Aziz İhsan Aktaş davasının 18. duruşması: 1999 yılındaki düğünde takılan takılardan suçlandı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında görülen davanın 18. duruşması görüldü.

Aziz İhsan Aktaş davasının 18. duruşması: 1999 yılındaki düğünde takılan takılardan suçlandı

GAZETE PENCERE - Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 18'inci duruşması görülüyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda gerçekleştirilen duruşmaya sanıklar, avukatlar ve izleyiciler katıldı.

Duruşmada CHP'li yöneticiler ve partililer de izleyici olarak hazır bulunurken, jandarma personeli salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi aldı. Duruşma, avukat taleplerinin alınmasıyla devam etti. Duruşma Rıza Akpolat'ın avukatlarının savunmasıyla Cuma gününe ertelendi. Cuma günü ara karar açıklanması bekleniyor.

DURUŞMADA YAŞANANLAR

RIZA AKPOLAT'IN AVUKATI SAVUNMA VERDİ

Duruşmada son olarak Rıza Akpolat'ın avukatları savunmalarını verdiler. Savunmada şu ifadeler kullanıldı:

"Şimdi sizin yönetiminizde biz son on dokuz günde, bazılarına ufak tefek gerilimler de yaşanmak suretiyle, dosyadaki hemen tüm tutuksuz sanıkların sorgusunu tamamladık. Dosyadaki esas zor kısmı, esas gerilimli kısmı geçtik. Bundan sonra yokuş aşağı devam edeceğiz. Zaten Sayın Başkan, siz altı Şubat'taki tutukluluğun devamı gerekçenizde, tutuksuz sanıkların sorgularının yapılmamış olmasını bu tutukluluğun devamının temel gerekçesi olarak ortaya koydunuz. Şimdi gelinen noktada, yirmi beş Şubat iki bin yirmi altı tarihiyle dosyadaki bütün tutuksuz sanıkların sorgusu tamamlandığına göre; Sayın Mahkemenizden altı Şubat'ta vermiş olduğunuz karar ile uyumlu ve tutarlı bir biçimde, başta müvekkilim Sayın Rıza Akpolat olmak üzere tüm sanıkların tahliyesine karar verilmesini saygılarımızla talep ediyoruz.

Şimdi ben bu bağlamda bir özelleştirme yapmak ve müvekkilim Sayın Rıza Akpolat'a ayrı bir parantez açmak istiyorum. Çünkü müvekkilim tam 13 Ocak 2025 tarihinden bu yana, yani 404 gündür özgürlüğünden yoksun. Tutuklama, az önce de çok kısa üzerinden geçtik, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı halinde başvurulabilen bir tedbir. Oysa defaatle kıymetli meslektaşlarım da ifade ettiler ki bu dosya bir beyan dosyası ve müvekkilim hakkında da salt beyanlardan ibaret bir dosya içeriği var.

Aslında biz merak ediyorduk biliyor musunuz? Ya şurada etkin pişmanlıkçılar, aleyhte beyanda bulunanlar bir çıksınlar; bu Ozan İş kimdir, Alican Abacı kimdir, Emirhan Akçadağ kimdir bir görmek istiyorduk. Çok açık söylüyorum Sayın Başkan: Yalan söylüyorlar, iftira atıyorlar. Yalan söylediklerini, iftira attıklarını biliyoruz; yalan söylediklerini, iftira attıklarını bildiğimizi biliyorlar. Buraya gelip bir mahcubiyet görmek istiyor insan ya, bir yüz kızarması görmek istiyor. Ona rağmen en ufak bir esamesi okunmadan olağanüstü bir pişkinlik, olağanüstü bir yüzsüzlük ile o beyanlarını gördük ve çelişkilerini de tekrarlıyorlar.

İddianamenin yüzde doksan dokuzu soyut. Sadece sayfa dört yüz kırk dokuzda MASAK raporu var Sayın Başkanım. Raporun planına baktığımız zaman; müvekkilimizin banka hesabına para yatırdığı ve ondan elde ettiği vadeyle birlikte ihtiyaçlarını karşıladığı yazıyor. Herhangi bir aklama faaliyeti tespit edilemediği yazıyor. Yani soruşturma makamı, iddianameye sadece tek bir somut delil olarak MASAK raporu koymuş, o da müvekkilimizin lehine. Bunun gibi yaptığı ne kadar araştırma varsa; ailesi olsun, şirketi olsun, ortağı olsun, ne kadar yaptığı araştırma varsa hep müvekkilimizin lehine sonuçlar elde edildi. Ve o yüzden zaten bu iftiracılara ihtiyaç duydular. Başka türlü bu dosyayı ayakta tutmaları, Rıza Akpolat müvekkilimizi cezaevinde tutmaları başka türlü mümkün değildi.

Dünden beri onun için; hukuka aykırılık bu otuz Nisan tarihli ifade, ondan sonra on bir Mayıs tarihli ifadeler hukuka aykırı olarak elde edilmiştir ve sonrasında yapılan tüm işlemler hukuka aykırıdır Sayın Başkanım. Ve bu ifadeler sizin göreceğiniz ifadeler değil Sayın Başkanım; siz bize ilk gün söz verdiniz, dört yüz tane dosyam var, adil olacağınıza inandık. Bunlar sizin kendi belgeleriniz ve bu belgelere istinaden son seçimlerin birinci partisi şu an burada cezaevinde. Lütfen talebimizi değerlendirin, mümkünse gerekçeli değerlendirin Sayın Başkanım. Bu ifadelerden sonra yapılan tüm işlemler hukuka aykırıdır; yani yargılamaya devam edilmesi bile mümkün değildir."

Ali Rıza Yılmaz’ın avukatı 1999 yılındaki düğünün takılarının da suçlama konusu yapıldığını söyleyerek şu savunmayı verdi

"Herkes hakkında MASAK raporu var, müvekkilim hakkında da var. Müvekkilin tüm sülalesi araştırılmış ancak hiçbir şey tespit edilememiştir. Bir kasaya sık sık gidildiği iddiası var; bu kasa 2005 yılında alınmış, en son 2021 yılında gidilmiştir. Savcılık, müvekkili 18 Nisan’da tutukladıktan sonra 21 Nisan’da arama yapmış ve çilingir marifetiyle kasayı açmıştır. Kasada bir koli tespit edilmiştir. Bu koli, müvekkilin eşi Sevil Yılmaz’ın 1999 yılındaki düğününden kalan takılarıdır. Herhangi bir suç unsuru değildir, iadesini talep ediyoruz.

Mülkiye müfettişi raporlarına göre; Ozan İş’in, Ali Rıza Yılmaz’ın, Rıza Akpolat’ın ve diğer personelin aslında bir kusurunun olmadığı, yaklaşık maliyetlerin usulüne uygun hazırlandığı ve bu ihalelerin hiçbirinde problem olmadığı raporlanmıştır. Mahkemenizin iftira beyanlarına değil, bu resmi raporlara itibar etmesini talep ediyorum.

Müvekkil 70 yaşındadır, uzun süreli bir siyasi kariyeri vardır. Kimse müvekkili basamak olarak kullanamaz. Müvekkilin operasyondan haberdar olmasına rağmen kaçmaması ve belgeleri bizzat imzalaması delil karartmadığını gösterir. Müvekkilin öncelikle tahliyesini, aksi halde adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını talep ederiz. Süre verdiğiniz için teşekkür ederim."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar