasındadır. Oğlumun masraflarını, yurt dışındaki masraflarını karşılamaktayım. Benim çalışmış olduğum şirkette yönetici kademesindeki çalışanlara şirket aracı tahsis edilir. Buna rağmen ben bundan dahi yararlanmamaktayım. Asılsız iddiaları kabul etmiyorum. Benim hakkımda somut hiçbir isnat bulunmamaktadır. Hakkımda herhangi bir tanık beyanı da yoktur. Sayın başkanım, benim çalıştığım şirkette daha önce 5 yıl insan kaynakları müdürlüğü yapmış Suzan Ergen Hanım tanık olarak dinlenmiştir. Kendisinin benimle ilgili herhangi bir beyanı bulunmamaktadır. Çalıştığım şirket 12.02.2025 tarihinde konkordato sürecine girmiştir ve Ticaret Mahkemesi tarafından 3 konkordato komiseri atanmıştır. Ben kendileriyle birebir çalışmaktayım. Ayrıca çalıştığım şirket 01.10.2025 tarihinde yönetimi TMSF kayyum heyetine geçmiştir. Kayyum heyetiyle de birebir aynı görev tanımıyla Doğan Aktaş’ta çalıştığım gibi aynı şekilde çalışmaya devam etmekteyim. Kayyum heyeti görev olarak İçkale’nin finans ve akaryakıt operasyonunu vermiş ve bunun dışında da ek olarak TÜPA Akaryakıt, Aktaş Bilgi Teknolojileri, YSF araç kiralama şirketlerinin finans işlerini de görevlerime eklemiştir.
Şunu anlatmak istiyorum. Dün buraya gelirken saat 09:05 gibiydi. Telefonum çaldı ve kayyum heyetinden Tuncay Yılmaz Bey beni aradı. Şirketlerimizde iki akaryakıt istasyonu var ve bir tanesi İncirliova’da. Bunun da kiralama süresi bitmek üzere. Kendisi görüşmeye gidecek. Benden adresini rica etti. Kendisiyle paylaştım ve bana şu soruyu sordu. Dedi ki bu istasyonun başa baş noktası nedir? Melike, ben ev sahibiyle nasıl anlaşayım? Minimum kaç para kira vermeliyiz ki kâr edebilelim veya bu şirket ne kadar ayakta kalabilir, kaç yıllık bir sözleşme yapmalıyız gibi teknik, sektörel sorular sordu. Ben de kendisine izahatlarda bulundum ve kendisi tavsiye babında tabii ki bu izahatleri yaptım.
Kendisi teşekkür etti ve böyle bir aramızda konuşma geçti. Keza kayyumlarımızdan Ahmet Tüfekçi Bey ve Tuncay Yılmaz Bey’e, arzu ederseniz benimle ilgili bilgi düzeyiyle ilgili sorular sorabilir yüce mahkemeniz. Ben örgüt üyesi değilim. İşini yapan bir firma çalışanıyım. Suçsuzum. Yargılama sonucu beraatıma karar verilmesini ve hakkımda uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını, özellikle eşimin sağlık sebepleri, uçağa binememesi, yurt dışına gidememesi, oğlumun acil durumlarda yanına gidebilecek ailede tek benim olmam sebebiyle yurt dışı yasağımın kaldırılmasını, duruşmalardan bağışık tutulmamı yüce mahkemenizden talep ederim. Teşekkür ederim.
MAHKEME BAŞKANI VE SANIK SORU CEVAP
Mahkeme Başkanı: SGK kaydınız İçkale’de midir?
Sanık: Evet efendim. Başladığım günden beri bugüne kadar SGK kaydım sadece İçkale’dedir.
Mahkeme başkanı: Peki adı geçen diğer 16 firmada herhangi bir SGK kaydı önce veya sonra oldu mu?
Cevap: Asla. Bakabilirsiniz.
Mahkeme Başkanı: İddianamede İntursa’da da kaydınız olduğu yazıyor.
Sanık: Yok efendim, o yanlıştır. Ben e-Devlet’ten kendim de inceledim. SSK dökümüme tekrar tekrar baktım. Öyle bir bilgiye rastlamadım. Mümkün değil. Yok.
Mahkeme Başkanı: Peki iddianamede yine şöyle bir iddia var. Biliyorsunuzdur bu şirketlerin aslında Aziz İhsan Aktaş’a ait olduğu ancak kayden başkaları üzerine kayıtlı bulunduğuyla ilgili bir iddia var. Bu konuda da sizin Elif, Tulpar ve İçkale firmalarının beyni olduğunuz yönünde bir iddia var. Buna karşı ne diyorsunuz?
Sanık: Şimdi efendim, 1987 yılında işe başladım. İş hayatıma 1993’ten beri akaryakıt sektöründeyim. Akaryakıt sektöründe 14 yılımı verdim. Sektörel bilgi, becerim ve kanunlara, EPDK kanunlarına vakıf olmam sebebiyle ve Elif LPG’nin biraz önce de bahsettiğim gibi İçkale firmasının binasında çalışıyor olması sebebiyle Aziz İhsan Aktaş’ın zaman zaman bana sorduğu sektörel sorular olabiliyor. Mesela örnek vereyim. EPDK’ya akaryakıt şirketleri Mayıs ayında geçmiş yılın cirosundan dolayı bir teminat yükümlülüğü verir. Yani bu zorunlu, her akaryakıt firması bu teminat yükümlülüğünü vermek zorundadır. Bu sektörel bir bilgidir. Bana tabii ki bu konuda danışmıştır. “Melike, bu hesap doğru mu? Bana hesaplayıp verdiler, bu doğru mu?” diye sormuştur. Mektubun bir şablonu vardır. Efendim bu şablon herkesin bildiği bir şablon değildir. EPDK’nın kabul ettiği bir şablondur. Bu şablonu sormuştur. Keza Tulpar, İçkale’nin kiracısıdır. Urfa’da bir istasyonu var, İçkale’nin sahip olduğu ve Tulpar burayı işleten firmadır. Doğan Aktaş da benden rica etti. Dedi ki: “Melike kiracımız bu, sen sektörel bir şey sorulduğunda destek verir misin?” “Tabii ki veririm” dedim. Ve aynı soruyu onlar da sordu bana. Yani akaryakıtın teminat yükümlülüğü hesabı doğru mu? “Melike sen de bir gözden geçir” veya “bu şablon doğru mu, geri dönmeyelim, teminat mektubu reddi olmasın.” Bu tür desteklerim oluyor. Bunlar için ekstra para almıyorum. Bu sadece istenen bir bilgi, ben de paylaşıyorum.
14:00 | AKTAŞ'IN KARDEŞİ SAVUNMA YAPTI
Daha sonra ise Aziz İhsan Aktaş'ın kardeşi Doğan Aktaş'ın savunması alındı.
13:00 | KARALAR SORDU NUGAY CEVAPLADI
Zeydan Karalar ile Baki Nugay arasında soru cevap diyaloğu yaşandı. Yaşananlar şöyle:
Zeydan Karalar: Üç ay sonra benimle görüşmeye geldiğini söylüyor. O üç ay zarfında hakediş ödemeleriniz ne durumdaydı? Ödemelerde bir gecikme oldu mu?
Baki Nugay: Yok Başkanım.
Zeydan Karalar: Peki, sağlamayı iddia ettiğiniz menfaat döneminde; 17.11.2017'ye kadar, yani tam 45 aylık sürede ödemeleriniz aksadı mı?
Baki Nugay: Olmadı zaten.
Zeydan Karalar: Başka sorum yok. Bu ödemelerin teslimatların yapılıp yapılmadığına dair ne kadar çelişkili olduğuna dair savunmada müdafilerimiz onu arz edecekler; şimdi açıklama yapmıyoruz. Soru şu: 45 ay boyunca düzenli ödeme alan birisi, ondan sonra niyet mi okuyacak?
12:00 | BAKİ NUGAY İFADE VERDİ
İddianamede örgüt yönetici olarak tanımlanan Baki Nugay, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Albayrak Holding'de 13 yıl çalıştım. Çocuklarımın sahip olduğu firmalardan bir tanesidir. İddianamede stratejik karar verici olarak konumlandırılmışım.
Gizli ortaklık iddiası. İhale manipülasyonu iddiası. Usulsüz ödeme ve talimatlandırma iddiası. Mali profil ve kayıt tutarsızlığı iddiası.
Gizli ortaklık ve perde arkası yönetimin tek somut dayanağı, maddi gerçeğe ilişkin verdiğim beyanlardır. Bu beyanların aleyhime kurgulanması hukuka aykırıdır; kabul etmem mümkün değildir.
Şirketimizin alacaklarını almak için yürütülen zorunlu bir süreci özetlemektedir. Hak ediş ödemelerinde yaşanan sarkmalar ve hak edişlerin takibi için sergilenen çaba, bir hayatta kalma mücadelesidir. Söz konusu ödemeler, yeni bir ihale almak amacıyla değil; gerçekleştirilmiş hizmetlerin bedeli olan meşru hak edişleri tahsil etmek için yapılmıştır.
Adana Büyükşehir Belediyesinden ihale alınmamış olması, Seyhan'daki sürecin hak edişlerin alınmasına yönelik olduğunu; irtikap değil, mağduriyet yaşadığımızı göstermektedir.
Bu beyanlarım sadece birer iddia değildir. Siyah dosyada mahkeme heyetine bir zaman çizelgesi sundum. Birinci teslimat İstanbul'da yapılmıştır: 750 bin TL.
Emniyette ve savcılıkta bana sadece gizli tanık "Yaprak"ın ve Arif Orta'nın ifadeleri okundu. Benimle ilgili örgüt yöneticisi suçlaması da Yaprak'ın beyanları üzerinden yazılmıştır.
05.09.2024'te emniyete gönderilen isimsiz bir ihbarla süreç başlamıştır. Hepsi aynı kalemden çıkmış ifadelerdir.
Beşiktaş Belediyesinde üç firma belirlenmiş, ihaleye bu firmaların girmesi engellenmiştir. Hiç kimsenin "Bu araç nedir, araştıralım" dememesi ilginç değil mi? Sanki uzay mekiği üretmişiz de bu araç kimsede yok. Tam aksine, bu araç onlarda da var.
Sanki biz ihaleyi bozmuşuz, teklif verip ihaleyi kazanmışız da sonrasında peşimize düşülmüş gibi bir algı oluşturuluyor. Arif Orta isimli bir şahıs bulunmuş; kendi elemanları üzerinden yürüttüğü bir sürecin sonucunu yaşıyoruz.
Olması gereken, ceketini alıp çıkmaktır. Ancak bu kişi ne yapmış? Aracını şantiyeye sokmuş, her yeri yerle bir etmiş. Yargılama süreci devam ediyor. 4,5 milyon TL zarar vermiştir.
Ben haksız yere cezaevinde yatanlara üzülüyorum; onlarla burada tanıştım.
Savcılık makamı bir yönetici bulmak zorundaydı; beni uygun görmüş, ben böyle anladım.
Esenyurt'ta bizden önceki ihalelere bakılmasını istiyorum. Asıl fesat karıştırma zaten oradadır.
Bomboş bir dosyanın içine düştük. Yapanın yanına kâr mı kalacak?"
10.43 | AZİZ İHSAN AKTAŞ AVUKATININ KISA SAVUNMASI: ZARARLARI VAR
Duruşmanın başlamasıyla Aziz İhsan Akataş'ın avukatları savunma yaptı. Savunmada şu ifadeler kullanıldı:
"Müvekkilimin kapsamlı, beyanlı, delilli her türlü ifadesine aynen katılıyoruz. Biz mahkemenize 19.01.26 tarihli bir ara karar talebimiz vardı. Müvekkilin yaşadığı mağduriyetler kapsamında Ekim ayında Elif LPG’ye bildiğiniz üzere yönetim kayyumu atanmıştı. İddianamede bu kapsamda suçtan kaynaklanan mal varlığı değeri olarak 32 milyon bedel var. Efendim burada ölçülülük ve mülkiyet hakkı ihlali kapsamında müvekkilin tüm gayrimenkullerine, yaklaşık 27 gayrimenkule ve 140 tane aracında şu an tedbir var. Telafisi güç ve imkânsız zararlar var. Devam eden süreçte de şirketlerin yönetimi TMSF’de olduğundan herhangi bir şekilde ne yatırım yapabiliyoruz ne de şirketin yönetimi konusunda bir kapsamda ilerleyebiliyoruz. Bu yüzden gerekirse bir teminat mektubu, gerekirse nakdi bir ödeme kapsamında bu tedbirlerin kaldırılması, şirketlerin yönetiminin müvekkiline iadesini talep ediyoruz."
DÜN NELER YAŞANDI
Davanın dün gerçekleştirilen 10. oturumuna, "örgüt kurma" suçlamasıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın ilk kez yaptığı kapsamlı savunma damga vurdu. Kürsüye siyah bir dosyayla çıkan Aktaş, hakkındaki iddiaları reddederek ticari faaliyetlerinin "örgüt faaliyeti" gibi sunulduğunu savundu. Aktaş savunmasında, "Şirket kurmuşum 'örgüt' denmiş, istihdam yaratıp işçi çalıştırmışım 'çalışanlar örgüt üyesi' denmiş" diyerek kendisini savundu. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığını ve mahkemeye rüşvet iddialarına ilişkin dekont ve belgeler sunduğunu belirten Aktaş, belediye hak edişlerini alabilmek için bu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını iddia ederek "Beraat edeceğimden eminim" dedi.
Kaynak:Haber Merkezi