Aziz İhsan Aktaş davasının 17. duruşması : Tutuklu başkanların avukatları savunma veriyor

Aziz İhsan Aktaş davasının 17. duruşması görülüyor. Davada tutuklu başkanların avukatları savunmalarını sundu.

Aziz İhsan Aktaş davasının 17. duruşması : Tutuklu başkanların avukatları savunma veriyor

GAZETE PENCERE - Aziz İhsan Aktaş davasının 17. duruşması görülüyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de bulunan Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz yargılananlar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, yargılananların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

DURUŞMADA YAŞANANLAR:

Duruşma müşteki avukatlarının savunmalarıyla devam ediyor.

Utku Caner Çaykara avukatı Berfin Arslan şu şekilde konuştu:

"Müvekkilim manipülatif beyanlarla bir kurgunun içindedir. Bu kurgu, Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlık ifadesine dayanıyor ve onunla başlıyor. Eylem 28’deki ihale tamamlanmamış bir ihaledir. Aziz İhsan Aktaş, kendisinin şirket sahibi olmadığını söyledi; hangi firma için alacağını almak istedi, bunu anlayamıyoruz. Ayrıca “Ben Utku Caner Çaykara’yı tanımam, o da beni tanımaz” diyor.

Yusuf Akın, Barka’nın sahibi, ödemeleriyle beraber şirketi satın aldığını söylüyor. Ancak bu ihalenin ödemesi yapılmış çekle. O zaman hangi hak edişini alamadı? Bunun cevabı yok. Bu para ve araç kimin icbarı; üçünün de mi icbarı?

Ortada bir ölü var, ölüye kimse sahip çıkmıyor ama taziye bize kalıyor. Biz kimiz bu hikâyede? Hiç kimseyiz. “Ya tutarsa” mantığıyla icbar irtikap suçuna itibar edeceğiz? İrtikap rüşvete dönüşüyor, rüşvete ihaleye fesat ekleniyor.

Bizim ihalelerle alakalı tek bir olumsuz ifade yok, bir tespit yok. İhalelerde usulsüzlük olmadığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilen bir belediye başkanı neden hâlâ tutuklu? Burada avukat bir şema gösterdi, isim isim saydı ihale içindekileri; “Burada hepsi tutuksuzken biz tutuklu yargılanıyoruz” dedi.

Türkiye’de ilk defa bir belediye başkanı, belediye başkanlığı dönemiyle ilgili değil, adaylığı dönemiyle ilgili yargılanıyor.

Utku benim çocukluk arkadaşım. Ben avukat olmak istiyordum, o siyasette olmak istiyordu. Ben hukuk okudum, o mühendis oldu. Siyasette de tabiri caizse buraya gelebilmek için “köpek gibi çalıştı”. Bizim hayallerimiz arasında hiçbir görüş kabininde görüşmek, müvekkil–müdafi ilişkisi kurmak yoktu.

Çiçeği burnunda evli bir başkan; eşi, ailesi, Avcılar halkı onu bekliyor. İtirazlarımızı değerlendirirken bu vicdani muhasebeyi de yapmanızı istiyoruz. Şüpheyi değil somut delili esas alan, özgürlüğü sınırlamayı değil güvence altına alan bir kararla tahliyesini talep ediyoruz"

Tuğçe Duygu Köksal ise "Aziz İhsan Aktaş’ın kendine menfaat sağlayarak yaktığı kişilerden biri benim müvekkilimdir ve 9 aydır tutukludur. Masumiyet karinesi önemli değil mi? Benim müvekkilime teşhir yürüyüşü yaptırdılar. (Gözaltı sırası fotoğrafını gösterdi.)

Cezalandırma hevesi özgürlükler için çok önemli bir tehlikedir. Güçlüyse en güzel kanunların bile yanlış uygulanmasına ve yorumlanmasına sebebiyet verir. Bu tutuklama, bu iddianame, cezalandırma hevesinin güçlü görüldüğü bir yerdir.

Müvekkilim 9 aydır işlemediği bir suçtan, kamu görevlisi olmamasına rağmen, ihalelerde sorumluluğu olmamasına rağmen tutukludur. Tutukluluğunun sonlandırılmasına ve tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum" dedi.

Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in avukatı savunmada şu ifadeleri kullandı:

"Şimdi Sayın Başkan, müvekkilim 31 Mart 2024 tarihindeki seçimler sonrasında belediye başkanı seçilmiştir. İddia konusu suç tarihi itibarıyla müvekkilim yaklaşık üç buçuk aylık belediye başkanıdır. Yanımda Mart, Nisan ve Temmuz ayları itibarıyla belediyenin güncel hesap cetvelleri bulunmaktadır. Bu hesap cetvellerine baktığımızda; Aziz İhsan Aktaş’ın da çok net bir şekilde bilebileceği üzere belediye açıkçası borca batıktır.

Şimdi biz burada Aziz İhsan Aktaş’a savunmasında sorduk; dedik ki: 'Neden daha önceki üç ayda bu borçların tahsiline ilişkin bir talepte bulunmadı?' Müvekkilim bu borçları üzerinde yük olarak almıştır, Aziz İhsan Aktaş'ın ise hiçbir talebi olmamıştır. Yani Ocak ile Mart ayları arasında sessiz kalıp, müvekkilim belediye başkanı seçildikten sonra belediyeden bir şekilde alacağını talep etmeye çalışmaktadır. Aziz İhsan Aktaş, netice itibarıyla Seyhan Belediyesi’nde ve o bölgede yaklaşık on beş yıldır iş yapmaktadır. Orada bir şantiyesi, bir müdürü ve yeteri kadar personeli vardır. Belediyenin işleyişine yüzde yüz hâkimdir. Yani teknik olarak belediyenin hangi tarihlerde, hangi kaynaklarla ödeme yapabileceğini çok kolay bilebilecek durumdadır."

Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın avukatları ise şu savunmayı verdi:

"Mustafa Aydar mahkemenizin yazdığı talimata binaen vermiş olduğu ifadesinde net şunu söylüyor: "Ben Aziz İhsan Aktaş’la iki adet ticaret yaptım. Biri iki tane taşınmaz satışı, diğeri bir araç satışı. Bu iki ticaretimde de Kadir Aydar’ın ne bir bilgisi ne de ilgisi vardı." Yani burada bir üçgen düşünün: Mustafa Aydar, Kadir Aydar, Aziz İhsan Aktaş. Diğerleri üçgenin dışında. Üçgenin iki noktası, yani Kadir Aydar diyor ki: "Benim asla bu işlerle ilgim yok. Babamın ticaretini ben bilmem, karışmam; ben belediye başkanlığımı yaparım." Ve "Benim Aziz İhsan Aktaş’tan rüşvet istememi gerektiren bir şey yok, belediyede böyle bir durum yok" diyor. Mustafa Aydar dönüyor diyor ki: "Ben Aziz İhsan Aktaş’la ticaret yaptım. Bu ticarette Kadir Aydar’ın ne ilgisi var ne bilgisi var." Ve Kadir Aydar belediye başkanı olduktan sonra zaten Aktaş’ın şirketlerine bir ihale de vermemiş; yani bir hukuki ilişki de kalmamış.

Bütün bunları dikkate aldığımızda, İhsan Aktaş'ın niçin Kadir Aydar’ı suçladığını bilmiyoruz açıkçası. Bizim tahminimiz -bu bir tahmin- kendisi sonuçta ağır cezalarla yargılanan bir sanık ve kendisini kurtarmak için birtakım şeyler söylemekte. Bir kere aldığı iki taşınmazın daha bedelinin büyük bir kısmını ödememesi söz konusu, ödemiyor; bir yerde artık onu da belki ödemek istemiyor. Öbür taraftan şirketlerine verilen bir iş yok; yani artık Ceyhan Belediyesi onun şirketlerinin ekmek kapısı değil, çıkarmışlar oradan. Bütün bunları bir arada düşündüğümüzde, herhalde bu nedenlerle Kadir Aydar’la ilgili ifade verdi diyoruz çünkü başka hiçbir gerekçe bulamıyoruz."

NE OLMUŞTU?

7 CHP'li belediye başkanıyla birlikte 200 kişinin yargılandığı Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı, yargılananların bloke edilen, tedbir konulan malvarlıklarının kendilerine iadelerini istemişti.

Savcılığın talebinin ardından duruşma, yargılanan kişilerin ve avukatlarının söz alması ve talebe ilişkin savunma yapmaları için bugüne ertelenmişti.

Söz konusu talebin bugünkü duruşmada değerlendirilmesi bekleniyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar